Baharın esintisiyle…

Bahar, yeniden doğuşu simgeler…














Bahar, yeniden doğuşu simgeler… Ruhumuz, bedenimiz hatta düşüncelerimiz bile değişir… İçimiz kıpır kıpırdır… Duygularımız alır, alır da başını gider… Yürekler sevdaya açar pencerelerini…
Bu mevsimde, yeniden doğma sevincime yenilerini ekleme telaşına düşerim… Yeni bir kitap mesela… Bu kez de CD denemesine giriştim. Her fırsatta hayranlarım bana, çağa ayak uydurup kendi sesimden bir kaydın başarılı olacağını söylüyordu… “ Sizin sesinizden şiirlerinizi dinlemek ayrıcalıktır…” diyorlardı…
Dilerim mahçup olmam… Alnımın akıyla bu sınavı da geçerim… Dilerim sesimle şiirlerime yolculuğunuz hiç bitmesin…İYİ Kİ VARSINIZ… SICACIK SEVGİLERİNİZLE HEP YANIMDA OLUNUZ…

ÇOK ÖZEL VE ÇOK GÜZEL BİR GÜN…

Sanırım üç aylık sıkı bir çalışmanın sonucunda ' BAKIŞLARIN ÇAĞIRDI BENİ' isimli şiir CD'im nihayet çıktı...

Şiirlerimden 18 tanesini seçerek ADA Tv. kayıt stüdyolarında kayda aldık. Asıl zorlu bölüm çok sevgili MURAT BODUR'un ses kayıtlarını bir kuyumcu titizliği ile elden geçirmesiydi... Fon müzikleri de yine onun ince zevkiyle seçildi...

CD'de yer alan 18 şiir, 1997- 2014 yılları arasında yazdığım şiirler arasından / sizin beğenileriniz doğrultusunda/ seçildi...

Yarından itibaren tüm kitapçılarda ve alışveriş merkezlerinde bulabileceksiniz. Özelden mesaj atarak şahsımdan da isteyebilirsiniz...

Yine önümüzdeki günlerde çeşitli etkinliklerle tanıtım günlerini size duyuracağım.
SEVİNCİMİ PAYLAŞTIĞINIZ İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLER EDİYORUM...

Ayşe TURAL
GÜLÜŞLERİN

gülüşlerinin ta içinden
koşmak geliyor...
ağzının içinden alıyorum
sözcükleri...
gülerek bana dönüyorsun
sırlarının içine
bir de beni saklıyorsun...

Ayşe TURAL

BİZ HER ŞEYE RAĞMEN HARİKAYIZ

Hangi yaşta olursak olalım, çocukluğumuzu anımsamak, çocuğa dair her şey bizi o andan alır çok uzaklara götürür. Hatta ÇOCUK sözcüğü bile yüzümüzün aydınlanmasına yeter de artar bile...

Her şeyin küçüğü sevilir. Belki de bize ihtiyaçları olduğundandır;
korunup kollanmak isterler... Her sıkıntılarında destek beklerler, yanlarında olduğumuzu bilmek isterler.

Biz büyükler de bunu asli görev sayıp işi abarttıkça abartırız. Yetişkin oluncaya, evleninceye dek de hep peşlerinde oluruz. Hatta ve hatta evlendikten sonra da adım adım onları izleriz. İstesinler istemesinler, işlerine biraz burnumuzu sokarız. Yemekler hazırlar, bütçelerine bir öğün de olsa katkıda bulunuruz. Torunlarımıza bakarız.

Zaman zaman nesil farkından oluşan çatışmalarda, kırılsak bile, belli etmeyip sineye çekeriz. Aslında biz her şeye rağmen HARİKAYIZ...
YAKALIM

gel bu gece
aşklarımızı yakalım
sonra da yalnızlıklarımızı...
sadece BİZ kalalım
birlikte yanmak için
içiniçin...

Ayşe TURAL
' ÖMRÜM BOYUNCA TEMBİHLİ KELİMELERLE KONUŞMADIM... ÇÜNKÜ YÜREĞİMİN BUNA İHTİYACI OLMADI...'

Ayşe TURAL


ŞİİR YOLCULUKLARIM…

Çocuk yaşlarda başladığım şiir yolculuğum, Kıbrıs’ta anlam kazandı, büyüdü, olgunlaştı ve meyveye durdu… Bugün sayısı 13 ü bulan kitaplarımı burada yaşarken hazırladım… Üstelik dünyada 17 dile çevrilmiş şiirlerim, çeviri kitaplarım var… Ne mutlu bana… Cennet gibi bir ADAda, AFRODİT’inADASI’nda yaşama ve yazma fırsatım oldu…

Yaşamın rüzgarlarına kapılıp, razı gelip de hayatınızı sürdürürseniz; hayatla kavga etmek yerine onunla DANS ETMEYİ öğrenirseniz, eninde sonunda siz kazançlı çıkıyorsunuz… Bunu deneyerek, yaşayarak öğrendim…

Ayşe TURAL


ŞİİR/ ATIM

bu gece
tan ağarırken
şiir/atıma bineceğim
Kafdağ'nın ardında beni bekleyen
düşlerime koşacağım
hem de dört nala...

mavi elbisem...
uçuşacak mutluluk rüzgarında...
anne
bez bebeğimle kokulu kalemlerimi de ver
belki şiirler yazarım orada...

(Ayşe TURAL)

YAŞASIN DOSTLUKLARIMIZ!..

Biz varsak eğer, ben sözcüğünün çoğulu yani, işte orada çocuklarımız, ailemiz, yakınlarımız ve dostlarımız var. Kısacası bir dünya var…

Dostluk sözcüğü insanın içini ısıtan bir sözcük bana göre. Tıpkı sevgi gibi, aşk gibi… Üşenmiyorum, Türk Dil Kurumunun iki ciltlik Türkçe Sözlüğünü açıyorum. Ben, bir şeyi yazmadan önce mutlaka ararım, incelerim, bilgilenirim. Evet, iş...te buldum. 626. Sayfada neredeyse bir sütuna uzun uzun dostluğun tanımı yazılmış. Tümünü değil ama birazını aynen yazıyorum...

“ dost: isim ve sıfat olarak kullanılabiliyor ve Farsçadan dilimize geçmiş. 1. Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen (kimse)” Örnekler de verilmiş üstelik.
“ Dostlar beni hatırlasın” AŞIK VEYSEL
“ Gönüller yaşamalı her duygudan azade
Dosta sunacağınız sevgi en tatlı bade” FEYZİ HALICI

Öyle dostlarımız vardır, bazen bize yakınlarımızdan bile daha yakındır. En yakınımıza eşimize,anne babamıza söyleyemediklerimizi onlarla paylaşmışızdır. Doğal olarak da onlardan çok etkileniriz...

İyi dostlar, güzel arkadaşlar seçebilmişsek, yaşamımızda daha bir güven içinde yaşarız. Hayatı paylaşmak adına, güzel zamanlarımızı onlarla geçiririz.

Biliyorsunuz, kahvenin bizim hayatımızdaki önemi çok büyük. Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırının olması herhalde bu yüzdendir... Kahve içeceksek, o an değil bir gün öncesinden, hangisinde içeceğimize karar veririz. Elbette içilecek kahve değildir belirlenen; hangi dostunuzla o zaman dilimini paylaşacağınızdır…

Dostlarım, sevdiklerim iyi ki hayatımda varsınız. Ben sizlerle bir anlam kazanıyorum. Sizlerle değerleniyorum...

HAYDİ HAYAT

haydi hayat
topla bütün cam kırıklarımı
aralık kalmış kapılar gibiyim
ya da sofradaki eksik iskemle...

bu gün
göğün çarşafı yetmedi
hüzünlerimi örtmeye...

gel yeni gün
beni ışıklarınla yıka...

Ayşe TURAL
DEĞİŞİM...

Gelişimde önemli olan ilk basamak DEĞİŞİMi istemektir. Değişmeyi ne kadar istiyorsunuz? Buna ne kadar hazırsınız? Kurallarınızı, kemikleşmiş bakış açınızı ne oranda değiştirebileceksiniz? Zaman içinde buna kendiniz karar verirsiniz…

Unutmayınız!
Değişimi yürekten istemelisiniz ve değişmeye hazır olmalısınız.
Hiçbirimizin sihirli değneği yok, bir dokunuşta kendimizi değiştiremeyiz... Aslında büyük adımların başlangıcı küçük adımlardır...


BİRİSİNİ O KADAR ÖZLERSİNİZ Kİ...
BURNUNUZDA TÜTER...
KOKUSUNU ARARSINIZ...
ONUN KOKUSUNA BENZEYEN BİR KOKU, ÖZLEMLE YÜREĞİNİZE ATEŞ DÜŞÜRÜR...


BİR YORUM... (çiçekli böcekli çoraplarım... yazısı için)

Ayşe Hanım,her zaman ki gibi bu yazınızı da merak ve heyecan içinde nefessiz okurken içimden'kesin Ayşe hanım ile tanışıp ,ONU, benim de ruh güzelliğimi yansıtacak bir çift çorap ve pembe çiçeklerle ziyaret etmeliyim'diye geçiriyordum ki , SİZ yazınızda son noktayı koyarken bunu belirtivermişsiniz zaten...

O cümleyi okurken'ayyy, ama ben de tam böyle bir ziyaret tasarlıyorum,şimdi sürpriz olmayacak'diyerek,kalbimden geçenlerin sesli yansıması karşısında yüzümde tebessüm,içimde hoş bir sevgi sıcaklığı oluşuverdi....

Sizin sevimli çoraplarınız ayağınızı ısıtıp,yüzünüzü güldürürken yaşadığınız hisler de o özel kaleminizden süzülerek biz okurlarınıza günün incileri olarak dökülüyor...

Hayata olumlu bakışınıza,sımsıcak anlatımınıza,emeğinize ve güzel yüreğinize sağlık.
ŞADİYE REMİNGTON
HUZUR

yavaşça ağaran gün
guguk kuşu merhabasında...
şırıldayan su saydamlığında
duygular...
yüzümü okşayan rüzgarın eli
gülümsüyor ruhum
huzurun kucağında...

Ayşe TURAL
SİZ SİZ OLUN...

Arasıra başkalarının zor hayatlarına da bir göz atın. Halinize şükretmesini öğrenin. Yaşamın küçük zorluklarının sizi üzmesine, ezmesine izin vermeyin. Siz önemsemezseniz, onlar da sizi hırpalamaz...

Ayşe TURAL


ÇOK SIKILIP BUNALDIĞINIZDA...

Çok sıkılıp bunaldığınızda, evden dişarı çıkın. Size iyi geleceğine inandığınız, neşeli bir arkadaşınızı arayın. Kesinlikle ona sıkıntılarınızdan söz etmeyin. Farklı konularda konuşmak sizi rahatlatacaktır...

Ya da yürüyüş yapın. Düşüncelerinizi değiştirin. Çevrenizle ilgilenin. Gördüğünüz her binanın ayrıntılarına verin kendinizi... Daha önce fark edemediğiniz tar...aflarını bulun. Markete girdiğinizde, insanları inceleyin, onlarla ilgili kendinizce yorumlar yapın. Hatta tanıdığınız kişilere merhabalarınızla birlikte, çocuklarını, torunlarını sorun. Aslında ilgilenecek pek çok konu bulabilirsiniz...

Hiçbirini istemiyorsanız, o zaman radyoyu açıp hoşlandığınız bir müzik türü yakalayın. Kitaplığınızdan bir kitap seçip okuyun. Başlangıçta odaklanamazsanız da üzülmeyin, kendiniz zorlayın. On dakika sonra, kendinizi kitabın içinde bulacaksınız...

Hele bir de bahçeniz varsa, benimki gibi, çok şanslısınız... Yoksa da minik balkonunuzda, saksılarda bir şeyler yetiştirebilirsiniz. Arkadaşım Özel'in saksısındaki domatesi görmelisiniz... Her fırsatta çiçeklerle uğraşın, yeni bitkiler yetiştirin. Onların tohumdan başlayarak büyümesi, filizlenmesi, rengarenk çiçekler açması sizi çok mutlu edecektir...

Son söz: Mutlulukla huzurla dolu keyifli bir Pazar günü diliyorum…
AYŞE TURAL




Bu haber 172 defa okunmuştur

:

:

:

: