Milli servet heba oluyor

Kıbrıs sorununda en önemli süreç, şüphesiz ANNAN planının oylanmasıydı.
Kıbrıs sorununda en önemli süreç, şüphesiz ANNAN planının oylanmasıydı.
Çözüm ilk defa bu kadar yakındı.
Kıbrıslılar güne ortak sorunlarıyla başlarlar.
Kıbrıslıların ortak sorunu, Kıbrıs adasındaki çözümsüzlüktür.
Bu durum güneyde çok hissedilmese de, kuzey Kıbrıs’ta her gün biraz daha hissediliyor.
Çünkü ortada, başka bir alternatif veya umut artırıcı bir gelişme yok.
Daha öncede seslendirdiğim bu düşüncenin, bir kez daha altını çizmekte fayda var.
Kıbrıs sorunu ortak sorun dedim ya, Kıbrıs sorununa ada dışında ortak olanlarda var.
Fakat onların günlük yaşamlarını etkilemiyor, güne sorun anlamında eksi birle başlamıyorlar.
Nesiller bu sorunla doğdu, büyüdü, hayata veda etti.
İnsanlar bu sorunla ilgili kavga etti, birbirine girdi, birbirini farklı görüşlerden dolayı suçladı, böldü, ayırdı.
Peki, Kıbrıs sorunu nedir?
Siyasi, psikolojik, ekonomik, milli, ideolojik sorunun kaynağı nedir?
Hem iki toplum, hem de iki topluma mensup bireyler için, tek tek sorunun kaynağı ve anlamı farklıdır.

Her halde önce bu soruların yanıtı bulmak gerek.
Hatırı sayılır bir zamandır söylüyorum, bu sorun artık çözülmelidir, federal, konfederal veya başka alternatiflerle en başta Kıbrıs Türk toplumunun önü açılmalıdır.
Kırk yıllık çaresizlik uzun bir süre daha sürdürülemez.
24 Nisan 2014, ANNAN planı referandumunun onuncu yılıydı.
On yıl önce toplum olarak çözüme “evet” dedik.
Bu karşılıksız bir evet oldu.
Ama kaybeden aslında bu ülke oldu.
Yaşanan kayıplardan, sadece aradan geçen ve yitirilen on yılı saysak, zaten tek başına bir kayıptır.
On yılda bu ülke için neler yapılmazdı ki?
Söylediğim gibi bu bile tek başına bir araştırma konusudur.
ANNAN planı sonrasında bize ne kaldı?
En başta sonuca üzülenlerle, sevinenlerin tartışması.
Bir yanda umutsuzluk ve güvensizlik, bir yanda biz söylemiştik diyenler.
Fakat ne acıdır ki, bugün oldu hala daha sağlıklı bir tartışma ve değerlendirme ortamı yaratılmadı.
Bugün için sadece bir pencereden, bir bakış açısı yaratmak istiyorum.
“ANNAN planı sonrasında bize ne kaldı?” diye sordum az önce.
Yeni bir ganimet bulmuş gibi ortaya atlayanların, dışarıdan gelip bu ganimetten pay kapmaya çalışanların, aç gözlü insanlarımızın yarattığı bir enkaz kaldı geride.
Dağı taşı yağmalanmış, betona gömülmüş bir doğa ve ekonomiye bir darbe daha vuran inşaat patlaması.
Yurdum insanı bir anda inşaatçı oldu.
Erkenden ve zahmetsiz zengin olma hayali, bu ülkenin her türlü kaynağına sırf para için acımadan kıyma.
Parasıyla hakkını alamayan, kandırılan insanlar ve dünyaya küçük düşürülmüş bir yapının iradesizliği.
İleriyi görememe, zamanı okuyamama ve tedbirli olma diye bir düşünceden habersiz iktidar sahiplerinin plansızlığıyla aciz duruma düşen bir ülke.
Bunlar kaldı geriye, her ne kadar üzerini örtmeye çalışsak da bu gerçek gözümüzün önünde duruyor.
Yarım kalan ve hem ekonomik hem de sosyal bir yara haline gelen 15 bin konut var.
Üstelik kuzey Kıbrıs’ın her bölgesinde, çürümeye yüz tutmuş.
Biçilen değer 1 Milyar dolar.
Mutlaka bir çözümü olmalı, devlet el koymalı, finans yaratılmalı ve pazar bulunmalı.
Yazıktır, günahtır, ayıptır bu işi temizlememiz gerek.
Devlet sadece çözüm bulsun, organize etsin, irade ortaya koysun, bulunacak her hangi bir çözüme kimse itiraz edemez.
Zamanı kaybettik, kaybetmeye devam ediyoruz bunun dönüşü yok.
Ama elimizde ekonomik değerler var ki kaybetmek sadece zararımıza.
Gerekli olan sadece irade, otorite, planlama ve tabi ki niyettir.

Bu haber 547 defa okunmuştur
  • ince  NY - 28.04.2014 Kuzey de yasamak isteyen Rum dostlara verilebilir mesela baslangic olarak.

:

:

:

: