Anayasa yerel seçimlerin önüne geçti

Yerel seçimlerle beraber, Anayasa değişiklikleri için de referanduma gideceğiz.

Tabi ki son anda bir sürpriz olmazsa.
Meclis çatısı altındaki tüm siyasi partilerin, uzlaşı sağladıklarını düşünürsek, Cumhurbaşkanının da bu uzlaşıya olumlu cevap vereceği kesin gibi.
Son günlerde, sürekli Anayasa ile ilgili değişiklikler konuşulup, tartışılıyor.
Konu, yerel seçimlerin biraz önüne geçti gibi.
Peki, tam olarak anlatılıp, anlaşıldı mı?
Bu konuda benim düşüncem olumsuz.
Referandum tarihine kadar kalan zaman da bu eksiklik giderilebilecek mi, göreceğiz.
Anayasa konusu, sadece siyasilerin, siyasi partilerin öncelikleri, arzuladıkları, siyasi endişelerine göre hazırlayıp, hukukçularca ve komitede ki üyelerle şekillendirecekleri bir olay değil.
Toplumun hayatını, özgürlüklerini, ödevlerini, sınırlarını çizen bir metinden bahsediyoruz.
Yaşam şekli haline gelecek, ezberlenecek, sığınılacak bir hukuki metin.
Hepimizi ilgilendiriyor.
Ve ben topluma anlatıldığını ve izah edildiğini düşünmüyorum.
Tabi ki çeşitli görüşler var.
Anayasamızın bir bütün olarak değişmesini ve tüm değişikliklerin ayni anda yapılmasını savunan görüş yanında, yapılabilecek olanın en iyisi, en fazlasını kazanım olarak gören ve “yetmez ama evet” diyen bir görüş de var.
Bunların yanında bu “sadece bir makyaj, dağ fare doğurdu, benim oyum hayır diyen” de var.
Her görüşe saygı duymanın yanında, haklılık paylarının olduğunun da altını çizelim.
Bir kere, Anayasanın değişmesi için zaman dar görüşüne katılmıyorum.
Elbette gönül arzu ederdi ki bir bütün olarak değişiklikler yapılsa ve bu şekilde referanduma gidilseydi.
Ve Anayasa referandumu sadece tek bir seçim maddesi olarak yapılsaydı.
Yerel seçimlerle beraber yapılacak olması, toplumun aklını karıştıracak, dikkatini dağıtacak, belki de seçmenin önceliği olmayacak, ya da motive olup tam olarak neyi oyladığını bilmeyecek.

Söylediğim gibi bunun ayrı bir seçim maddesi olması en iyisidir.
Ve mümkün olduğunca toplumla paylaşılmalı, anlatılmalı, değişecek maddelerin eski ve yeni hali karşılaştırılmalı ve toplum ikna edilmeli.
Akıllarda soru işareti kalmamalı.
Otuz yıllık bir Anayasa var ve değişmesi gerek.
Bu konu siyasilerin tekeline, kendi önceliklerine kalmış bir şey değil.
Toplum kendi hayatını etkileyecek bu yasaya sahip çıkmalı.
Değişiklikler yeterli mi?
Değildir tabi ki.
Bunu maddelerin ne gibi değişikliklere uğradığını ve gerçek anlamda ne kazandırdığını detaylı şekilde gördükten sonra daha sağlıklı değerlendireceğiz.
Ama yapılan her olumlu girişim “evet” kazanımdır.
Ben bir yerden başlamak gerek düşüncesinden hareketle ve devamının gelmesini de ısrarla vurgulayarak, değişikliklere evet diyorum.
Yapılabileni yapmak, hiç yapmamaktan iyidir.
Ama yine de siyaset kurumunun, önceliklerinden, pazarlıklarından, birbirlerinin hassas oldukları noktalardan, karşılıklı esneklik gösterip paslaşmalarından da son derece rahatsızım.
Bu değişiklikler hayati meselelerdir, önemlidir.
Ve bu Anayasa toplumundur, kimsenin şahsına ait değildir.
Bir başka konu da, önemli olanın yasalar, kanunlar, değişiklikler, yenilikler değil, onların uygulanması ve hayat geçirilmesidir.
Mevcut Anayasada hangi maddeler, hakça, eşitçe, adilce ve tüm insanlara ayni oranda ve anlamda uygulanıyor?
Esas mesele budur.
İstihdamlar konusu mesela, sosyal devlet veya başka başka konularda, çevre konusunda örneğin.
Çok güzel yasalarımız var.
Esas nokta uygulamada, bağlı kalmada, sahip çıkmada ve saygı duymada.
Bir yerden başlanmalıydı ve başlandı.
Umarım arkası gelir.
Bu haber 549 defa okunmuştur

:

:

:

: