BABALAR GÜNÜ…

Kendini BABA hisseden, baba sorumluluğunun bilincinde olan, evlat sevgisiyle yüreği delice çarpan tüm babaların babalar günü kutlu olsun…
Kendini BABA hisseden, baba sorumluluğunun bilincinde olan, evlat sevgisiyle yüreği delice çarpan tüm babaların babalar günü kutlu olsun…
Özel günlerden birisi daha… Her özel gün bence, sizin ona yüklediğiniz anlam kadardır; yüreğinizin yüklediği anlam kadar hem de…
Babalar Günü, kimimizde bir yürek yakısıdır, kimimizde buruk bir gülümseme… Gözlerinin içi güler babasına koşarken bir küçük kız…
Yeni bisikletine kavuşmuş bir erkek çocuk, mutlulukla gülümser kocaman avucunda babasının minicik elleri…
“ Çok mutlu bir çocukluk geçirdim. Ağaçlarla konuşmayı, hayaller kurmayı, masallar uydurmayı, resimler yapmayı hep sevdim. Bir de denizi çoook sevdim. Nedeni de babama göre, doğduğum evin duvarını dalgalar dövermiş de ondan... Her kız çocuğu gibi ona aşıktım, hala da öyle... “


Tarihçesi
Bir Amerikan İç Savaşı gazisinin kızı olan Sonora Smart Dodd, Anneler Günügibi babaların da bir günü olması gerektiğini düşünmekteydi. Dodd'un babası annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın Babalar Günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış ama bu çalışmalar o tarihe yetişemeyerek kutlamalar haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelenmiştir.

Babama-denizler Kadar
diyorkiüstad;
''hiç bilir misin tutulan balıkların gözyaşlarıdır deniz? ''...

peki hiç bilir misin engin bir deniz vardır babaların yüreklerinde?
korkularıyla
sevinçleriyle
gizledikleri ve heyecanlarıyla gözyaşlarını yüreklerine dökerler çünkü
babaların elleri de yürekleri de denizler kadardır
denizler kadar seviyorum seni
haklı ve haksızlıklarınla
seni
denizler kadar...

Eren Ergül


Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910'da Washington'ın Spokane şehrinde kutlanmıştır. Bu tarihten sonra ABD'nin diğer eyaletlerine yayılmıştır. Ancak Babalar Günü resmi olarak 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı CalvinCoolidge'indesteğiyle kutlandı. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazar gününün Babalar günü olarak kutlayacağını açıklayan bir bildiri yayınladı.
Babalar Günü, bu yıl da Haziran ayının üçüncü pazarına denk gelen 15 Haziran'da kutlanıyor.
BİZ BÜYÜDÜK AMA...
Biz büyüdük... Ayakkabılarımız büyüdü... Yüreğimize sığmaz oldu sevdalar...
Hayatın yükü binince sırtımıza, belimiz büküldü ya biraz... Sayılmaz... Önemli değil...
Hayat kimimizi sabah rüzgarı ile ürpertirken, kimimize sıkı bir TOKAT vurdu; kimimizi de sevip okşadı...
Olsun...
Yaşadık ya...
Gördük ya...
Tadına baktık ya...
YAŞADIK YA...
( Ayşe TURAL Girne )

Bir babadan kızına sesleniş…
KIZIM BERFİN’E
Berfinim,
içimin güler yüzü,
yaşanılası iklimim hoşgeldin...

(adımın çapraz yazılması kimin umrunda...
denize düşen yılana öykünür biraz da...)

……………
kızım demeyi öğrettiğin için
o tanrısal kokun
ve gülüşündeki baban için

……….
ama sızı verdin işte...
bir avuç yeşil gevrek rokaydık,
mayışmamıza bir limon yetecekti...
biz garsonu bekliyorduk,
sen çıkageldin...

hoşgeldinberfinim..
kızım kızgınlığım..
bilmiyorduk daha,
objektıflerin objektif olmadığını,
ikimize yeter sanıyorduk ikimizin toplamı,
meğer doyurmak zormuş içimizdeki hayvanı...
………………..
işin zor kızım
hem büyüyecek
hem bizi büyüteceksin..
baban mı var,derdin var kızım...

hoşgeldin kızım,
içimin güler yüzü,hoşgeldin...

Yılmaz Erdoğan
YAŞAMIN YANKISI...
Bir baba, oğlunu yanına alarak ormanda yürüyüşe çıkar. Oğlunun ayağı takılır ve yere düşer. Canı yandığı için 'AHHH.' diye bağırır. Sesinin yankısını duyunca anlamaz, öfkeyle 'kim var orda, çık ortaya' diye bağırır... Gelen ses de öfkelidir...
Çocuk babasına dönerek ne olduğunu sorar. Baba da ona: DİNLE VE ÖĞREN,der.
Dağa doğru seslenir: HAYRANIM SANA... ses aynı şekilde yankılanır... SEN MUHTEŞEMSİN... aynı sözler kendilerine döner... Çocuk çok şaşırır...
Baba açıklar:
Dinle oğlum... Yaşam, daima sana senin verdiklerini geri verir... Çünkü YAŞAM yaptığımız davranışların aynasıdır.
Daha fazla SEVGİ istiyorsan daha ÇOK SEV...
Saygı istiyorsan önce sen insanlara SAYGI DUY...
Şefkat istediğinde ŞEFKATLİ OL...
İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan SABIRLI OLMAYI ÖĞREN...
' Yaşam bir TESADÜF değil, yaptıklarımızın aynada yansımasıdır...' der.
SİZ ÇOCUKLARINIZA NELER ÖĞRETİYORSUNUZ?
'BİRİSİNİ O KADAR ÖZLERSİNİZ Kİ...
BURNUNUZDA TÜTER...
KOKUSUNU ARARSINIZ...
ONUN KOKUSUNA BENZEYEN BİR KOKU, ÖZLEMLE YÜREĞİNİZE ATEŞ DÜŞÜRÜR...'

O birisi anneniz ya da babanız olabilir….
Sevgiliniz olabilir…
Oğlunuz ya da kızınız olabilir…

Babalar Günü için en güzel mesajlar:

Canım babam! Varlığın hep yüreğimi ısıttı, bana mutluluk ve güven verdi. Seni seviyorum iyiki varsın, Babalar günün kutlu olsun.

Derdimi, neşemi, hüznümü, mutluluğumu paylaştığım en iyi arkadaşım. Babalar günün kutlu olsun!

Evimizin güneşi bir tanesi olan canım babama kucak dolusu sevgi ve saygılarımla… Babacığım bir günümde değil her günümdesin. Babalar günün kutlu olsun.
Fedakârlık, sevgi, sabır ve güzellik ne demek tarif et derlerse; babam derdim canım babam seni bir gün değil her gün çok seviyorum. Babalar günün kutlu olsun.

Sabırlısın, sıcaksın, şefkatlisin, koruyucumsun, bağışlayansın… Biricik babamsın. Seni çok seviyorum. Hayatın anlamı ve tüm güzelliklerini öğreten adam, benim sevgili babam. Babalar günün kutlu olsun.

BİZ HER ŞEYE RAĞMEN HARİKAYIZ
Hangi yaşta olursak olalım, çocukluğumuzu anımsamak, çocuğa dair her şey bizi o andan alır çok uzaklara götürür. Hatta ÇOCUK sözcüğü bile yüzümüzün aydınlanmasına yeter de artar bile...
Her şeyin küçüğü sevilir. Belki de bize ihtiyaçları olduğundandır; ...
korunup kollanmak isterler... Her sıkıntılarında destek beklerler, yanlarında olduğumuzu bilmek isterler.
Biz büyükler de bunu asli görev sayıp işi abarttıkça abartırız. Yetişkin oluncaya, evleninceye dek de hep peşlerinde oluruz. Hatta ve hatta evlendikten sonra da adım adım onları izleriz. İstesinler istemesinler, işlerine biraz burnumuzu sokarız. Yemekler hazırlar, bütçelerine bir öğün de olsa katkıda bulunuruz. Torunlarımıza bakarız.
Zaman zaman nesil farkından oluşan çatışmalarda, kırılsak bile, belli etmeyip sineye çekeriz. Aslında biz her şeye rağmen HARİKAYIZ...

Hayat denen sonsuzluğun karşısında bir çocuğuz
Düşe kalka büyürken kalkamayız bir çoğumuz

Bu hayat böyle mi olur; düşen hep yerde mi kalır?
Gün olur belin doğrulur; kim ne olacak belli mi olur?

Ama bitmez yolculuklar; belki biraz canın yanar
Düştüğün yerde doğrulup; başlar yine ilk adımlar

Kazım KOYUNCU / Hayat

HAYDİ BU SABAH KOLLARINI KOCAMAN AÇ...
DÜNYAYI KUCAKLA...
EN GÜZEL HİKAYENİ YAZMAYA BAŞLA...
ÇOCUKLAR...

Elini, bizim avuçlarımıza güvenle bırakan miniklere,
kucağımızı açınca mutlulukla bize koşan yüreklere,
canı acıyınca gözyaşlarını silmemiz için bize uzanan melek yüzlere,
boynumuza sımsıkı sarılan kollara...
ne kadar teşekkür etsek azdır. Bize, daha iyi ve daha güçlü olmayı, onlar için biraz daha hevesle yaşamayı öğretiyorlar...

'Hayalim;
Küçük bir çocuğa
' Ne kadar seviyorsun' dediğinde
Açıp ellerini iki yana
' işte bu kadar' derken ki
O masum sevgiyi bulmaktı...
Aziz Nesin

BİR BABANIN ARDINDAN…(böyle diyebiliyorsanız…)
Bu gün babam Hüseyin IRKAD 'ın ölüm yıldönümü...30.05.2004 tarihinde kaybetmiştik onu.O belki aramızda değil ama bıraktıkları ve yaşarken ürettikleri ile hala varlığını hissettiriyor bizlere.Bir baba olarak çocukları üzerinde yarattığı olumlu etki ile bizler o yanımızda olmasa da bu günlere gelmişsek gelebilmişsek hep ondan ruhundan birşeyler taşımış olmamızdan kaynaklanıyor.....Babam bir öğretmendi de ayrıca,bir şairdi,yazardı,müzisyendi bestekardı,rekortmen bir sporcu idi bir fotoğraf sanatcısı idi...Herşeydi kısacası ve en önemlisi benim babamdı...HÜSEYİN IRKAD Ruhun şadolsun babacığım...Bu resimde ufukta yavaşcavarolan güneşin SEN olduğunu biliyorum..Her gün seninle karşılaşmak için kıyılara koşturduğumu da anlamışsındır böylece....Sen bizim GÜNEŞİMİZ oldun hep bizi aydınlatıyor ve sevginin sıcaklığını hissediyoruz....SEN ölmedin babacığım bizimlesin.....NURLAR İÇERİSİNDE UYU....

Evimizin yakışıklısı… Babamız canımız bir tanemiz. Bil ki seni hergün daha çok seviyoruz. Varlığınla gurur duyuyoruz. Sen bizim herşeyimizsin. Babalar günün kutlu olsun.

Meğer dilimdeki ve beynimdeki en güzel kelime senin adınmış. Sana her seslenişimde ya acım diniyor ya da sevgim coşuyor. Babalar günü kutlu olsun.

Ateşin yaktığından, güneşin hareket ettiğinden, gerçeğin bir yalan olduğundan şüphelen ama benim seni sevdiğimden asla şüphelenme babacığım, babalar günün kutlu olsun.

ÇOCUKLARINIZI ANLIYOR MUSUNUZ?
Çocukken güneş olmak isterdim
Sonra anladım ki, en iyisi çocuk olmak
Çünkü güneşten de sıcaktı kalbim
Büyüdüm derken…
Yaşam denilen ayazda üşüdüm
Soğudu buza döndü kalbim
Ne güneş olabildim… Ne çocuk kalabildim...

- Ömer Kılıç-
Babam olduğun için çok mutluyum, sahip olduğum en iyi baba ve arkadaşsın. Babalar günün kutlu olsun babacım.

Dün, bugün ve yarın..daima seni sevdim, hep seveceğim. Bizimki bitimsiz, tanrısal bir sevgi.. Babacığım babalar günün kutlu olsun.

İlk adımlarımı atarken ellerimden tutuyordun. Şimdi fark ediyorum ki babacığım, ellerimi hiç bırakmamışsın. Babalar günün kutlu olsun.
ÜÇGÜLLER SEN KOKARDI BABA
Havada üçgül kokusu var
Üçgüller hep sen sen kokarlar.
Kokunu duyumsarım bin bir özlemle
İçimde bir hüzzam şarkı
Geçebilmek için üçgül tarlasının önünden
Yolumu değiştiririm,
Nedenini bilemezler
……….
Sokuldum yanına eskiden olduğu gibi
Çocukluğumu anlat bana dedim,
Gülümsedin.
Askerden o gün dönmüştüm,
Bir şubat ayazıydı gelişin.
Kızımız oldu diye çok sevinmiştim.
Gurbet kuşu olacakmışsın
Nerden bileydim?
Okuman uğrunaydı sadece
Katlandığım hasretin,
Gözlerinden gönlüme akıverdi sıcacık sevgin…
…………
Güneş kaç kez battı tepelerin ardında?
Ve kaç turna katarı geçti o günden beri?
Bilemem, hiç saymadım ki…
Artık anlamı yok köye gelmelerin
Ve seni ne kadar sevdiğimi söylemenin
Yok artık gelişimize sevinmeler, tatlı telaşlar
Viran kaldı ardından evler, bahçeler, bağlar

Ceketinin cebinde bir tutam kurumuş üçgül
Yokluğuna ağlar.
Havada yine üçgül kokusu var.
Neden bu kadar acımasız üçgüller?
Ve neden hep sen sen kokarlar?
Ne zaman gönlüme düşsen canım babam,
Yüreğimin bir köşesinde
Gizli bir yara kanar kanar,
Küçük bir kız çocuğu
Sessizce sensizliğine ağlar…

Naime Koç ÖZEREN / Ağustos 2008

Bu şiirin hikayesi:

Hiç üçgül görmedim. Sadece kokusundan tanırım.Lavantaya benzer bir koku.Babamın parfümüydü o.Bilmem ki babam mı üçgül kokardı, yoksa üçgüller mi babam? On yıl oldu O' nu kaybedeli. Ne zaman bir şeyler yazmaya çalışsam bir türlü olmadı,yazamadım.Boğazıma sanki bir şeyler düğümleniverdi.Gece yarısını çoktan geçmişti bu son denemem bittiğinde.Tamamladığımı düşünerek yattım. Sabah kalkamadım. Kendimi çok fena hissediyordum. Gözüm kararıyor, midem bulanıyordu.Tansiyonum fena halde düşmüştü.Perişandım.Siz sıradan bir baba şiiri okumaktasınız şimdi. Oysa ben hala düşünüyorum; beni hasta eden şey acaba yazdıklarım mı, yoksa yazamadıklarım mı diye…

Bizim bugünlere gelmemizi sağlayan ve hakkını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz babamızın babalar günü kutlu olsun.
Sen güçlü bir çınar gibisin.
Arkamı ne zaman sana yaslasam sanırım ki dünyayı bile fethedebilirim.
Çünkü bana hep güç veriyorsun…
Babalar günün kutlu olsun.


Bu haber 168 defa okunmuştur

:

:

:

: