İyi insan değil, iyi yöneticiler seçilsin

29 Haziran 2014 Pazar.
29 Haziran 2014 Pazar.
Kuzey Kıbrıs için önemli bir tarih.
Bu yazım, yerel seçimler ve Anayasa değişikliği öncesinde ki son yazım.
Muhtemelen bundan sonraki ilk yazım, yerel seçimler ve referandum ile ilgili değerlendirmem olacak.
Yıllar içerisinde bir yapı kurduk, kendimize göre düzenimiz ve sistemimiz var.
Bu çarkı bir şekilde döndürmemiz gerek.
Her zaman söylediğim gibi hayat devam ediyor ve ona ayak uydurmalıyız.
Bu yapıyı sadece şikâyet ederek düzeltemeyiz.
Artık 1974 öncesinden, bugünlere gelmek ve yıllar sonrasının hesaplarını yapmak için ortaya niyet ve vizyon koymalıyız.
Bu nasıl olacak? Elbette bu amaç yolunda ilerleyebilecek yöneticiler seçerek.
Seçim önemlidir, sığındığımız tek kaledir, bu düzen ve yapıda elimizde olan tek gücümüzdür.
Hakkımızı aramıyoruz, ortak haklar için mücadele etmiyoruz, baskı unsuru oluşturup istediklerimizi elde etmek için çaba göstermiyoruz.
Seçim dönemlerini ve sandığın gücünü, gerçek iradeyi yansıtmak için değil, küçük çıkarlar için heba ediyoruz.
Yerel yönetimler, merkezi yönetimlerin bir alt modelidir.
İyi insan olmak, iyi yönetici olmakla eş değil.
Belediyelerin hemen hepsi zorda.
Bu zorluk durup durduğu yerde olmadı.
Fakat ne hikmetse bugüne kadar bir suçlu da bulunmadı.
Bu da bizim ülkemize has bir gerçek.
Her şey darmadağın ama hesap veren tek bir suçlu yok.
Verilenlerle yetinilmemeli, daha fazlası ve hak ettiğine inanılanı, zorlamak ve almak için ortaya en başta niyet konmalı.
Mutlaka sandığa gidilmeli.
Herkes iradesine sahip çıksın, kimseye iyi insandır diye oy verilmesin.
İki dönem, hadi üç dönem olsun, daha fazla görevde olan ve hala daha “projelerimi tamamlayamadım son bir şans” diyen adaylara, o şansı artık vermeyin.
Yıllardır tamamlanamayan projeler son bir dönemde nasıl tamamlanacak?
İsimlere, partilere değil vizyon ve gerçekçi, ayakları yere basan, ne söylediğini bilen, bildiğini söyleyen adayları tercih edin.
Bu süreçler daha önceleri de yaşandı.
Bundan sonrada çok yaşanacak.
Söylenenler, söylendi, konuşulanlar, konuşuldu ve artık bitti.
Artık sandığa, iradeye saygı zamanı.
Birileri kazanacak, birileri kaybedecek, bu nihai sonuç seçmenin tercihine kalmış.
Gerçek olan, 30 Haziran sabahı yine herkes birbirinin yüzünü görecek.
Gerçek olan, seçim sonrasında hayatla beraber, sorunlarda devam edecek.
Seçimlerin sonu yok, gelir, biter.
Ama hayat devam eder.
Bu haber 504 defa okunmuştur

:

:

:

: