Muhalefet partisi mi, teşkilat mı?

Her alanda, gerçek anlamda bir tıkanma var.
Her alanda, gerçek anlamda bir tıkanma var.
Bırakın siyasi tartışmaları, seçim kavga ve değerlendirmelerini.
Tablonun geneline bakın, bardağın dolu tarafıyla ilgilenirken, altının ne kadar delik olduğunu görün.
Yıllardır bir alışkanlık var.
Kaybedenler, kaybetmenin faturasını, kazandıkları zaman hatırlamadıkları topluma kesiyor.
Küsüyor, aklınca cezalandırıyor toplumu.
Kazananların önünü tıkamak, engellemek, başarısız kılmak için bin bir entrika.
Bu ülkenin siyasi iktidar değişikliğine değil, devletin sürdürülebilir politikalarına ihtiyacı var.
Her gelen aynı yolu yürüyecekse, araç değiştirmek önemli değil, önemli olan gidilecek yolun güvenliğidir.
Tablonun geneli dedik.
Ayakta duran, siyasetten arınmış, bağımsız, korkusuz, doğruları, yasaları, kanunları ve disiplini ile güven veren bir tek kurumumuz kaldı mı?
Ne yazık ki hayır.
Her yer batmış, bataklık olmuş, çürümüş.
Siyasetin adım attığı her yer, iktidar kavgasının arenası oldu.
Devlet daireleri, kuruluşları, kurumları, otoriteden, disiplinden, hiyerarşik yapıdan, hizmet ve vatandaş önceliğinden uzaklaştı.
Geçici hükümet döneminde Bakanlık yapmış birisi anlatmıştı;
“Verdiğim görevleri, aynı siyasi partiye mensup olduğumuz için yapmayan personeller vardı. Anında parti üst kademelerine şikâyet ediliyordum.”
Bir Bakan söylüyor bunları.
İşte “Açıkta değiliz, bir devlet çatımız var” söyleminin görmediği bu.
Çatı yağmursuz havalarda bile su akıtıyor.
Tüm bunlar kısa ve genel bir değerlendirmedir.
Sistem, yapı, an itibarı ile bu durumdadır.
Çözüm nedir? En başta bunları görmek ve her alanda reformları hayata geçirmek.
Bunları siyasi kaygı olmadan hayata geçirecek irade, yıllarca iktidarda kalır.
Buraya kadar gelmişken en önemli sorunu görmezlikten gelmeyelim;
Toplum bu yöndeki değişime hazır mı? Herkesin bir yerinden nemalandığı bu düzeni değiştirmek isteyenler çoğunlukta mı?
Esas sorular bunlar.
Her ülkede öncelikli olan, göz bebeği denilen, korunması, kollanmaması ve yıpranmaması gereken kurumlar var.
Ülkenin, devletin güven temelini oluşturan, olmazsa olmaz kurumlar.
Emniyet teşkilatı, güvenlik kuvvetleri ve bağlı kurumları.
Genel olarak bakmadan, önyargılı, her yönüyle bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak son derece sakıncalı sonuçlar doğurur.
Çok kötü bir olay yaşandı, Lefkoşa Polis Müdürlüğünde.
Bir olayla ilgili olarak, zanlı durumda olan bir kişi canına kıydı.
Normal mi? Tabi ki değil.
İhmal var mı? Elbette var.
Ama bunu tüm teşkilata mal etmek, görev şartlarını görmezden gelerek bir yargı oluşturmak, son derece yanlış ve eksik.
Aylardır siyasetin gölgesinden çıkamayan, müdürü atanmayan bir kurumdan bahsediyoruz.
Personel, altyapı, teçhizat, ilgi, her anlamda eksiklikleri olan bir kurum.
Söz konusu olayla ilgili süreç devam ediyor.
Ayakta duran, güven veren bir polis teşkilatına herkesin ihtiyacı var.
Bu anlamda, güvenerek, sonucu bekleyelim.
Çok ilginç ve çarpıcı bir benzetme yaptı, eski polis mensubu ve avukat Muhabbet Mevsimler.
Polis teşkilatı için “Muhalefet Partisi mi?” diye sordu.
İşin esası, sorunun kökü işte bu benzetmededir.
İşe buradan başlanmalı ve teşkilata “Muhalefet partisi” muamelesi yapan, tüm sorumluluk sahipleri de aynı şekilde sorgulanmalı.

Bu haber 542 defa okunmuştur

:

:

:

: