“Cek-Cak” değil, icraat

Seçimler bitti, seçimler sonrasında herkes yeni duruma alışmaya çalışıyor.
Seçimler bitti, seçimler sonrasında herkes yeni duruma alışmaya çalışıyor.
Siyaset arenası, hararetli tartışmalardan sonra yerini sükûnete bırakmaya başladı.
CTP içini temizliyor, eteklerdeki taşlar dökülüyor.
Ve herkes farkına vardı ki gidişat iyi değil, bu huzursuzluk sürerse hem şuan ki mevcut durum daha da kötüye gidecek, hem de önemli bir hedef olan Cumhurbaşkanlığı seçimi çantada keklik teslim edilecek.
CTP bir an önce toparlanmalı.
Hükümetteki sürükleyici rolünü ele alıp, esas yapması gerekeni bir an önce başlatmalı.
Artık bu işin mazereti yok.
Ve en erken zamanda Cumhurbaşkanı adayını belirleyip, rahat bir çalışma alanı yaratmalı.
Sayın Talat mı, Sibel hanım mı, ya da Özkan bey mi, yapılacak seçim belediye seçimi değil, aday her kim olacaksa artık adı konmalı.
Ferdi Sabit Soyer CTP için önemli bir isim.
Bir defasında CTP için;
“CTP yangın otomobili gibidir. Yangın çıkar memlekette, herkes CTP gel yangını söndür der. CTP gelir, yangını söndürür, bu defa da her yeri ıslattın, su ettin diye suçlanır” demişti.
CTP her gelişinde, geldiği gibi kalamıyor.
O rüzgarı sürdüremiyor, iddia ettiği farkını ortaya koyamıyor.
Bir şekilde yangını söndüremeden, olay yerinden ayrılıyor.
Bu defa da öyle olur mu?
Evvela, içini, önyargısız, kayıpsız temizlemeli ve hükümet etmenin hakkını vermeli.
CTP hükümette tek başına mı?
Hayır, değil ama nerde ortağı?
Kaldı mı DP veya DP-UG?
Bir parti, bir sona doğru, bu kadar koşarak gider mi?
Yoksa bu kadar ümidi kestiler mi?
Gittiği yere kadar gitsin düşüncesi mi var?
Anlamak zor, tek yapacağınız kendiniz olmak ve bu halka hizmet etmek.
Bu kadar zor mu, zorsa daha kolayı var.
“ERCAN” konusunu sıkça soruyorum.
Araştırılacaktı, geriye alınacaktı, yapılan hatalıydı, falan filan.
Sonuç bir “müjde” gibi verildi.
“Ercan’daki sorun giderildi, sırada Geçitkale var”
Hangi sorun giderildi, Ercan’daki sorun sadece pistle ilgi olan kısım mıydı?
Ercan’ın sorunu bu değil ki, ya da seçimlerden öncesine kadar bu değildi.
Bu konuyu çokça eleştirmemim sebebi söylenenle, yapılanın çelişkisi, göz göre göre verilen sözlerin unutulması ve unutturulmaya çalışılması.
Bakanlar kurulu yeni kararlar üretti.
• Küçükbaş hayvanlar için doğrudan gelir desteği yılda bir kez verilecek.
• Lefkoşa polis müdürlüğündeki intihar olayı komite tarafından araştırılacak.
• Özel sektöre istihdam edilen engelliler yüzde 30 yardım almaya devam edecek.
• Ülkede yangın söndürme helikopteri konuşlandırılacak.
Kararlar özetle böyle, kötü mü, değil ama her kararın sonundaki “cek-cak” beni düşündürüyor.
Hayvancılıkla ilgili karara bir şey söyleyemem.
Lefkoşa polis müdürlüğündeki olayla ilgili karar için geç kalınmış.
Haftalardır tartışılan bir konu, araştırma doğru zeminde yapılırsa mutlaka faydalı olacak ama polis kurumu bu kadar yıpranmadan yapılabilirdi.
Söylediğim gibi amaç doğru zemin olsun, amaç kurumu, Pervin Gürler’i ve siyaset sebebiyle yapılamayan atamayı kullanmak olmasın.
Engellilerle ilgili karar, özelse özel, devletse devlet, istihdam olanakları yaratılmasıdır esas mesele.
İstihdam sağlayacak ortamı yaratmadan, gerisini konuşmak, karar almak yetersiz.
Ve yangın söndürme helikopterinin konuşlandırılması kararı, kısaca sorayım, ne zaman?
Kesin ve kati olmalı alınan kararlar, niyetlenilen adımlar.
“Verdik, araştırdık, konuşlandırdık” gibi bundan ötesi gereksizdir, geçersizdir ve de sahipsizdir.
Artık icraatı, sözden öte dökme zamanı geldi de geçti bile
Bu haber 459 defa okunmuştur

:

:

:

: