Kıbrıs çözümsüzdür, çözümsüz kalacaktır !

1963 ten bugüne 51 yıl, 1974den beri 40 yıl.
1963 ten bugüne 51 yıl, 1974den beri 40 yıl.
Olmuyor, olmuyor, Kıbrıs sorunu çözülmüyor, anlaşmaya , uzlaşmaya ulaşılmıyor!
Bu Kıbrıs sorunu bugün hangi tarafların öncelikli meselesedir, kimlerin acil netice alınması gerekenler listesindedir?
İlgili taraflara, hükümetleri ve yöneten güçleri açısından bir göz atsak ortaya ne çıkar?
Kıbrıs Rum Yönetimi, Güney Kıbrıs, namı diğer Avrupa Birliği tam üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti; algılamaları 1974 deki kayıplarını geri almadan çözüm olamaz, nasıl o gün yok olan bütün varlıklarını yıllar içinde yeniden inşa etmişlerse, ekonomik mücizeler yaratmışlarsa, AB’lere üye olmuşlarsa, bugün de Kıbrıs sorunu sürse dahi önlerinde ne engel var ki?
Ekonomik krizi iyi yönetiyorlar ve AB ile daha uyumlu ve daha reel sektör ağırlıklı endüstri ve hizmetlerle kriz öncesine oranla daha da dayanıklı bir kamu ve özel modeli inşa ediyorlar.
Bir yılı tamamlamakta olan yeni başkan makamında pek de baskı altında değil, Doğu Akdeniz, Ortadoğu, hatta Kafkaslar, Rusya Federasyonu ve İsrail ilişkileri ballı börek.
Doğal Gaz mı dediniz,? Ne ala, o da bir şekilde ve kesinlikle kendi kontrollerinde en uygun zaman ve şekilde, en stratejik ortaklarla değere dönüşecek. Maddi değer, Stratejik değer, Denge değeri, Güç değeri olarak.
Doğal Gazın muhtemel varlığı ve speküle edilen miktarı bile daha şimdiden Güney’e yeni stratejik ortaklar. ABD, İsrail, Mısır, Lübnan ve uzaktan ilgilenen Ruslar, Çinler daha kimler kimler.
Bekletilse ne olur, belki de değeri ve önemi daha da artar!
Yani Güney’e Kıbrıs sorununu şekillendirmesine etken olacak ne iç, ne dış, ne maddi ne manevi, ne komşu ne uzak baskısı yok.
Kaldı ki Rum seçmenlerinin çoğunun algılamaları bu konuda neredeyse revanşist ve herhangi bir Rum Yönetiminin ve liderinin Kıbrıs konusunda yapacağı her uzlaşma adımı çok kırılgan dengelere sürüklenmesine neden olabilir ve olacak.
Annan Planı hamlesinin Güney’de siyasi partileri nasıl öğüttüğünü görürsek, başta Anastiadis’in ve Rum Liderlerin çözüm hamlelerine isteksizliklerinin nedenini okuruz!
Dahası da var, hele Güney’deki iktidarların her zaman bir tripot (üçayaklı) güç ortaklığının koalisyonu olduğunu hatırlarsak,

Buyrun;
Kİlİse’yi nasıl memnun edeceğinizi,
Kendilerini Kıbrıs Cumhuriyetinin kahraman kurucuları olarak kabul eden eskİ muharİp örgütler’ i ‘tavize’ OHİ demekten nasıl durduracağınızı,
Oligarhlardan çok uluslu şirketlere kadar, her renk para ve güç işbirliğindeki , eski, yeni, SERMAYE GÜCÜ’nü anlaşmaya neler karşılığı ikna edeceğinizi
tasarlamaya ve bunları yönetmeye çalışın muktedir (!) Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı olarak !
Yoksa Kıbrıs sorununu çözüme götürmeye hiç mi hiç Güney’in ihtiyacı olmadığı mı çıkıyor ortaya?
Hadi bir sonraki yazımıza bırakalım diğer rolü olup olmayan aktörlerin, figüranların pasajlarını!
Bu haber 393 defa okunmuştur
  • Ahmet   Lapta - 23.07.2014 Yanı nasıl cozeceyık be gardas
  •    - 22.07.2014 e ne olacak bu kıbrıdsmeseşlesi yani?

:

:

:

: