Yazdım yazdım, yazdım...

Bir şarkı gibi olmalıydı Dünya'mız ve Dünya insanımız... Bir şiir gibi akmalıydı fikirler atılan, adımlar gece gönül gönüle ekilmeliydi üretilen fikirler. Az konuşup yol alınmalıydı her bir adımda önyargısız, yapıcı kalıcı....

 

 

 

 

 

 

 

Bir şarkı gibi olmalıydı Dünya'mız ve Dünya insanımız... Bir şiir gibi akmalıydı fikirler atılan, adımlar gece gönül gönüle ekilmeliydi üretilen fikirler. Az konuşup yol alınmalıydı her bir adımda önyargısız, yapıcı kalıcı.... İçinde mütevazilik taşıyan temeller olmalıydı üst seviyede olan insanımız... Deneyimli insanların ve sanatçıların fikirlerine önem verilip dinlemeliydi insanlık sanatçının gözü bir başka görür. Kulakları bir başka bir başka duyar... Burnu bir başka kokuyu algılar... Zaman akıp gitse de, yerinde durmasa da o hep üretir, ticari yönünü düşünmeden sadece üretir... Kendi ülkesini düşünerek her ülkesini düşünerek her yeni doğan günü değerlendirir ve yol alır... Yüreğinde sevgiyi, saygıyı taşıyarak, insanlığın mutluluğunu düşünerek güneşi kucaklar, ışık olur, dertlere deva olur. Acı çekse de, üzülse de kimseyle paylaşmaz, akan gözyaşlarını hiç kimseye göstermez, şikayet etmez, çünkü o her zaman mantıklı düşünür... İçtiği bir kahvenin kırk yıl hatırı olduğunu çok, çok iyi bilir. Bir de ölümden öte olmadığını bilir. Hani atalarımızın söylediği birçok lafın içinden şuna çok önem verir “Ne ekersen onu biçersin” ne kadar doğru bir söz, insan sevgi biçerler, fesat, yalan, nankörlük ekerlerse elbette bir şekilde onu biçerler, sonrasında üzülürler... Ölümden öte olmadığını anlarlar, bir insanı kazanmak çok büyük emek ister ama kaybetmek bir tek an yeter. İnsan değeri o kadar yücedir ki bunu insanlığın kıymetini bilen bilir...İnsanları kırmak, üzmek, aldatmak, kullanmak, yalan söylemek, hor görmek, öldürmek. Bir insanın kendi kendine yaptığı en büyük kötülüktür. Geçmişten günümüze kadar yapılan bütün kötülükleri ele alalım... Hiçbir kötülük yapılanın yanına kalmadı, insan insana, ülke ülkeye... Hepsi yok olup gittiler. Bunu yaparken bir an için mutluluğu yaşadıklarını sandılar ve sonrasında acıların en büyüğünü tattılar... Örnek Hitler; sayısız Yahudileri yok etti sonra kendi silahı ile kendini vurdu... Günümüzde İsrail masum insanları, küçücük çocukları, kadınları, yaşlıları savunmasız insanlığı acımasızca, vahşice ağır silahlarla öldürüyor. Peki hitlerden ne kalır yanı var. Elbet bir gün İsrail'de kendi silahı ile kendi kendini öldürecektir. Sevgi, saygı varken güzel düşünceler varken bu ne acımasızlık, insan insana bunu neden yapıyor? Sevginin açamayacağı hiç bir kapı yoktur. Öyle bir ilaç olur ki insana her attığı adımda ardarda kapılar açılır. Mutluluk, huzur bir şemsiye gibi gölge olur... Yunus gibi Mevlana gibi ve sabır, sebat, arzu, istemek, hayal etmek, umut etmek... Kapıların açılmasına neden olur hep pozitif düşünceler... Ben hiç çocuk olmadım ki isimli albümlü kitabımdan yazdığım bir şiirimi sizinle paylaşmak istedim...
Yazdım, Paylaşımı,
Hoşgörüyü,
Çağdaşlığı,
Özgürlüğü, dürüstlüğü
Yazdım da yazdım...
Sevgiyi, mütevaziliği
Gönül dolusu sevgiyi
Yazdım da yazdım...
Bu dünyanın kimseye kalamayacağını
Dünya malının dünyada kalacağını
Yazdım, yazdım, yazdım...
Hiçbir insanın tüm bu değerin
Hepsine birden sahip olmaya
Ömrünün yetmeyeceğini
yazdım yazdım yazdım


Sizi Seviyorum

Bu haber 2933 defa okunmuştur

:

:

:

: