Ramazanın ekonomi ve barış için potansiyel önemi!...........

Öncelikle, tüm Müslüman aleminin Ramazan Bayramını kutlamak istiyorum. Yazı başlığını okur okumaz Okan hoca da her şeyi ekonomiye bağlıyor diye yorum yapabilirsiniz. Elbette, amacım her şeyi ekonomiye bağlamak değildir.
Öncelikle, tüm Müslüman aleminin Ramazan Bayramını kutlamak istiyorum.
Yazı başlığını okur okumaz Okan hoca da her şeyi ekonomiye bağlıyor diye yorum yapabilirsiniz. Elbette, amacım her şeyi ekonomiye bağlamak değildir. Ancak, kabul edelim ki Ramazan ayı boyunca yaptığımız tüm aktivitelerin ekonomik bir yönü bulunmaktadır. Bunun için ekonomiye ait kısa tanımı hatırlatmakta yarar vardır.
Ekonomi kıt kaynakların yönetimi olarak tanımlamaktadır. Ülkemizde ve dünyamızda su da dahil olmak üzere tüm kaynaklar artık son derece kıt durumdadır. Bu kaynakları tüketirken de gelecek kuşakların hakkını yemeden sürdürülebilir olmak durumdayız. Bu çerçevede, hem toplumsal ihtiyaçların olabildiğince karşılanmasına hem de verimliliğe özen göstermeliyiz.
Ramazanın gerek bir ay boyunca tutulan oruç gerekse sonrasındaki bayram açısından ekonomiye önemli katkıları bulunmaktadır.

RAMAZANIN EKONOMİYE POTANSİYEL ETKİSİ

Ekonomide büyüklük milli gelir ile ölçülmektedir. Harcama yöntemine göre yapılan Milli Gelir hesaplaması toplam talebi esas alır. Ekonomilerde gerçekleştirilen 4 temel harcama kalemi toplam talebi oluşturur. Bunlar;
 Tüketim Harcamaları ( C )
 Yatırım Harcamaları ( I )
 Kamu Harcamaları ( G )
 Net İhracat ( X-M) (İhracat- İthalat)
Bu yöntemle hesaplamada GSYİH; tüketim harcamaları, yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve net ihracatın toplamına eşittir. GSYİH = C + I + G + ( X-M )(www.metinberber.com/kullanici_dosyalari/file/mg2.doc)
Ramazan boyunca iftar ve sahur sofraları için gerek münferiden gerekse kolektif ve kurumsal kurulan sofralar özellikle gıda sektöründe önemli talep artışına neden olmaktadır. Bunun yanında ramazan davulculuğu gibi palyatif iş alanları da ortaya çıkmaktadır.

RAMAZANIN SOSYAL ADALETE POTANSİYEL ETKİSİ

Ramazan bayramı öncesi veya ramazan bayramında dağıtılan fitreler sosyal adaletin önemli bir unsuru olabilmektedir. Özellikle varlıklı kişilerin muhtaçlara fitre adı altında verilen zekatlar toplumsal dayanışma ve yardımlaşma amacı taşıyorsa da ülkede zengin kesimden fakir kesime gelir transferi şeklinde ortaya çıktığından bir nevi sosyal adalet aracıdır. Burada, dağıtılan fitrelerin isabetli olması açısından dini merciler ile ilgili otoritenin inisiyatif üstlenmesi gerekmektedir.

RAMAZANIN BARIŞA POTANSİYEL ETKİSİ

Ramazan boyunca tutulan orucun fizyolojik bir aktiviteden ibaret olmadığını söylemeye gerek yoktur. Orucun özünde kişinin ihtiraslarını frenleme yeteneğine sahip bir irade tesis etme vardır. Yani kişinin her türlü bencil yaklaşımlardan kurtulup başkalarının hak ve hukukuna saygı duyabilecek bir düşünsel yapıya sahip olması orucun nihai hedefidir. Böylesi bir düşünsel yapıya erişen sadece kendi dininden olana saygı duymaz diğer din ve kültürel özelliklere sahip olanlara da aynı saygıyı gösterir. Neticede tüm dini inanışlar açısından da iman sahibi olanın aydınlanması veya inkişaf sahibi olması aynı kapıya çıkmaktadır.
Avrupa Birliği(AB) medeniyet projesinin başlıca misyonlarından biri de vatandaşları arasındaki farklı din, inanç ve kültürlerin birbirlerini hazmetme kapasitelerini artırmaktır. Bu amaç için AB’nin kullandırdığı fonlar bulunmaktadır.

FARKLI DİNLERİN AYNI DÜZLEMDE BULUŞAN DÜŞÜNSEL ÖNGÖRÜLERİ YANINDA AB’NİN MİSYONU BİRARAYA GELDİĞİNDE KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN KUŞKUSUZ YENİ BİR MOTİVASYON YARATILABİLİR. BU ÇERÇEVEDE, HER İKİ KESİMDEKİ DEVLET VE DİN OTORİTELERİ KARŞILIKLI SAYGI, İŞBİRLİĞİ VE DAYANIŞMAYI KURUMSALLAŞTIRABİLECEK ADIMLAR ATABİLECEĞİ GİBİ AB İLGİLİ FONLARLA BU KURUMSALLAŞMAYI MOTİVE EDEBİLİR. BAŞTA RAMAZAN BAYRAMI OLMAK ÜZERE HER İKİ KESİMDEKİ DİNİ OLGULARIN ORTAK PAYDALARDA YAKINLAŞMASI ÇÖZÜM İÇİN GEREKLİ -BEYHUDE KAPI AÇMA GİRİŞİMLERİNDEN DAHA ÇOK -GÜVEN ARTIRICI UNSUR OLACAKTIR.

Bu haber 511 defa okunmuştur

:

:

:

: