Tarihte bayram nostaljisi

Bu bayram gününde siyasi hiçbir şey yazmama kararı aldım değerli okurlar.Tarihte bir gezinti ile bayramları değerlendirmek istedim.
Bu bayram gününde siyasi hiçbir şey yazmama kararı aldım değerli okurlar.Tarihte bir gezinti ile bayramları değerlendirmek istedim. Benim en eski olarak hatırlayabileceğim 1971-1972’ler, 5-6 yaşında olduğum bir dönem ve imkansızlıkların gerçekten de çok olduğu bir dönemi yaşadım. Ancak yine de bayram bir çocuk için çok heyecan verici idi. Hatırlıyorum da, annemiz o gün için hazırladığı yeni kıyafetlerimizi veya alamamışsak dolapta bulunan temiz hazırlanmış bayramlıklarımızı giyerdik. Aile büyüklerimizin mutlaka ellerini öpmeye ve bayram harçlıklarımızı almaya giderdik. En büyük parayı o yıllarda babamızdan alırdık. Günün sonunda kaç para kim daha fazla topladı diye oturur sayardık.
1974 öncesi Akıncılar’da bayram bir başka olurdu. Kıbrıs’ın en büyük Türk köyü idi köyümüz ve bayram yeri kurulurdu, panayırlar olurdu. Birçok yerde olmayan zamanın oyuncak araba ve motorlarına biner, eğlenirdik. Ancak paramızı da çok hesaplı harcamaya özen gösterirdik. Oyunlar oynar çocuk çocukça eğlenirdik.Yemekler yenir, zamanın sadrazam sucuğu çok özel bir günün tatlısı idi ve kesme şekerler. Yeni ayakkabı sahibi olmak bizlere çok büyük mutluluk getirirdi, 1974 öncesi olması küçük olmama karşın bile yokluk yıllarını iyi hatırlıyorum.
Nine ve dedelerimiz geçmişi anlatırken ‘bugünün değerini iyi bilin çocuklar. Çünkü bizler çocukken hiçbir şey yoktu yemiş, çikolata para yoktu’ diyorlardı. Birçok kişi bayramda bile evinde et pişiremezdi. En çok evden bir tavuk kesip pişirebilirdi. Yemiş olarak üzümden yapılmış köfter, sucuk ve kuru üzüm yenilirdi. Bizim köyümüz, bağları ile Kıbrıs’ın en meşhur köyü idi. Yaşlılarımızın anlattığı çok eski yıllar.
Yıllar hiç durur mu, su gibi akar gider. 1974 sonrası kısa bir dönem olsa bile bir yokluk yaşandı. Gıda yardımı yapıldığı dönemleri hatırlıyorum. Türkiye’den gönderilen yardımlar, köyde bir merkezde dönemin yetkilileri tarafından dağıtılırdı. O çocuk halim ile sıra beklediğimi hatırlarım. Gıda yardımı için. Zamanın çok meşhur yemişi idi bizim için koliler içerisinde gelen gofret dediğimiz kremli bisküviler.
Köyümüzde bayram top atışı ile başlardı. Sabahın erken saatlerinde top atışı ile uyanır ve bayramın haberi verilmiş olurdu. Topu patlatan hep Bekir ve İbrahim Demirci kardeşler olurdu ve bildiğim bir kaza sunucu top patlatılırken Bekir abi bir elini kaybetmişti. O dönemin bayramları gerçekten bir başka olurdu.
Akıncılar’da bir de hatırladığım bir bayramda toplu sünnet olmuştu. Onlarca çocuk yardımlarla topluca sünnet edilmiş ve köy parkında yataklarında yatıyorlardı. Bir düğün gibi herkesin gözünde, yüzünde yokluk içinde mutluluk vardı.
Zaman erken geçti ve bu günlere geldik. Günümüz hayatında her ne kadar da ekonomik sorunlar olsa bile, o yıllar gibi yokluk yılları değildir. İhtiyaçlar hiçbir zaman bitmez, ancak eski dönemlerde olduğu gibi bir çift ayakkabıya o kadar çok sevinilmezdi. Çok şükür bu dönemde her ihtiyaç giderilebilmekte, çocuklar toplayacağı para ile yemişler çikolatalar alma peşinde değildir. Eksiklikler olsa bile çocuklarımız eskisi gibi yokluk içerisinde değildir.
Yine de her dönemde bayram güzel olur. Bu bayramları yaşamak ve yaşatmak gerek. Çok bir şey istemiyor insanlarımız, sevgi ve saygı burası çok ama çok önemli; sevgi ve saygı bunun üzerinde hassasiyetle duruyorum.
Bu bayramda Filistin ve Orta Doğu’da bayram yine kana bulanmış durumda. Bu durum kabul edilebilir değildir. Bunu yaratanları şiddetle kınıyorum. O Müslüman kardeşlerimize bayram, kan ve gözyaşı getirmiştir. Tüm dileğim bir an önce barışın sağlanmasıdır.
Birlik beraberlik, sevgi ve saygı ile huzurlu güven içerisinde, özgür ve bağımsız nice güzel bayramlara.
Bu haber 237 defa okunmuştur

:

:

:

: