Taklitçi yöneticilerin soygunu

Pazar günü için, tatil günü için bile olsa öyle deniz,güneş,kum muhabbeti yapmak gelmiyor içimden!
Pazar günü için, tatil günü için bile olsa öyle deniz,güneş,kum muhabbeti yapmak gelmiyor içimden!
Nasıl yaparsın ki, nereye dokunsan bir yüzeysellik, bir düzensizlik.
Girişi engellenen işgal edilmiş plajlar, girsen bile tıkış tıkış sıralanmış deniz yatakları!
Denizden çalınan güneşlenme, yeme içme iskeleleri.
Suyu zehirleyen motorlar, tekneler, deniz motosikletleri..

Sahte uyduruk menüler, menülere uymayan içerikler.
Silinmiş fiyatlar,
Turizmimizin kalbi olan Lapta, Alsancak, Karşıyaka böyle..
Sahtelik çok yıldızlı teşvikli tesislerden tutun, kimin kimden kiraladığı, ya da işgal ettiği belli olmayan sahil,kıyı lokantalarına kadar ortak yan.
Sahteciliğin attığı kazıklar gerçek!
Doğaya, çevreye, yerliye,turiste atılan kazıklar!
Sorumlusu başlıktakiler, Taklitçi Yöneticiler…
Devletin en üstündeki siyasi ve teknokrat kadroların dahil ne konu ile ilgili bilgi ve donanımlarının olmayışı, ne de üretme bilgi ve becerilerinin olmayışı, bir de zaten liyakatın değil, biyad etmenin onları bu yerlere getirmiş olması tam anlamı ile Taklitçi Yöneticilik yapmalarının sorunu!
Bu tesisleri yönetenler aslında dairede memur, şehirde avukat, mühendis, tüccar, yazın da işgal ettikleri yerlerin rantını sökmek için herkesin canını söken taklitçi işletmeciler.
En iyi yapabildikleri sahte bir gülümseme!
Hiç detaya girmeye gerek yok, bu Taklitçi Yöneticilerin soygunu giderek turizmi yok ediyor,
Kuzey Kıbrıs kalite değerlerini böyle taklit yöneticilerle giderek yok ediyor. Her yokettiği değerde de rekabet gücünü, cazibesini, pazarlanabilirliğini eksiltiyor.
İşte cebinde üç kuruş olmayan turistlere, elinde hiçbir bilgi ve veya sertifika olmayan ucuz değil beleş çalıştırılan personeli ile hizmet eden taklit turizm sektörü.
E ne olacaktı yani, balık baştan koktu…
Bu sektörü yöneten kim bu Taklitçi Yöneticiler sınıfına girmez ki..
Öyle başa böyle traş!

Marketten yabancı arkadaşlar birkaç şişe KKTC ürünü alkol almış.
Niye almışlar?
Üzerinde CyprusBrandy yazıyor diye!,
Üzerinde Cyprus Wine yazıyor diye!
Bu taklitçilik değil sahtekarlığın daniskası!
Gerçekten bu brendi, bu şarap hangi Kıbrıs üzümünden, hangi bağlardan, hangi dağlardan, hangi bağbozumu yılından üretildi!
Bu ürüne bu markalandırmanın yapılmasına hangi makam onay vermiş?
Yok canım, daha şişenin kapağını açar açmaz insanın suratını ekşiten bu ürünlerin Kıbrıs ile ilgisi yok!
Bu sahteciliğin zararı sadece aldatılan tüketici değil çok daha derindir.
Kıbrıstaki gerçekten şarap ve diğer yerli içkileri orijinal şekli ile üretmeye çalışan girişimcileri yok eder bu sahtekarlık, bu sektöre ürün vermeye çalışan üreticiyi yok eder bu sahtekarlık!
Kuzey Kıbrıs, taa zirvedekilerden en düz seviyeye kadar işgal ettikleri görevlerindeki bu Taklitçi Yöneticilerden zarar göre göre tükeniyor!
Lapta, Alsancak, Karşıyaka şeridi sadece bir örnektir,
Turizm, şarap, hizmet sadece bir örnektir.
Bu kötü ve bulaşıcı salgın tüm KKTC kamu ve özel yönetimini kangren etmiş durumdadır.
Bugün Pazar diye turizm yönetimi ve hizmetlerini örnek olarak kullandım.

Çarşamba olsaydı Bakanlar Kurulu pek ala örneğim olabilirdi.
Sağlık Bayramı olsaydı Sağlık sektörü örneğim olabilirdi.
Ekonomi, Tarım, Ulaşım, Adalet sistemleri de yukardaki örneğe veriler olabilirdi.
Hele Maliye, Bankacılık!
Zaten onlar birkaç gün önce bu Taklitçi Yöneticilerin soygununa mükemmel gerçek örneği verdiler!
Güzellik miktarda değil, kalitededir!





Bu haber 328 defa okunmuştur
  • Ince   - 03.08.2014 Bundan daha güzel Pazar yazısı mı olur hoca!

:

:

:

: