Program konuğu Prof. Dr. Mehmet Çağlar

Öncelikle şunu belirtmeliyim, çok verimli, öğretici ve keyifli eleştiri dolu bir program oldu ve uzun olmasına karşın konuşacaklarımıza zaman yetmedi.
Öncelikle şunu belirtmeliyim, çok verimli, öğretici ve keyifli eleştiri dolu bir program oldu ve uzun olmasına karşın konuşacaklarımıza zaman yetmedi.

Öncelikle Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendirdik ki, Erdoğan’ın seçileceğini ön görmüştük, birinci tur da bu iş biter demiştik, öyle de oldu. Efendim katılım az olmuş da, sonuçlar farklı olabilirdi ve Erdoğan seçimi 1. Turdan kazanmazdı. %70 üzerinde bir katılım bence çok iyi. En son AB parlamento seçimlerini değerlendirecek olursak, bazı AB üyesi ülkelerde %40-50’ler civarında gerçekleşti. Demokratik ülkelerde seçime katılanlar ile katılım düşük ise de hükümetleri yönetenler muhalefet ile birlikte halkın niye katılmadığı konusunda bilimsel çalışmalar ile önlemler alınır.

KKTC’deki sorunların çözümü ile ilgili çok ilginç tespitler gerçekleştirdi Mehmet Çağlar. Öncelikle ülkeyi yönetenlerin büyük denizlere açılabilmesini bilmesi gerekir. Eğer yeni keşifler için açılamıyorsa mevcut olanlar ile kala kalır. Ülkedeki durum hiç de iç açıcı değil. İnsanlarımız mutsuz, umutsuz, bunların çok nedeni var. Ancak ülkede siyasi anlamda yöneten hükümet var ve hükümet başkanı eğer ufuklar geniş değilse yeni keşifler yapmak için gerekli adımlar atılmıyorsa, o zaman ayni yerde sayar ve ülkemizin önünü açacak yenilikleri yakalayamayız.

Müzakere sürecinde yenilikler yaratılmalı, Kıbrıs sorunu bir an önce çözüme kavuşmalı. Ancak bu süreç şu andaki performans ile yürütülür ise, bir yere varmamız mümkün değildir. ‘Rum tarafı çözüme uzak durmaya çalışıyor, gerçek federal çözümü istemediklerini gözlemlemekteyim’ dedi Çağlar. Annan planı üzerinden uzun yıllar geçti, o zaman öngörülen toprak tavizi ile bazı çelişkiler var. Bana göre Güzelyurt ve Lefke bölgesi Rum tarafına iade edilmemeli. KKTC’de bulunan verimli toprakların toplamda %2.5 dur, bunun da %60-70 kısmı Güzelyurt ve Lefke bölgesindedir. Ondan dolayı ben bu bölgelerin verilmesine karşıyım. Ne üreteceğiz ve halkımızı nasıl besleyeceğiz eğer verimli toprakları iade edersek. Mülk sorununun çözümünde çok farklı yöntemlerde var bunları gerçekçi olarak değerlendirip çözmeliyiz.

CTP 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili kendi içerisinde bir tartışma yaşamaktadır. Bunların dışarı çıkıp konuşulması çok da hoş değildir. CTP geleneğinin dışına çıkılıyor Meclis Başkanı Sibel Siber’in basın açıklamasında Cumhurbaşkanlığı seçimleri için söylediklerini onaylamam mümkün değildir, tamamı ile gelenek dışı bir davranıştır. Kendisini öne atmak istemiş olması CTP geleneği ile örtüşmez. CTP hep genel başkanlarını aday göstermiştir. Bir defasında bağımsız aday İsmail Bozkurt desteklenmişti. Bunun yanı sıra 2010 yılında halen Cumhurbaşkanı Talat destek bulmuştu. Eğer bu tartışma çok daha büyüyecekse, parti başkanının aday olmasında fayda var. Ancak ileriki haftalarda parti yetkili kurulları görüşmelerinden sonra kararını verecek ve hangi adayı göstereceğini belirleyecektir.

Ülke olarak ciddi bir süreçten geçmekteyiz. Onun için özellikle siyasi kurumlar için yeni düzenlemeler yapılması şarttır. Tek seçim bölgesi uygulaması zaten halkımıza verdiğimiz sözler arasındadır. Siyasetteki umutsuzluğun ve güvenin tekrar kazanılmasının yolu çağdaş yenilikler ve başta AB de olmak üzere alınacak örneklemeler ile olacaktır. Süre sınırlaması olması gerekir. Yerel yönetimlerde de bu çok fazla olan belediyeler tekrar gözden geçirilmelidir. Mehmet Çağlar ile benim uzlaştığım bir sayı ortaya çıktı ki, ben bu sayıyı çok dile getirdim; 9-11 veya 13, 13 bile çoktur.
Bu haber 244 defa okunmuştur

:

:

:

: