YAGA Başkanının açıklaması nabza şerbet

Yaklaşık yirmi gün önce “Katı Atıktan Enerji Üretimi” konusunda yapılan çalışmalarda sona gelindiğine dair bir haber gündeme geldi.
Yaklaşık yirmi gün önce “Katı Atıktan Enerji Üretimi” konusunda yapılan çalışmalarda sona gelindiğine dair bir haber gündeme geldi. 2 Ağustos 2014 tarihli Kıbrıs Gazetesi’nde şu ifadelere yer verildi: “İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı Yerel Yönetimler Dairesi Müdürü Erkan Tekeli, tesisin yap-işlet-devret modeliyle inşa edileceğini belirtti. Tekeli, projenin Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) tarafından tasarlandığını ve ihaleye çıkma aşamasına gelindiğini söyledi. İçişleri ve Yerel Yönetimler, Çevre ve Doğal Kaynaklar ile Gıda ve Enerji Bakanlığı’nın paydaşlığını yaptığı proje çerçevesinde evsel katı atıklar, tıbbi atıklar, peynir altı suları ve mezbaha atıkları da değerlendirilebilecek(http://www.kibrisgazetesi.com/?p=506915).

Bu haberin üzerine ben de Eko-Politik Bakış adlı programımda Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Nilden Bektaş’ı konuk etmiştim. Bektaş, böylesi bir projenin uygun olabilmesi için gerekli altyapı ve veri tabanının hazır olmadığını ve bunlar hazır olmadan böylesi bir projeden sözedilemeyeceğine vurgu yapmış ve neticede çöp ithali gibi vahim olguların doğabileceği endişesini belirtmişti. Bu açıdan bizler YAGA başkanına çağrıda bulunarak bu konuda ikna edici açıklama yapmasını istemiştik. YAGA Başkanı ise nerede ise 20 gün sonra bu konuda açıklamada bulundu. Ancak, bir yatırım uzmanı olan YAGA Başkanının açıklaması profesyonel ve bilimsel olmaktan uzak sadece artan tepkileri ve endişeleri gidermeye yönelik siyasi bir açıklama niteliğindedir. YANİ, YAGA BAŞKANI AÇIKLAMASI İLE BÖYLESİ BİR PROJENİN FİZIBIL OLDUĞUNU ORTAYA KOYMASI GEREKİRDİ. OYSA, YAGA BAŞKANININ AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMASI SALT NABZA ŞERBET VERMEYE YÖNELİKTİR.

YAGA Başkanı Tokar: 'Hedef, atık sorunundan kurtulmuş temiz ada'Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA), 7 aydan beri çalışmaları süren “Katı Atık Enerji Üretim Projesi”nin amacının ülkedeki katı atık sorununa çözüm bulmak olduğunu açıkladı.28 belediyeden sadece 9’unun Güngör çöplüğünü kullandığı, 19 belediyenin ise vahşi depolamayla çöpleri doğaya saldığını belirten YAGA, birçok ülkede yanabilen atıkların gömülerek depolanmasının yasaklandığına işaret etti ve doğaya salınan çöplerin insan ve diğer canlıların yaşamında riskler oluşturduğunu vurguladı.YAGA Başkanı Berkan M. Tokar, “Katı Atık Enerji Üretim Projesi” konulu yazılı açıklamasında, ülkedeki katı atık problemine çok büyük ölçüde çözüm bulmanın, bu projeyle mümkün olacağını belirtti.Ülkeye çöp ithal edilmesi gibi bir düşüncelerinin kesinlikle olmadığını, yasalara göre bunun zaten yasak olduğunu vurgulayan Tokar, hazırladıkları şartnamede de çöp ithalatının açık şekilde yasaklandığını, böyle bir olasılık kesinlikle olmadığını bildirdi.Tokar, etkin katı atık yönetimi, düzgün bir veri tabanı ve uluslararası standartlarda çöp toplama ve bertaraf etme hedefiyle hazırlanan projenin daha temiz bir ada ve daha yüksek bir yaşam kalitesi hedeflediğini kaydetti.YAGA Başkanı Tokar, açıklamasında, üzerinde çalıştıkları projelerden birinin “Katı Atık Yönetimi” konusunda olduğunu belirterek katı atıktan enerji üretimini içeren “Katı Atık Enerji Üretim Projesi”nin geliştirilmesi ve planlanması için 7 aydır çalıştıklarını bildirdi.İnsan sağlığını ciddi şekilde tehdit eder boyuttaki çöp sorununa çözüm için bu projenin geliştirildiğini anlatan Tokar, bugünkü yapıda 9 belediyenin topladığı çöpleri Güngör çöplüğüne götürürken, geri kalan 19 belediyenin ise çöpleri vahşi depolama olarak bilinen ‘yöntem’ çerçevesinde doğaya saldığını kaydetti.Yangın, kirlilik, koku ve duman gibi sorunlar yanında, toprak, yer altı su kaynakları ve hava kirliliği yaratan bu yöntemin, insan ve diğer canlılar üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çeken YAGA Başkanı Tokar, şöyle devam etti:“Bu nedenledir ki yanabilen atıkların gömülerek depolanması 2000 yılında İsviçre’de, 2003 yılında Danimarka’da yasaklanmıştır. Bununla birlikte işlenmemiş evsel katı atıklarının gömülerek depolanması 2004 yılında Avusturya’da, 2005 yılında Almanya’da yasaklanmıştır. Bu yasaklamaların nedeni çöpten dioxin, civa gibi sağlığa son derece zararlı olan maddelerin toprak ve suya sızmasındandır.Dolayısıyla bahse konu proje elektrik üretmek için değil bu tip problemleri ortadan kaldırmak için üzerinde çalışılmaktadır.Kurulacak olan tesis, 18/2012 Sayılı Çevre Yasası ve Avrupa Birliği 2010/75/AB Sanayi Emisyon Direktifi başta olmak üzere, ilgili tüm yerel ve AB mevzuat ve yasal hükümlerine uygun olacak şekilde planlanmıştır.Bu doğrultuda seçilecek teknolojiye bağlı olarak toz, CO, oksijen, hidroklorür konsantrasyonu, TOC, ağır metal gibi önemli parametrelerin gerektiği şekilde ölçümleri yapılmasına imkan verecek teknolojiler ve izleme sistemleri kullanılacaktır. Tesis A’dan Z’ye tamamlanmadan hizmete açılması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle diğer örnek gösterilen tesislerde olduğu gibi baca filtresi ve/veya benzeri aksamlar eksik kalırsa havanın kirlenmesine yol açacak bir risk oluşması mümkün olmayacaktır (http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/140242/PageName/KIBRIS_HABERLERI).

YAGA başkanının yukarıdaki açıklamalarını üzülerek bir iktisatçı olarak okudum. Bu açıklama KKTC’de“Katı Atıktan Enerji Üretimi” konusunda projenin fizıbıl (yapılabilir) olduğunu göstermekte midir? Diye tekrar YAGA başkanına sormak istiyorum. Bu açıklamalardaki çelişkileri aşağıdaki gibi sizlerle paylaşmak istiyorum:
• Yapılan açıklamada “düzgün bir veri tabanı ve uluslararası standartlarda çöp toplama ve bertaraf etme hedefiyle hazırlanan projenin daha temiz bir ada ve daha yüksek bir yaşam kalitesi hedeflediğini” ifade edilmektedir.Halbuki, uzmanlar tarafından böylesi bir projenin fizıbılitesini tespit için öncelikle veri tabanı, çöp toplama, depolama ve nakli gibi altyapıların ve organizasyonun yapılması ön şart olarak ortaya konmaktadır. Yani, bu konuda gerekli hazırlık yapmadan sözkonusuprojenin uygunluğundan bahsedilemez.
• YAGA BAŞKANININ DA ÇOK İYİ BİLDİĞİ GİBİ BİR PROJENİN FİZIBILİTESİ EKONOMİK, TEKNİK, FİNANSAL VE ÇEVRESEL AÇIDAN ETÜD EDİLEREK KARARA BAĞLANIR. HALBUKİ, YAPILAN AÇIKLAMA BU BU YÖNLERİ İLE EKSİK VE YETERSİZDİR.
• Bu projede hem arz hem de talep yönünden ciddi kuşkular ortaya çıkmaktadır. YAGA, bu projede temel amacın çöp sorununun çözülmesi olduğunu belirtmektedir. Ancak, YAP-İŞLET-DEVRET yöntemi uygulanacaksa yatırımcı açısından önemli olan üretilecek enerjiden elde edilecek kazanç olacaktır.YATIRIMCI AÇISINDAN ÇÖP SORUN DEĞİL ÜRETİM GİRDİSİDİR. Bu noktada aşağıdaki kritik sorular akla gelmektedir.
• Bu tesisin verimli üretim ve sürekli üretim yapması için ihtiyaç duyduğu ölçek ne kadardır? Bugünün katı atık potansiyeli bu tesise sürekli girdi oluşturabilecek midir? Bu husustaki proje verileri şeffaf olarak paylaşılmalıdır. Eğer mevcut atık potansiyeli yetersiz ise ne yapalım çöp ithalatına izin vermek durumunda kaldık denmeyecek midir? Bugün yasaya göre uygun değildir demek yeterli midir?. Böylesi yasaların bir günde Cumhuriyet Meclisinde değiştiğini bilmiyor muyuz?
• Bu tesisin işletilmesinde çevreye verilecek zarar, kirlenme ne olacaktır? Bunun için hangi önlemler alınacaktır? Elektrik santrallarında gözlemlenen yasa tanımazlık karşısında bu projede topluma nasıl güven verilecektir?
• Bu proje ile üretilecek enerji maliyeti alternatif kaynaklara göre ne olacaktır? Yoksa ne olursa olsun bu konuda da mı toplumun ensesine yüklenip alım garantisi mi verilecektir?
• “Katı Atıktan Enerji Üretimi” projesi KKTC’deki enerji politikaları ile örtüşmekte midir? Yoksa, bizdeki enerji politikaları Nasrettin Hoca’nın fırınına mı benzemektedir?

YUKARIDAKİ ENDİŞELERİN GİDERİLMESİ İÇİN BAŞTA YAGA OLMAK ÜZERE TÜM YETKİLİLERİ ŞEFFAF VE HESAP VEREBİLİR OLMAYA VE PROJE İLE İLGİLİ TÜM DETAYLARI TOPLUM VE İLGİLİ UZMANLARLA PAYLAŞMAYA DAVET EDİYORUM.



Bu haber 498 defa okunmuştur

:

:

:

: