57 Milyonluk ek mesai

Gerçekler hergün biraz daha çarpıyor yüzümüze.
Gerçekler hergün biraz daha çarpıyor yüzümüze.
Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü en fazla bizi tüketti.
Önceliğimiz bu sorunun çözülmesi olmalıyken, kimsenin bilmediği, tanımadığı bu yapının avantajlarına sahip olmanın kavgasını yaptık yıllarca, hala daha da bu kavga bitmedi.
Hukuk diyoruz, adalet diyoruz, üstelik herkes için hukuk, herkes için adalet.
Ama olmadı, olmuyor, olmayacak.
Güçlü olanlar, iktidarı, erki elinde tutanlar, hep haklı, hep güçlü, hep kazanan olacak.
Devlet imkanlarını kullanıp, güçlü olanlar, bu gücü korumak için yandaşlar yaratmayı şart sayarken, gün geldi bu yandaşlar devletten daha güçlü noktaya geldiler.
Devletin gücü sadece sıradan vatandaşa yetiyor.
Anlaşmazlık yaşanan, gazetelere, şirketlere, üniversitelere, yıllarca toplanmayan vergiler bir silah gibi dayatıldı.
Hükümetler eliyle devletin alacakları, siyasi ranta kurban edildi.
Halkın parası birilerine helal edilirken, halk hep daha fazlasını ödedi.
Ortak noktada buluşunca, her ne hikmetse bunlar unutuldu.
Zamanında, adilce, yasaların ve hukukun çalıştırılması ile hakkaniyet ölçüsünde yapılacak işlemler, hep gör beni, göreyim seni mantığında idare edildi.
Bakkal hesabından daha basit yöntemlerle devlet yönetilmeye çalışılıyor.
Kimsenin bilmediği bir yerde, tanınmayan bir devleti yönetemezken, dünya literatüründe yer alan bir devletin ortağı olmak için naz yapıyoruz.
Bugün ülkede yaşanan ve kötü diyebileceğimiz birçok olaydan en son devletin haberi oluyor.
Devlet kaynak sıkıntısı ve mesai bitimi kavramlarına esir edildi.
“Devletimizden vazgeçemeyiz” diyen bir devlet yetkilisine, üstelik en tepedeki mevkiye, neden üçüncü ülkelerle ilişki kurma ve toplumun haklılığını anlatma çabasında bulunmuyoruz diye sorulduğunda cevap;
“O kadar zengin bir ülke değiliz, kaynağımız yok” oluyorsa.
Anlaşılıyor ki bu devlet sadece içimizden birilerinin hayatını güzelleştirmek için kurulmuş.
“KKTC’de personel sayısının sürekli artmasına rağmen ek mesai ödemelerinde her hangi bir azalma söz konusu değildir. 2013 yılında 57 Milyon TL olarak gerçekleşen ek mesai ödemeleri, istihdamın ek mesaiyi azaltacak şekilde yapılmadığı ve/veya ek mesai ödemesinin müktesep hak olarak yapıldığının göstergesidir.”
Bu cümleler “KKTC 2013 Ekonomi Durum Raporu” çalışmasından.
Raporu Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti hazırlıyor.
Konunun özeti şu;
Yapılan istihdamlar, ek mesai ödemesini azaltacak şekilde yapılmıyor veya ek mesai ödemesi bir hak gibi, normal bir durum gibi kabul ediliyor.
Halbuki öyle değil.
Kaynak bulamadığı için kuzey Kıbrıs’tan dışarıya açılamayan bu devlet, 2013 yılında 57 Milyon ek mesai parası ödedi.
Bu kabul edilebilir bir durum değil.
İstenilen, illaki sağ veya sol görüşlü yönetimlerin bu ülkeye yön vermesi değil.
İstenilen irade sahibi, çarpıklıkların üzerine gidecek, yanlışları düzeltecek, ortaya fark ve yaptırım koyacak yönetimlerdir.
Ödenen ek mesailer, bazı alanlarda bir hak gibi sisteme bağlandı.
Daha önce, sağlık ve gümrük alanlarında bunların tartışması çok yaşandı.
Bu devletin bu kadar lüks giderleri olamaz, olmamalı.
Gelirler artırılamıyorsa, giderler azaltılmalı ya da aynı giderleri kullanarak daha fazla insanın, daha verimli çalışması sağlanmalı.
Elbette irade, yaptırım ve denetimle.

Bu haber 501 defa okunmuştur

:

:

:

: