Bu kafayla turizm örgütü zor kurulur !...

Nerede ise tüm hükümet programlarında ve siyasi partilerin seçim manifestolarında devamlı yer alan bazı vaatler vardır.
Nerede ise tüm hükümet programlarında ve siyasi partilerin seçim manifestolarında devamlı yer alan bazı vaatler vardır. Bunların arasında en dikkati çekenleri Kooperatif Merkez Bankası’nın gerçek sahiplerine devredilmesi ve özerk bir turizm örgütünün kurulmasıdır. Ancak, her ikisi de siyasilerin sahip olduğu mali ve idari güçten feragat etmesi anlamına geldiği için bu vaatler hep sözde kalmaktadır.
Geçtiğimiz hafta Turizm Örgütleri İnisiyatifi, sürdürülebilirlik temelinde bir turizm sektörü yaratılması yolunda özerk bir “Turizm İdaresi” oluşturulmasını önerdi. Şöyle ki, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği ile Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği’nin oluşturduğu Turizm Örgütleri İnisiyatifi, turizm sektöründe daha fazla zaman kaybetmeye tahammül kalmadığını belirterek, turizm için özerk bir yapı oluşturulması, turizmin siyasetten uzaklaştırılması ve devlet politikasının sağlanması gerektiğini vurguladı.(http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/74/news/140584/PageName/TURIZM).
Turizm örgütleri İnisiyatifinin ilgili girişimi maalesef çelişkiler ortaya koymaktadır. Öncelikle, turizm her zaman siyasete teslim olmasına rağmen zaman zaman mevcut siyasi idareden her nedense çok memnun olup onları göklere çıkarırken zaman zaman da bugün olduğu gibi turizmin siyasetten uzaklaştırılması gerektiğine dem vurmaktadırlar. İşte siyasetten memnun olmadıkları veya talepleri yerine gelmedikleri zaman turizm örgütü kartını öne sürmekte ve potansiyel olarak siyasetçinin sahip olduğu mali ve idari gücü ortadan kaldırmak için potansiyel olarak tehdit yapmaktadırlar. Dolayısıyla, sektör temsilcilerinin deniz dalgasına benzeyen bu duruşları pek güven vermemektedir.
İnisiyatif ortaya koyup turizm örgütü talep eden sektör temsilcilerinin samimiyetsizliğine ilişkin diğer bir husus inisiyatifin sadece iki paydaştan ibaret olmasıdır. Bir taraftan sektör paydaşlarından oluşan turizm örgütü talep edeceksiniz öte yandan ise sizden başka (Kıbrıs Türk Otelciler Birliği ile Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği) herhangi bir paydaşı aranıza kasıtlı olarak katmayacaksınız veya katma becerisi gösteremeyeceksiniz. Yani kendilerinden başka turizm sektörüne ilişkin ülkemizde paydaş olabilecek Konaklama ve Yiyecek İçecek İşletmeleri Grubu; Hediyelik Eşya İşletmeleri Grubu; Seyahat İşletmeleri Grubu; Merkezi ve Kırsal Turizm Mekan Yönetimi Grubu; Tarihi Çevre ve Koruma Grubu; Üniversitelerin turizm bölümleri; Sağlık turizmi ve diğer alternatif turizm temsilcileri ve tur operatörlerini de katabilirlerdi. Aralarına diğer paydaşları katmamalarının iki nedeni olabilir. Birincisi, turizm örgütü tehdidi bahane perde arkası taleplerin karşılanması şahane şeklinde açıklanabilir. Bu açıdan diğer sektör paydaşlarının da taleplerinin ön plana çıkmasını önlemektedirler. Ya da ikinci görüş olarak bu sektörün baş aktörü olarak kendilerini görmekte diğer paydaşlara önemsiz figüran muamelesi yapmaktadırlar.
İnisiyatifin çelişkili tavırları arasında turizm müsteşarını değerlendirme yaklaşımı da şaşırtıcıdır. Turizmde kişi başı net turizm gelirini artırmada, markalaşma ve alternatif turizm çeşitlerinin kurumsallaşmasında gerekli başarıyı gösteremeyen müsteşarı Türkiye Cumhuriyeti’nin aktardığı kaynakla sırf charter seferlerini başlattı diye başarılı saymaktadırlar. Ancak, aynı zamanda da inisiyatif yıllardır tam yetkili mevcut müsteşar yönetimindeki turizm uygulamalarının sürdürülebilir olmadığını haykırmakta ve ayrı bir turizm örgütü talep etmektedir.
İnisiyatif turizm örgütü talep ederken, yine başka bir çelişki yaşamaktadır. Turizm örgütünün başarı şartlarının başında özerk olması ve siyasi otoriteden arı olması gelmektedir. Oysa, inisiyatif böyle bir örgütün başına mevcut müsteşarın siyaseten atanmasına pek de karşı çıkmamaktadır her nedense!...
İnisiyatif hakkında söylenecek son şey ise argümanlarında tam bir bilimsellik ve profesyonellik içinde olmamasıdır. Turizm örgütü talep ederken turizm örgütünün istikrarlı politika gütmesinde elzem olan Turizm Gelişim Planının uygulamasından hiç bahsetmemektedir. Şöyle ki, bu plan yasalaşmasına rağmen ilgili tüzüklerin geçmemiş olmasından dolayı uygulanamamaktadır. Ancak, inisiyatifin ne Turizm Gelişim Planı, ne de Ülkesel Fiziki plan ile olması gerektiği kadar bir gailesi bulunmamaktadır.
ÜZÜLEREK İFADE ETMEK İSTERİM Kİ; YUKARIDAKİ DONELERDEN ANLAŞILAN İKİ TEMSİLCİDEN OLUŞAN İNİSİYATİFİN ESAS DERDİ TURİZM ÖRGÜTÜTÜN KURULMASI DEĞİLDİR. ESAS DERTLERİNİN NE OLDUĞUNU OKUYUCULARIN TAKDİRİNE BIRAKIYORUM.


Bu haber 484 defa okunmuştur
  • Yıllar önce.. Hilmi Bafidi  Lefkpşa - 04.09.2014 1976 yılı sonbaharında, Dome Otel müdürü ve turizme yıllarca emek veren o zamanı genç Yılmaz Kalfaoğlu, KIBRIS TÜRK TURİZM ÖRGÜTÜ kurulmasının ön hazırlıklarını, gülerce konuşup tartışarak gündeme getirdiler. Sene 2014...

:

:

:

: