Yatırımcı kuşa benzer

Geçtiğimiz günlerde kendisiyle röportaj yaptığımız Merit Oteller Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, KKTC’nin yatırıma açılması gerektiğini,yatırıma kapalı toplumların gelişemeyeceğini söyleyerek, uzun zamandır yazmayı düşündüğümüz bir konuyu hatırlatmış oldu.
Geçtiğimiz günlerde kendisiyle röportaj yaptığımız Merit Oteller Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar, KKTC’nin yatırıma açılması gerektiğini,yatırıma kapalı toplumların gelişemeyeceğini söyleyerek, uzun zamandır yazmayı düşündüğümüz bir konuyu hatırlatmış oldu.
Arar’la yaptığımız röportajı bugün gazetemizde okuyacaksınız ama “yatırımcı bir kuş gibidir, ürkütürseniz kaçar” sözlerinin altını çizmek isterim.
Türkiye’den gelecek suya bile zehir muamelesi yapıldığı bir ülkede işler hamaset boyutunu fersah fersah aştığından, yatırımcının kasıtlı ürkütüldüğünü söyleyelim.
Yatırımcıya sağlanan kolaylığın adının peşkeş olduğu ve nüfus dengesinin bozulma riskinin arkasına sığınıldığı bir ortamda Kıbrıs Türkünün ekonomi değirmenini çalıştırması mümkün görünmüyor.
“Bir lokma, bir hırka” devrini çoktan kapatmış Kıbrıs Türkünün, mali yardımlarla yürüttüğü gemiyi, kendi becerisiyle yürüttüğü hissiyatına kapılması ve engin kibriyle, “yatırımcı istemem” feveranına kapılması yatırımcıya değil, kendi geleceklerine konan birer ambargo anlamını taşıyor.
Ne var ki bazıları bundan memnun…
Yatırımcıya direk “buraya yatırım yapma. Biz bu sistemin değişmesini istemiyoruz, ekonominin gelişmesi Rumlarla bir araya gelme şansımızı azaltır. Güçlü ekonomi elimizi güçlendirir, hesaplar alt üst olur” diyemeyen kişiler, bezdirmeye ayarlanmış sistemi devreye sokup geri çekiliyorlar.
Herkes, kaba inşaatını tamamlamış KKTC’nin, ekonomik olarak kendi kendine yetemeyeceğini, dünyayla entegre olmasının ancak ve ancak ekonomik gelişmeyle mümkün olabileceğini, dünyadaki tüm ülkelerin birbiriyle ekonomik işbirliği yarışına girdiğini, savaşların topla tüfekle değil, ekonomik enstrümanlarla yapıldığını, ekonomisi güçlü olanın siyaseten de güçlü olduğunu bilirken, “yatırımcı gelmesin” veya “Türkiye ne kendini, ne paranı” demek bu vatanı sevmemek, başkalarının değirmenine su taşımaktır.
Bu haber 248 defa okunmuştur

:

:

:

: