Birer Nefes...

Nefes al ve ver, al ve ver. Şimdi uzun, derin bir nefes al, tut tutabildiğin kadar ve ver.. Yaşıyorsun hala değil mi? Rahatladın mı? Nefes alıp vermek ne kadar basit olsada, aslında hayatın ta kendisi…
Ceylan HASSAN

Nefes al ve ver, al ve ver. Şimdi uzun, derin bir nefes al, tut tutabildiğin kadar ve ver..
Yaşıyorsun hala değil mi? Rahatladın mı? Nefes alıp vermek ne kadar basit olsada, aslında hayatın ta kendisi…
Neden mi? Biz nefes almadan yaşayabilirmiyiz ki...
Pazar gecesi de hepimiz nefes alıyorduk ama kendimiz için değil, yaşama tutunmuş olan minik bir kalp için… Geçtiğimiz o Pazar akşamı ben ve binlerce insan bir etkinliğe katıldı, daha doğrusu bir müzik gecesine, ama sıradan bir etkinlik veya konser değildi. O gece herşey ve herkes NEFES için oradaydı… Müzik ile bir NEFES gecesi ve Minik Kalplere Bir Umut Gecesi…
Evet, Nefes için. Bu güzel adamızda olan en güzel ve en masum çocuklarımızdan bir tanesi için. İsmi Nefes. O daha üç yaşında. Üç yaşında ama ben bu kelimeleri sizler ve en fazlada onun için yazarken, minik Nefes Türkiye’ de Nöroblaston kanser tedavisi görüyor.
O geceye katılan veya bilet alıp katılmayan, ya da katılamayan onun için bir yardımda bulundu. Dokuz farklı sanatçı sahne almaktayken, bu organizasyonu düzenleyen Devran Vudalı ve onlarca Folk-Der genç gönüllü hepimize umut veren kocaman bir ışık gösteriyordu aslında.
Bu ışık minik kalpler için doğarken, en çokta Nefes için aydınlanıyordu.
O gece orada olmak hem bir o kadar duygulu hemde gurur verici idi. Biletlerin satışa sunulduğu daha ilk gününde tam üç bin tane bilet alınmış, kapıda bile satılmakta olan 20 tl’lik biletlerin sayısı altı bine yükseldi. Her sanatçı, her okunan şarkı, her alkış, her insan ve alınan her nefes tek bir yürek olarak Nefes için bir nefes veriliyordu…
Girerken Folklor Derneğinin meydanına kalabalık bir ortam ve hafif esen bir rüzgar vardı, solumda ayıcık standı olan ALS hastaları yararına kurulmuştu. Trafik terörünü lanetleyen kocaman bir pankart asılmıştı girişe, son üç yıl içerisinde kaybetmiş olduğumuz altı gencimizin fotoğrafları, onları ve tüm trafik kurbanı olanları unutmadığımızı gösteriyordu. Hüzünlensek bile, orada olmamız ne kadar çok önemli olduğunu biliyorduk hepimizde.
Orda olan bir kardeşimiz Nefes’e ve ailesine görüntülü bir telefon bağlanması gerçekleştirdi. Onlara karşı dönüp hepimiz el salladık, üç’e kadar sayıp ‘’Nefes seni seviyoruz’’ diye haykırdık… Hepimiz birer Nefes olduk, tek yürek ve tek nefes...
Nefes, umarım bu yazdıklarımı sende okursun, okurkende kocaman gülersin hatta kahkaha bile atarsın çünkü gülmek sana çok yakışıyor miniğim. Seni henüz tanıyamadım bebeğim ama seni ben ve binlerce insan çok ama çok seviyor. Senin için dua ediyor, en yakın zamanda sağlığına kavuşacağına ve aramıza dönmeni bekliyor, yürekten inanıyor. Herşey çok güzel olacak inşallah melek yüzlü prensesim çünkü sen çok güçlüsün! Sen bu savaşı tek başına ya da sadece ailenle vermiyorsun, bil ki yanında binlerce insanın yüreği atıyor ve seninle birlikte savaşıyor. Elele, tek yürek olarak bu savaşı kazanacağız, bu günler geçecek inşallah… Rabbim sana ve iyileşmeyi bekleyen tüm minik kalplere acil şifalar versin Nefesim. Pes etmek yok, çünkü pes etmek bize göre değil meleğim.
(Satılan biletlerin tüm geliri Nefes’in tedavisi için harcanacakken, bizde onu dualarımızdan eksik etmeyelim.)

Bu haber 194 defa okunmuştur

:

:

:

: