Aldığımız nefesten bile rahatsızlar

Tüm dünyayı “Türkler işgalci” yalanına inandırırken, kendileri de inanmaya başlayan Rumlar, Türk tarafının kendini savunmaya başlamasıyla birlikte paniğe kapıldı.
Tüm dünyayı “Türkler işgalci” yalanına inandırırken, kendileri de inanmaya başlayan Rumlar, Türk tarafının kendini savunmaya başlamasıyla birlikte paniğe kapıldı. Türkiye Cumhurbaşkanını dahi KKTC’ye geldiği için BM’ye şikayet etme küstahlığında bulunan komşular şimdi de ABD ve İngiltere’ye takmış vaziyette.
Rum basınında yer alan Kostas Venizelos imzalı “ABD ve İngiltere kaba bir şekilde bizimle dalga geçiyor” başlıklı yazıda, “sahte devletin düzeyinin yükseltilmesini ‘çözüme yönelik ilgi’ olarak vaftiz ediyorlar” ifadeleri kullanılmış.
Yazıda devamla şu ifadelere yer verilmiş: “İngiliz Amerikalılar sahte devletin düzeyinin yükseltilmesine ilişkin çabalarına devam ediyorlar ve genel ifadeler kullanarak, Lefkoşa’nın tepkisindeki ses tonunu düşürmeye çalışıyorlar.İşgal rejiminin sözde dışişleri bakanı Özdil Nami Londra’da başka kişilerin yanı sıra, iki İngiliz Bakan ile de temaslar gerçekleştirirken, Washington’da yapacağı temasların programı henüz kesinleşmedi. Her iki hükümetin de Lefkoşa’daki Büyükelçiliklerinin önerilerini kabul ettikleri görülmektedir. Öte yandan yaptıkları izahatlar, bu tür hareketlerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin altını oyduğunu ve Lefkoşa için bir çelme olduğunu düşünen Kıbrıs Hükümetini hiç de tatmin etmedi.Kıbrıs Hükümeti Nami’nin Londra’ya gitmesinden önce, gerek Foreign Office, gerekse İngiltere’nin Kıbrıs’taki Büyükelçiliği nezdinde sert girişimde bulunmuştu. Girişimler hiçbir fayda sağlamadı, çünkü Londra sahte rejimin yetkilisi ile temaslar gerçekleştirmekte kararlıydı. Hükümetin üst düzey yetkilileri Nami’yi görmek istediler ve bunu yaptılar. Hali hazırda Amerikalılar nezdinde de girişimler yapılmakta…”
Rumlar,Foreign Office Sözcüsü’nün,bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada ‘tezimiz değişmedi, sözde ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni’ tanımıyoruz. Bu nedenle, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti üyeleri dışında, başka kişiyi ‘bakan’ olarak tanımıyoruz. Bu özel bir görüşme’ demesiyle dalga geçerek, Lidington ve Nami’yi de neredeyse arkadaş olarak göstermeye çalıştığını söylüyorlar.
Rumları esas çileden çıkaran ise görüşmeden çok, bu görüşmenin, KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinden yayınlanması. Bunu da şu sözlerle ifade ediyor komşular: “Görünen o ki Foreign Office, Türk tarafının Nami’nin Londra’daki temaslarını sahte dışişleri bakanlığının internet sitesinde yayınladığından haberi yok. İngilizler, Nami’nin kendi girişimi ile Londra’ya gittiğini, Lidington’ı görmek istediğini ve görüşmenin ForeignOffice’de değil, Parlamento salonunda yapıldığını ifade ediyorlar. Elde edilen bilgilere göre Nami’nin Londra programına buradaki İngiliz Büyükelçiliği yardımcı oldu.”
Rum basını, Nami’nin Avrupa Parlamentosu Başkanı ile görüşmek için Brüksel’e yapması planlanan ziyaretin ise AB’nin girişimi ile iptal edildiğini savunuyor.
Kıbrıslı Türkleri 63-74 arası gettolara hapseden Rumlar, bugün aynı zihniyetin bir başka versiyonu koyuyor sahneye. Bırakın Türkleri kendileriyle eşit görmek, birileriyle temas kurmalarına bile tahammül edemeyen komşular, ABD’nin,“Kıbrıs’ın iki bölgeli iki toplumlu federasyon zemininde yeniden birleşmesi hedefini ilerletmek için iki toplumun üyelerini çabaya müdahil ediyoruz” sözlerine dahi öfkelenerek, bu tür görüşmelerin Kıbrıslı Türklerin statüsünün yükseltilmesine katkı koyduğunu düşünüyorlar. Zira onların gözünde Kıbrıslı Türklerin statüsü azınlık. Bu ülkü doğrultusunda hareket ettiklerinden, Türklerin aldıkları nefesten bile rahatsızlar.



Bu haber 244 defa okunmuştur

:

:

:

: