Kırmızı halı.....

İki gece önce Thames Nehri kıyısında, “Londra Türk Film Festivali”nin açılış galasındaydık.. Işıl ışıl bir Londra.. Nehir boyunca, yaklaşan Noel nedeniyle süslenmiş ağaçlarla parlayan bir gerdanlığı andırıyor.. ..
British Film Institute veya eski adıyla National Film Theatre, dünya sinemasının film arşiv merkezlerinden birisi. İngiliz sinemasının, filmlerinin daha iyi anlaşılması, tanıtılmasında önemli görevi olan bir merkez..
Kısacası film denince Britanya’da akla gelen ilk adres.. Her film buraya kaydedildiği gibi, arşive giriyor .. Ve tarihe maloluyor..
Cuma akşamı böyle önemli bir mekanda, 14’üncü Londra Türk Film Festivali’nin açılış yapıldı.. Londra’da uzun yıllardır yaşayanlar bilirler.. 15 sene önce, Doğu Londra’da, Dalston’da Rio Sinemasında başladı bu festival..
Bu festivalin fikir anası ise Vedide Kaymak adlı değerli bir uzman..Kendisinin “ Festival Yönetmeni” olarak tanıtılmasını istese de, herşeyiyle Londra’lı Türklere böyle etkin bir sanat olayını kazandıran kişi..
Vedide Kaymak’ın yıllar önce Rio sineması salonunda başlayan bu serüveni, bugüne kadar geldi.. Rio’dan , Thames kıyısıdaki National Film Institute’e gelmek büyük bir başarı..
Festivale, maddi olanaksızlık nedeniyle 2 yıl ara verildi.. Sponsor bulmak, festival organizesini iki yıl üst üste etkiledi.. Sonunda devreye Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Londra Kültür ve Turizm Müşavirliği girdi.. Ve ortaya 14’üncü Londra Türk Film Festivali çıktı..
Oldukça yoğun, aylarca süren bir çalışma gerektiren festival, ekonomik krizden de etkilendi.. Ve festivalin 160 bin sterlinlik bütçesi, İngiliz sponsorların çekilmesi nedeniyle tam yarı yarıya inerek, 80 bin sterline düştü..
Turizm ve Tanıtma Müşaviri İrfan Önal ve Festival yöneticisi Vedide Kaymak, aylardır bu festivalin mükemmel şekilde geçmesi için çalışıyor..
Festivalin ana sponsoru Pegasus Havayolları, açılış gecesinin sponsoru İstanbul 2010, Balık Arts ile Dem TV, Levenes Solicitors Bürosu, Kavaklıdere ve Beko’nun da katkıları birleşerek, festival gerçekleştirildi..
Film galası olur da kırmızı halı olmaz mı ?
Türk Film Festivalinin 14’üncüsünde bir ilk yaşandı ve konuklar salona, kırmızı halılardan geçerek girdiler.. Katılanlar arasında tanıdık, bildik isim, yüz çoktu..
Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan ve eşi Bernev Alpogan, Başkonsolos Bahadır Kaleli ve eşi Siyasi Müsteşar Serra Kaleli, İşçi Partisinden milletvekili adayları Ayfer Orhan, Funda Pepperell..Yine İşçi Partisinden Avrupa Parlamentosu milletvekilliğine aday Nilgün Canver..
İngiltere Türk Dernekleri Federasyonu Başkanı Şener Sağlam..
Dünya çapında ünlü bir isim, piyanist Gülsin Onay.. İngiltere’nin eski Ankara Büyükelçisi Timothy Daunt ve eşi Lady Daunt, ünlü yazar Moris Farhi, Kıbrıslı sanatçı Sümer Erek, şair Mehmet Yaşin..
Festival için Türkiye’den gelen Türsak Başkanı Engin Yiğitgil, Başkan yardımcısı Serap Engin, Georgetown Üniversitesinden Ercüment Akman, açılış gecesi sponsoru İstanbul 2010 adına Nuri Çolakoğlu... Yönetmenler, başta Kıbrıs asıllı Derviş Zaim , Hüseyin Karabey, Rıza Baloğlu, Baran Seyhan, Biket İlhan, Esra Özçelik, Mehmet Ergin..
Açılış filmi “Gitmek- My Marlon and Brando”nun aktrisi Ayça Damgacı..
Kırmızı halıda flaş üzerine flaş altında, en çok ilgiyi gören Türk aktris Ayşe Tezel..
Her köşede bir ünlü.. Film sanayinin beşiği İngiltere’nde başkent Londra’da, Türk sinemasının bu önemli gecesinde buluşuyordu..
Londra’da yaşayan Türkleri, Türk yapımı filmlerle yılladır buluşturan, ünlü , ödüllü yönetmenleri ve filmlerini başkente getiren Festival, artık Londra Kültür takviminin de önemli bölümlerinden biri halinde..
14 gün boyunca 21 film izleyeceğiz.. 6 değişik belediyede, 6 değişik sinemada 100’e yakın sunum olacak.. Yönetmenler, halkla biraraya gelip, sorularını yanıtlayacak..

Sanatsız yaşam, toplum olmayacağı apaçık..Tiyatro, sinema, opera, bale, konserler ancak benim, sizin ilgimiz, onları izlememizle ayakta kalabiliyor.. Salonları doldurmaya gayret edelim..
Hint sinemasıyla yarışacak boyuta gelen Türk film sanayi, bugün dünya sinemasına damgasını vurmuş durumda.. Venedik’ten Cannes’a, Locarno’dan,San Sebastian’a, Montreal’den Toronto’ya ödüller alan sinemamız, Avrupalılara erişmeye, yarışmaya devam ediyor..
Kırmızı halılar, bundan sonra daha çook serilecek..
Bu haber 180 defa okunmuştur

:

:

:

: