İskoçya referandumu kalp kıracak mı?

Duygu Amber Yaklaşık bin yıldır İskoçya’nın bağımsızlığı için mücadele eden İskoç Halkı, 18 Eylül Referandumu ile kendi kaderini tayın edecek.

Konuk Yazar Duygu Amber

Duygu Amber Yaklaşık bin yıldır İskoçya’nın bağımsızlığı için mücadele eden İskoç Halkı, 18 Eylül Referandumu ile kendi kaderini tayın edecek. Referandumun propaganda yöntemi daha çok görsel efektler. “Evet ve Hayır” arasındaki mücadele, renklerin savaşımı biçiminde sürüyor. Bağımsız İskoçya yandaşlarının seslerinin daha gür çıkması, referandum sonucunun, “Hayır” çıkma olasılığından ileri geliyor. Çünkü, İskoçya’nın bağımsızlığının önünde ciddi engeller var. Yüzlerce yıldır süren bağımsızlık mücadelesinin önü, kapitalist emperyalist pragmatik anlayışla kesilmiş durumda. Pragmatist İskoç milliyetçiliğinin bağımsızlık hedeflerine ulaşması zor görünüyor diyebiliriz. İngiltere Başbakanı David Cameron, İskoçya'nın bağımsızlık kararı vermesi durumunda, 'kalbinin kırılacağını” açıklaması, büyük gibi görünen istemlerin, küçük ve değersizliğini açıklamaya yetiyor. Yüksek maliyetleri olacak küçük hesapların tutmayacağı şimdiden görülüyor. İskoçya’nın bağımsızlığı, Britanya üzerindeki pek çok sorunu yeniden siyasileştirmekle kalmaz, yeni sorunları da beraberinde getirebilir. Birleşik Krallığı oluşturan yapı taşları yerinden oynayabilir. Bu durum ortaya çıkabilecek “küresel” zafiyetler, Britanya adasına vahim sonuçlarıyla döneceğini tahmin etmek zor olmaz. İngiltere’nin İktidar ve muhalefeti 'Birlikte Kalalım' (Let's Stay Together) önerilerini, “birleştiren bağlarla' desteklemeleri, İskoç milliyetçilerinin ayrışan manevi değerlere vurgu yapmaları, milliyetçilerin işlerinin pek de kolay olmadığını gösteriyor. İngiltere Birleşik Krallığı ve Birleşenleri. Britanya da kapitalizmin, köle ticareti ve yoksul ülkelerin zenginliklerinin yağmalanması ile başlayan sömürge savaşları, Büyük Britanya krallığını emperyalist bir güç haline getirdi. Dünyanın yaşayan en eski ve güneş batmayan imparatorluğu, sömürgecilik mirasından kalan, önemli sorunlarla karşı karşıya. İngiliz Krallığının “büyük gücü” her geçen gün daha fazla eriyor. İskoçya’nın bağımsızlık isteminin ayrılıkla sonuçlanması, Birleşik Krallığın gücü üzerinde çok ciddi etki yapacağı çok açık. Bu endişeler sonucu, pragmatist “birlikte daha iyi” (better together) söylemi, Birleşik Krallığın gücünü korumada en büyük savunma silahı olduğu daha iyi anlaşılıyor. İskoçya’nın bağımsızlık isteği, Büyük Britanya’nın yönetim büyüsünü bozucu bir rol oynuyor. Kraliyet, büyünün bozulması durumunda, kötülük cinlerinin ortaya çıkabileceği anımsatılıyor. Merkezi devlet, daha çok algısal dürtüklemeler yapılıyor. En çok dürtüklenen algılar; kaynakların paylaşımı, para birimi, ekonomik yararlar, güvenlik, sağlık ve AB ile ilişkiler gibi pragmatik ve sıradan herkesi ilgilendiren konular. İngiliz merkezi devleti, hükümeti, parlamentosu ve muhalefeti, “birlikte daha iyi” hedefi içinde, birleşik krallığın küresel gücünü sürdürmenin önemine dikkat çekiyor. İngiliz iş çevreleri, önemli şahsiyetler, aydınlar, bilim insanları ve sanatçılar, İskoç milliyetçilerine karşı, krallığın yönetim büyüsüne uygun tavırlar sergiliyorlar. Eski NATO Genel Sekreteri İskoçya'nın bağımsızlığı dünyada belirsizlikleri arttıracağı savı ile İskoçya’nın bağımsızlığını Batı için 'dehşet verici' ilan ediyor. Shell Britanya Genel Müdürü, bağımsızlık tartışmasının 'İskoçya halkının kararı' olduğunu söylediği halde, bu düşüncesini yadsırcasına, 18 Eylül'de yapılacak referandum sonucunun 'Evet' olması, “dünyanın istikrarını tehdit” edeceği ve “ İskoçya'nın Britanya'nın parçası olarak kalmasını istediklerini” söylemesi, önemli bir tehdit biçiminde yansıdı. Bu tehtitler, BP'nin (British Petroleum) yönetim kurulu başkanı Birleşik Krallığın 'devamlılığı ve istikrarına' değer verdiklerini söylemi ile sürdü. Arkasından, İngilterenin en önemli bankalarından, Lloyds ve Barclays gibi finans kapital grupları, İskoçya’nın bağımsızlığının, “kendi şirketleri için risk potansiyeli taşıdığını” açıkladı. Ayrılmanın yaratacağı sonuçları bazı akademisyenler, bağımsızlık kararı çıkması halinde, İskoçya'daki bağımsızlık karşıtlarının 'kimlik krizi' yaşayabileceğini öne sürdüler. Bazı bilim insanları, sanatçılar, “Beraber Daha İyi (Better Together)” kampanyasına destek vermeye devam ediyor. Kamuoyunu derinden etkileyen bu açıklamalardan sonra, İskoçya Milli hükümet sözcüsü, “hali hazırda 40 bağımsız ülkede faaliyet göstere bir şirket... Zengin doğal kaynaklarını kendisi kontrol eden bağımsız bir İskoçya, uluslararası şirketler ve diğer sektörler için cazip ve istikrarlı bir ortam sunacaktır' açıklaması yaparak, küresel güçlerin endişelerini gidermeye çalıştı. İskoçya’nın Ayrılma Gerekçeleri; Ekonomi ve Tarihsel Miras. İskoçya’nın bağımsızlığını savunan İskoç Milli Parti (SNP), “Merkezi hedef bağımsızlık” diyor. İskoçya halkı üzerindeki varlığını güçlendirme peşinde. Hali-hazırda, İMP’ni İskoç parlementosunda 69 sandalyesi var. Bu sayısı ile İMP (SMP), yerel parlamentoda, merkezi iktidar partilerinin toplamından daha fazla sandalyeye sahip. İskoç Milli Partisi, “milletin umutlarını gururla taşıma” biçiminde tanımladıkları rolün, manevi yanına daha fazla vurgu yapıyor. İskoçya’nın bağımsızlığının her alanda iyi olacağını öne sürüyor. İMP’nin lideri, Birleşik Krallıkla olan ilişkisini, kölece bağımlılık, 'shackles' biçiminde tanımlıyor. İngiltere ile olan tüm ilişkilerini sıfırlamayı, bağımsızlıklarının “fıtratı” olarak algılamaları dikkat çekici. İskoç ayrılıkçılar, referandum süresince, 1300’lü yıllarda başlayan başkaldırıya önderlik eden William Wallace’yi daha fazla öne çıkarıyor. “Ulusal kahraman” olarak gördükleri William Wallace, gerilla tipi baskınlarla İngiliz krallığına karşı savaş açar, yenilir ve kaçar. Tekrar İngiltere’ye döndüğünde, sıradan bir vatandaş gibi yaşamak ister. O zamanlar, ilk evlenen herkes, karısının ilk gece hakkını (primae noctis) krala vermek zorundaydı. Bu zorba gelenek nedeniyle, William Wallace gizlice evlenir. Daha sonra yakalanır ve idam edilir. William Wallace’ın başı Londranın en önemli köprüsü üzerine konur, gövdesi ise şehir şehir dolaştırılır, teşhir edilir. Kahramanının öyküsünü 1995 de Mel Gibson'un yönettiği ve başrolünü oynadığı Cesur Yürek; ( Braveheart), filminde anlatılır Bağımsızlığın Birleşik Krallık açısından yaratacağı sonuçlar. İskoçya’da, 16 yaşın üzerindeki herkesin oy kullanacağı referandum sonucunun “evet” olması halinde, İngiltere’nin iç ilişkileri çok ciddi kırılmalara yol açabilir. Bugüne değin sürdürdükleri istikrar içinde refah politikaları, çok ciddi açmazlarla karşı karşıya kalabilir. Çözülmüş gibi görünen, baskı altındaki sorunlar yeniden ortaya çıkabilir. Uzun bir savaşın ardından bastırılan Kuzey İrlanda sorunu yeniden siyasileşebilir. Şimdilik zayıf olan Galler bölgesinde de yeniden huzursuzluk başlayabilir. İlk planda ateş alabilecek olan iç ilişkiler bunlar. İç ilişkilere paralel gelişebilecek sorunların başında; daha önceki referandumda, “beraber Daha İyi” (Better Together) kararı yönünde oy kullanan, Avusturalya da ayrılık şarkısı yeniden çalmaya başlayabilir. İngiltere hala “güneş batmayan bir imparatorluk.” Çok çeşitli örgütlenmeler ve ilişkilerle pek çok ülke üzerinde göreceli bağımlılık ilişkilerini sürdürüyor. İskoçların bağımsızlık kararı vermeleri, “Commonwealth” üyesi ülkeler üzerindeki Kraliyet ağırlığı ciddi sarsılmalara yol açabilir. Örneğin, Falkland krizi yeniden doğabilir. Güney Kutbunda pek çok adadan oluşan Falkland, 1982'de Arjantin'in adalara asker çıkarması ile başlayan savaş, Margaret Thatcher’ın zaferi ile sonuçlanmıştı. Bu zafer, Pirus Zaferine dönüşebilir. Çünkü Arjantin Falkland adalar üzerindeki egemenlik haklarından vazgeçmediğini her ortamda dillendiriyor. Dünya devleti, dünya liderliği, palavra bir söylem değil. Tüm devletler, ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel güçleri oranında dünyada etkili olunabiliyor. Büyüklük, din ve etnik köken ayrımının ötesinde, egemenlik haklarını doğru kullanma, dost ve müttefikler arası ilişkilerle sağlanabilir. İngiltere küresel gücünü, -devlet-ulus- çıkarları yönünde kullanmayı başardı. İngiltere’nin uluslararası planda elde ettiği zora dayalı kazançlarına karşın, Türkiye’nin yüzlerce yıllık tarihi ve yurttaşlık bağlarının olduğu Kıbrıs, başından beri Batılı devletlerin pazarlık masasında “müzakere” ediliyor.
İskoçya bağımsız olursa, para birimi önemli bir ayrılık noktası. İskoçlar, Euro’ya sıcak bakmadıkları gibi, İngiliz para birimini kullanacaklarını söyleseler de, İngilizler “o olmaz” diyor. Yani Sterlini para birimi olarak kullanamayacaklarını açık açık söylüyorlar. Ekonomik alanda İskoçları cesaretlendiren en önemli konu, Kuzey Denizindeki gaz ve petrol yatakları. İskoçlar bu zengin kaynaklar ile dünyanın en zengin ülkesi olabilecekleri hayalini kuruyor. Petrol ve gaz yataklarını bağımsız işletmenin avantajlarını kullanarak, yaratacakları ekonomik gelişme ile dünyanın en gelişmiş ülkesi olacakları savını, İskoçya’nın bağımsızlığının en önemli malzemesi yapıyorlar. Bir bütün olarak Birleşik Krallık, “Kuzey Denizi'nin bir Britanya başarısı olduğunu, petrol ve gaz endüstrisinin 'Britanya'nın geniş omuzları' üzerinde taşınması gerektiğini” iddia ediyor. Bağımsızlık durumunda, İngiltere ile sınır ilişkileri ve AB üyeliği tartışma konuları arasında. Bağımsızlık kararı verilmesi halinde, İngiltere elindeki kozları kullanacağını şimdiden ilan ediyor. İskoçya’nın bağımsızlığı durumunda, AB ile ilişkilerde yeni bir devlet olarak, yeni müzakere sürecine yol açacağını ve bunun da yeniden başa dönmek ve yıllarca üyelik müzakeresi yapmak zorunda kalınacağı bir başka endişe konusu, Birleşik Krallık ile İskoçlar arasındaki tartışmalarda önemli bir konu da; Vanguard denizaltılarında taşınan Trident füzeler konusu. İngiltere hükümeti, İskoçya bağımsızlığını ilan etse de, nükleer sistemin yerinden kaldırılmayacağını söylüyor. İskoçya hükümeti ise Trident'in 2020 yılı itibarıyla kaldırılacağını, İskoçya topraklarında nükleer silah bulundurulmayacağını, yazılı bir anayasa ile garanti altına alınacağını söylüyor. Uzmanlar, bu takdirde, İskoçların “Evet” oyu kullanması halinde, Birleşik Krallık 1830'lardan bu yana en büyük anayasal krizi yaşayabileceği kanısındalar. 18 Eylül referandumu, getirileri ve götürüleri ile avantajlar ve oluşabilecek riskleri ile halkın iradesi belirleyici unsur olacak. 18 Eylül’de emperyalist bir ülkede bir halk, “kendi kaderini tayin hakkı” yönünde karar verecek.

Bu haber 219 defa okunmuştur

:

:

:

: