Son iki gün, zaman ve ortak açıklama vurgusu...

Kıbrıs sorunu bir şekilde sonlanmalı.
Kıbrıs sorunu bir şekilde sonlanmalı.
Bu konu artık son noktasında, adanın iki tarafı ya bu işi bir ortaklıkla birleştirecek, ya da bu iş olmuyor deyip birleşmeden tamamen ayrılacak.
Benim önceliğim, ne başka ülkelerin çıkarlarıdır, ne de güneyin istekleri.
Öncelik, yıllardır bu soruna bağlı yaşayan, bu sorunun tüm olumsuzluklarını hem içsel, hem de uluslar arası platformlarda önünde bulan Kıbrıslı Türklerin, bu şartlardan bir an önce kurtulmasıdır.
İçinde bulunduğumuz haftaya önemli olaylarla merhaba dedik.
Salı günü, Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu adaya günü birlik bir ziyaret gerçekleştirdi.
Bu ziyaretin Salı günü olması önemliydi.
Çünkü aynı günün akşamı, iki lider Derviş Eroğlu ve Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un, Kıbrıs Özel Danışmanı EspenBarthEide’nin verdiği yemekte bir araya geleceklerdi.
Ve hemen ertesi gün, yani Çarşamba günü iki ay aradan sonra liderler yeniden müzakere masasına oturacaklardı.
Çarşamba günü yapılan görüşmede, özel danışman Eide, taraflardan şubat ayında ortaya çıkan ortak metni, ikinci aşama olan bir başka anlaşmayla teyit etmelerini istedi.
Özel danışman Eide’nin bu isteği kabul gördü.
Eide, ciddi, soğuk kanlı ve disiplinli kişiliğiyle tanınıyor.
Ekonomiyle ilgili görev yaptığı platformlar var.
Dolayısıyla, Kıbrıs sorununa sadece siyasi yönden değil, diğer yönlerden, özellikle de ekonomi yönünden de yaklaşıyor.
Konuyla ilgili sorunlara tek yönle bağlı kalmayarak, alternatif yaklaşım yollarını da deniyor.
Her BM temsilcisi değiştiği zamanlarda olduğu gibi, taraflarda bir heyecan ve motivasyon yarattı.
Türkiye Başbakanı Davutoğlu’nun ziyareti, liderlerin yemeği ve arkasından gelen liderler görüşmesi, aynı tablonun parçaları olarak kabul edilmeli.
Türkiye’nin yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu daha ılımlı, diplomasi yönü ve dili daha pozitif bir siyasetçi.
Bunun olumlu yansımaları, Kıbrıs için de geçerli olacak ve ilerleyen süreçte bu daha da belirgin ortaya çıkacaktır.
Son iki günde yaşanan gelişmelerin ortak bir noktası oluştu.
Hem Türkiye Başbakanı Davutoğlu, hem de özel danışman Eide, artık zamanın iyi kullanılması gerektiğini ve zamanı boşa harcamanın Kıbrıs sorununa olumlu yansımayacağının altını çizdiler.
Yani ilelebet bu iş sürmemeli, tarafların duruşu, esnekliği, kırmızı çizgileri az çok ortada, bunu zamana yaymanın ve oyalamanın anlamı da faydası da yok.
Ve “ortak açıklama” noktasına Davutoğlu da, Eide de bağlı kalınması çağrısını yineledi, bu da önemli bir vurgudur.
Bu sürecin altı çizilecek iki noktası var;
Zaman unsurunun ve ortak açıklama metninin iki taraf için de ciddiye alınması, önem verilmesi ve bu anlamda gerekenin yapılması.
Bu gelişmeleri müzakereci Kudret Özersay’la ADA TV de konuştuk.
Ortak metin konusunda Kudret hoca şunları söylüyor;
“Şubat ayında yapılan ortak açıklama bir nevi belgedir. Kıbrıs sorununu hangi temelde çözeceğimizi tarif eder. Çözümün ana hatlarını ortaya koyar. Yetkilerin kurucu devletlerde olacağını, referanduma nasıl gidileceğini, egemenliğin nasıl düzenleneceğini içeren ortak açıklamadır. Orada, yapılandırılmış bir müzakereden bahsediyor olmasına rağmen, bunun daha somut bir hale dönüştürülmesini o tarihten bu tarihe göremedim.
Ortak açıklamanın kendi içinde bazı unsurları var ki, onlar gerçek anlamda kazanım. Bir önceki Kıbrıs Rum liderliği döneminden ele alırsak, Hristoftyas’ın kabul etmediği bazı artık yetkiler prensibi, ortak açıklamanın içerisinde var. Yani federasyona verilen yetkilerin dışında kalan bütün yetkiler, kurucu devlete kalacak. Tek uluslararası hukuk kişiliği yazıyor ama onun dışında tek egemenliğin Kıbrıslı Türkler ve Rumlara eşit olacağı da belirtiliyor. Çözümün nasıl bir çözüm olacağı ile ilgili genel prensipleri ortaya koyan bir açıklamadır Şubat’taki ortak açıklama.”
Tablo ortada, zaman ve ortak açıklama, sorunun çözümü için belirli olan iki argüman.
Ortak açıklamayla zemin belli, zaman geçtikçe durumun zorlaştığı ve kalıcılaştığıda belli, ya çözüm için radikal adımlar atılacak, ya da Kıbrıs’ta radikal gelişmeler kaçınılmaz olacak.
Bu haber 416 defa okunmuştur

:

:

:

: