Kahkahalarla ağlıyorum

Edebiyat... Hayatımızın anlamı bize yol gösteren, ışık tutan, bizleri aydınlatan bir güneş.



































Edebiyat... Hayatımızın anlamı bize yol gösteren, ışık tutan, bizleri aydınlatan bir güneş. Edebiyatın yolunda ilerlemek, edebiyatla yoğrulmak, izlerini taşımak, yaşananları var etmek, ölümsüzleştirmek, bir insanın yüceliğinin göstergesidir. Son zamanlarda çok değerli aydınlarımız, sanat ruhlu insanımız, yaşananları, yaşadıklarını altın harflerle sayfa sayfa kitaplara döktüler. Ardarda gelen bu kitaplar bir çok olaya ışık tuttu. Çok güzel bir yürek, kutsal nitelik taşıyan insanlığı aydınlatan, yetiştiren, toplumlara kazandıran en değerli meslek. Sevgili Ahmet Kondoz... O bir öğretmen. Hayatını sahnelere adayan, içi kan ağlarken sahnede herkesi kahkahalara boğan güzel yürek. Birkaç gün önce kendi hayatından, yaşadıklarından ölümsüzleştirdiği kitabı ile bir o kadar gündeme geldi. Hayat bir pinan... İnsanın kendine güveni, inancı, disiplini, titiz ve azimli olması akıl gücü ile başaramayacağı hiçbir iş yoktur. Ünlü düşünür Herbert Kaufman der ki: amacınız için yeterince hırsa sahip olamadığınız sürece başarısızlıklarınız başarınızı erteler... Azimli olma alışkanlığı ise başarılı olma alışkanlığını getirir.
Şuanda elimde imzalı çok güzel bir kitap var “Kahkahalarla Ağlıyorum” Fahriye Özay'a bir ömür dudaklarından kahkahaların bitmemesi dileklerimle...Kitabı okudukça sürükleyici, zaman zaman güldüren, zaman zaman içinizde derin acı hissettiren anlamlı, düşündürücü, öykü yüklü sözcükler... Kitap önsözünde şöyle diyor “birçoğumuz bir şeyleri anlatırken hep benim hayatımı anlatmaya kalksam roman olur diye başlarız söze. Bende kısacık ömrümüzde herkes gibi yaşadığım acı ve tatlı anılarımızdan yola çıkarak kendi yaşadıklarımı dolayısı ile hayatımı anlattığım anılarımı kaleme aldım... Beni yakından tanıyanların dışında sahnelerden görerek veya başkalarından duydukları ile fikir yürütmeleri en güzeli yine de kendimin beni anlatabileceğime inanarak duygularımı aktarmaya çalıştım. Toplumumuzun kendileri gibi olmadıklarını görüp düşündükleri için bazı kişileri ötekileştirdiklerini gözlemledim. Böyle bir ortamda farklı olmanın çocukluktan yetişkinliğe dek kişi üzerinde ne büyük baskı ve duygusal etkileri olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim. Hayatımızda siyah ve beyaz renklerin olduğu gibi daha birçok renklerinde yer aldığını bilinci ile insanların birbirleri ile saygı, sevgi, hoşgörü içerisinde yaşamanın ömür denilen kısacık yolculuğu hep bu duygularla tamamlamanın güzelliğini kavrayarak ve birbirlerini anlamaya çalışmakla başlanabileceği kanısındayım. Bu neden ile ailelerden başlayarak çocuklara insan ve hayvan sevgisini vermenin yanı sıra saygının temelinin de öğretmen olduğuna inanmaktayım. Önyargıların olmadığı mutlu bir gelecek için mutlu insanların oluşturduğu, açlığın ve savaşların olmadığı dünya barışının var olduğu bir ortamda yaşamanın güzelliğine varmak umuduyla... Bir öğretmenin kaleminden çıkan her bir sözcükte elbette ders alınmalı. Çocukları yetiştirirken önce başöğretmenleri olan annelere çok büyük görevler düşer. Sağlıklı bir nesile sahip olmanın anahtarı sevgiden, saygıdan geçer. Sevgili Ahmet Kondoz (sahne adı Dilruba Sultan) kaleme aldığı kitabı ile bir çok insanın nedenli zamanlarını boşa geçirip önyargıları ile sevgiden saygıdan yoksun olduklarını anlayacaklarını inanıyorum. Sevgili Ahmet Kondoz, bir daha dünyaya gelirsem tekrar öğretmen olarak gelmek istediğini vurguluyor. Öğretmen olabilmek kutsallıktır. Kitabın herbir bölümü beni çok etkiledi. Özellikle karışık duygular başlıklı anlatımı ağlattı... Sevgili Ahmet Kondoz eline yüreğine sağlık... Birçok kitaplara imza atarak ve sahne hayatında sonsuz başarılar dilerim... Sizi seviyorum
Bu haber 4472 defa okunmuştur

:

:

:

: