Başbakanlık Denetleme Kurulu” denen ucube tekrar mı geri dönüyor?

Geçtiğimiz haftalarda hükümetin bir yıllık icraatını açıklamak üzere gerçekleştirilen basın toplantısında maalesef Başbakanlık Denetleme Kurulu ucubesinden de bahsedildi.
Geçtiğimiz haftalarda hükümetin bir yıllık icraatını açıklamak üzere gerçekleştirilen basın toplantısında maalesef Başbakanlık Denetleme Kurulu ucubesinden de bahsedildi.
Başbakan Yorgancıoğlu, yolsuzluklarla mücadele konusundaSayıştaylık sisteminin çok yavaş çalıştığını ve iki yıl geriden geldiğini kaydederek, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun yeniden oluşturulması konusunda karar verdiklerini anlattı.
Başbakanın açıklamalarını iki açıdan talihsiz açıklama olarak değerlendiriyorum. Birincisi Uluslararası anlamda kabul edilebilirliği ve belirli misyonu olan Sayıştay ile Başbakanlık Denetleme Kurulu arasında dağlar kadar fark vardır. Bu çerçevede, Başbakanlık Denetleme Kurulu gibi bir ucube Afrika’da bile Sayıştay’ı ikame edemez. Bu konuda Başbakana gerekli bilginin Danışmanları(varsa) tarafından verilmesi gerekmektedir.
Öncelikle Sayıştay, Başbakana rağmen denetim yapan, devleti yönetenlerin yaptığı işleri hukuki, mali ve performans hedefleri açısından denetleyen ve onların şeffaf ve hesap verebilirliğini motive eden en önemli kurumdur. Modern her ülkedeki Sayıştay Uluslararası Sayıştaylar Birliği'nin (INTOSAI) ortaya koyduğu esaslara göre denetim misyonunu yerine getirir. Bu çerçevede, INTOSAI Uluslararası Yüksek Denetim Kurumları Standartları’nı çıkararak “Kurucu İlkeler”, “Yüksek Denetim Kurumlarının İşleyişi İçin Ön Koşullar” ve “Temel Denetim İlkelerini” ilan eder. Bu esaslar içinde başta gelenler Sayıştay müessesinin bağımsızlığı, mali ve idari özerkliği, Saydamlık ve Hesap Verme Sorumluluğu İlkeleri, Etik Kurallar, Yüksek Denetim Kurumları İçin Kalite Kontrolü, Devlet Denetiminde Temel Prensipler, Devlet Denetiminde Genel Standartlar ve Etik Öneme Sahip Standartlar, Devlet Denetiminde Alan Standartları ve raporlama standartlarıdır.
18/1978 sayılı Sayıştay Yasasının 5(1) maddesine göre Sayıştay bağımsız bir kuruluştur. Başkan ve iki üye tarafından yönetilir ve meşru bir gerekçe olmadan görevden alınamazlar. Yani Sayıştay hiçbir kurumdan talimat alamaz. Bazı istisnalar haricinde Sayıştay devletin tüm kurumlarını denetler ve sonuçları Cumhuriyet Meclisine gönderir, ilgili kurumlarla paylaşır ve/veya yargıya havale eder.
Başbakanlık Denetleme Kurulu ise tamamen ucube olarak kurulmuş ve yasası gereği Başbakan için denetleme yapar ve Başbakanın izni haricinde hareket edemez. Üyeler başbakanın iki dudağı ile göreve gelir ve herhangi bir zamanda iki dudağı ile görevden alınır. Bu açıdan bir denetim kulundan öte baskı ve tehdit aracı haline gelebilir. Benzer gerekçeler ile sadece ben değil hukukçu CTP-BG milletvekili Tufan Erhürman da bu ucubeye yüksek perdeden karşı çıkmıştı. Bu ucube tekrar gündeme gelirken Sayın Tufan Erhürman’ın ortaya koyacağı argümanları merakla ve endişe ile bekliyorum. Ayrıca, Sayıştay eski Başkanı ve CTP-BG Meclis üyesi İsmet Akim’in de bu konudaki görüşleri kayda geçecektir.
Bu kurullun ne denli ucube olduğu ve denetim kavramı ile tamamen çelişir durumda siyasi otoriteye bağlı olduğunu daha iyi anlamak için aşağıdaki yasa maddelerine göz atmak yeterlidir. 7/2010 Sayılı Başbakanlık Denetleme Kurulu (Kuruluş, Görev Ve Yetkileri) Yasasına göre 4(2) Kurul, doğrudan Başbakanlığa bağlı olarak çalışır ve bir başkan ile dört üye ve yeterli sayıda teknik personelden oluşur. 6(5) Gerekli görülmesi halinde araştırma, inceleme ve denetimlerle ilgili ve suç delili olması muhtemel belge, kayıt ve defteri, durumları açıklık kazanıncaya kadar alıkoyar ve gerekenleri kovuşturma yapan makama ve/veya adli mercilere iletilmek üzere Başbakana sunar. 9(1) Başkan, üyeler ve görevlendirilen teknik personel, araştırma, inceleme ve denetime ait bilgi ve belgeleri, bu Yasada belirtilen makamlar hariç başkaları ile paylaşamaz ve bunlardan çıkar sağlayamaz.
Başbakanın talihsiz açıklamalarından bir diğer ise Sayıştay Başkanlığının yavaş çalışmasını gerekçe göstermesidir. Bu açıklama sistemi gerekçe göstererek istifa etmekle bir nevi eşdeğerdir. PEKİ SAYIŞTAY GİBİ DEVLETİMİZ DE YAVAŞ İŞLEMEKTEDİR. KKTC DEVLETİNİN YERİNE DE UCUBE BİR OLUŞUM DÜŞÜNÜLÜYOR MU? DİYE SORMAMA LÜTFEN KİMSE KIRILMASIN?
BİR DÜNYA GERÇEĞİ OLAN SAYIŞTAYI SİYASETİN SİNSİ TUZAĞI BİR UCUBE İLE İKAME ETMEDEN ÜNCE HÜKÜMET EDENLERE DÜŞEN BU YAVAŞLIĞIN NEDENİNİ ORTAYA ÇIKARIP KURUMU HIZLANDIRMAKTIR:
Sayıştay’ın yavaş işleme nedenlerini ortaya çıkarmak için aşağıdaki başlıca soruları yöneltmek yeterlidir:
• Sayıştay’da görevlerini yapmayı baskı altına alıp yavaşlatan mali ve idari özerklik sorunu mu var?
• Sayıştay’da üye sayısı yetersiz mi?
• Sayıştay’da denetçi sayısı yetersiz mi?
• Sayıştay denetçilerinin eğitim ve tecrübe eksikliği mi var?
• Sayıştay’ın görev ve yetkileri ile ilgili yasal engeller mi var?
• Sayıştay’ın tespit ettiği suç unsurları için ceza olgusu yok mudur?
• Tespit edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin gereğini yapmada Cumhuriyet Meclisi ve/veya Savcılıkta tıkanma mı var?
• Sayıştay çağdaş denetim türlerinden biri olan performans denetimi gibi denetim türlerinden yoksun mudur?
• Tespit edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklerin gereğini yapmada yargı mı yavaş işlemektedir?
• Her şeyden önemlisi yukarıda vurguladığımız INTOSAI’nin ortaya koyduğu ilkeler ışığında Sayıştay yetkilileri ve diğer paydaşlar ile istişare edilip Sayıştay’ı hızlandırmak için gereken yapıldı mı?
SON SÖZ: BİR YANLIŞI MAZARET GÖSTEREK VAHİM BİR HATA YAPMAYI MEŞRU KILAMAZSINIZ.


Bu haber 509 defa okunmuştur

:

:

:

: