Daha kaç kişi ölmeli?

Günlerdir işçi ölümleriyle ilgili haberler yazıyoruz. Gün geçmiyor ki bir eve ateş düşmesin…
Günlerdir işçi ölümleriyle ilgili haberler yazıyoruz. Gün geçmiyor ki bir eve ateş düşmesin… Toplumun ilgisiz kesimlerinde sanallaşmaya yüz tutmuş bir olgu haline geldi iş kazaları.
Elle tutulur bir yasamız var elbet ancak işverenler bunlara ne kadar uyuyor soruşturulmalı. Araştırılmalı. Bu insanlar günde 30 40 TL’ye canlarını ortaya koyuyorlar. Neden? Ekmek kavgası derdine… Günün sonunda alnının teriyle kazandığı o parayı evine götürebilmek, çocuklarına yedirebilmek için canı pahasına çalışıyor insanlar. Kim koruyacak bu insanları? Kim koruyor?
İş sonuçta olur canım böyle kazalar diyerek geçiştiriliyor ölümler… Kaç eve ateş düştü, kaç çocuk babasız kaldı. Üstelik yasa var! Yasa işverene çalışanını koru diyor. Emekçine sahip çık diyor. İşverenleredir bu sözüm, çalışanlarınızın haklarını koruyor musunuz? Emekçinize saygı duyuyor musunuz? Bir insan öldüğünde emekler, hayaller, umutlar, ekmek ve gelecekleri de ölüyor…
İşçi ölümleri daha nereye kadar görmezden gelinecek peki? Kim buna dur diyecek? Geçtiğimiz haftalarda yaşanan bir iş kazası sonucu yine bu satırlarda aynı konuyu konuşmuştuk. Ne hazindir ki yazının ardından 4 gün sonra yine bir iş kazası sonucu ölüm gerçekleşti. İnsan canı, bu kadar ucuz mu? Her ölümü kazadır, kaderdir diye geçiştirirken, emekçisine çalışırken yeterli güvenlik imkanı sunmayan işverenler başlarını yastığa rahat koyabilir mi? En rahat yastık vicdandır… Sizin vicdanınız rahat mı?
Bu konuda caydırıcı tek bir makam var, o da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. İşyerlerindeki iş güvenliğine uygunluğu düzenli olarak denetledikleri ve caydırıcı cezalar uyguladıkları takdirde –ki yasa da bunu der- o zaman yaşanılan ölümlere ben de kaza diyebilirim… Ancak hal böyleyken, denetimler yetersiz, iş güvenliği sıfır ve sadece patronların cebi düşünülüp, emekçinin canı hatırdan sayılmazken ben yaşanan hiçbir ölüme kaza diyemem… Aksine cinayet derim!
Hani demiş ya şair, “Biz şimdi ölsek; en fazla kahvede çaylar soğur…” diye, bundan bile beter ölümler bunlar, kimsenin çayını bile soğutmuyor… Kahvede, çaylar içilirken seyrediliyor haberler ve bir sonraki haberle unutuluyor ölenler.
Pardon, harekete geçmek için size kaç ölü lazımdı?
Bu haber 241 defa okunmuştur

:

:

:

: