Karpaz’da 19 gönüllü öğretmen

En kötüsü, kabullenmek, içselleştirmek, normalleştirmek.
En kötüsü, kabullenmek, içselleştirmek, normalleştirmek.
Bu ülkede yaşanan hiçbir şey, normal kabul edilemez, yaşadıklarımıza bir başka ülkede tanık olamazsınız.
Çünkü yaşadıklarımızın bir başka örneği yok.
Devletimiz var diyerek, bu devletin ne hale getirildiğine tanık olmak veya neden kurulduğuna şahit olmak artık çok kolay.
“Bir benzeri dünyanın neresinde var?” dediğimiz olaylar bizim için artık sıradan.
Kimse kimseye gülmesin, oh çekmesin, eleştirmesin hatta ve hatta kimse üzerinden siyaset yapılmasın.
Kimsenin, kimseye gülecek hali yok.
Sorun çok ve hepimiz ortağız.
Ama ortak olmak yerine, sanki daha farklısı mümkünmüş gibi yermek, kırmak, karalamak daha kolay geliyor.
İşte, kaybetme, çözülme, birbirinden uzaklaşma bu noktada kaçınılmaz.
Güneyle müzakereler yapılıyor, zaman zaman bu köşeden tartışıyoruz.
Paylaşım olmazsa, barış, çözüm ve ortak kazanç nasıl olacak diye.
Biz bunları kendi içimizde bile başaramamışsak ki durum ortada başkasıyla nasıl başaracağız.
Bu ülkenin kurumları, kurumlara bağlı alt yönetimler, daireler, bu ülke insanının malıdır.
Hükümetlerin buralara atayacağı görevliler, en başta halkın malına sahip çıkacak, koruyacak.
Tiyatrolar müdürlüğünde yaşanan atama olayı bir skandaldır.
Skandal sadece atanan kişinin siciliyle ilgili değildir.
Tiyatrosu olmayan bir ülkeden bahsediyoruz ki durumumuz ne kadar trajik, ne kadar utanç verici ve küçük düşürücü.
Dünyanın hiçbir yerinde toplumun malını, hapisteyken birine vermezler ve hiç kimse bu görevi bu durumuyla kabullenmeyi kendine yakıştırmaz.
İşte böyle bir ülke, böyle bir anlayış, böyle bir düzen ve dünyaya tanıyacağımız skandallarımız var.
Yazık ki ne yazık, daha fazla da bir şey söylemek istemiyorum.
Bu noktadan Karpaz’a kaçıyorum.
Karpaz bölgesi bu ülkenin en çok mağdur olan bölgelerindendir.
Adeta sorunlar yumağı, bu ülkenin her yerinde benzer sıkıntılar var.
Ama bu bölgede daha bir etkileyici ve iz bırakıcı.
Dipkarpaz Belediye Başkanı Suphi Coşkun, dobracı, samimi, içi dışı aynı olan bir insan.
Suphi Başkanla bölgenin sorunlarını ve de özellikle eğitimle ilgili beklentilerini konuştuk.
Okulda öğretmen, idari yönetim kadrosunda da eksiklikler var.
“Bölgenin Belediye Başkanı da, Başbakanı da, Bakanı da benim. Vatandaş yolda durduruyor. Hani okulumuzda öğretmen yok diye bana soruyor. Hani doktor gelmiyor diye bana soruyor. İşsizlik var, gençlere iş bekliyor. Obama olsan yetmez” diyor.
Öğretmenlikte göreve yeni başlayan bir eğitimci, önce Karpaz bölgesinde görev yapıyor.
Bir yıl sonra yolunu bulanlar buradan ayrılıp, daha başka, daha merkez okullarda görev yapmaya gidiyorlar.
Buradaki okulda devamlılık yok, her yıl yeni bir öğretmen, göreve adapte olmak, tecrübe kazanmak için geliyor.
Dolayısı ile her yıl öğretmen değişikliği yaşanıyor.
Buda okuldaki öğrencileri olumsuz etkiliyor “biz deneme tahtası mıyız?” diye soruyorlar.
En akıllı ve mantıklı şekilde sorun çözülmeli.
Mesut Dindar, Kemal Erdoğan, Leyla Sönmez psikolojik, Sinem Sönmez İngilizce, Özlem Tanışman, Fatma Tanışman, Seher Tanışman, Zehra Erkan, Burçin Hocaoğlu, Dilek Ergün, Yasemin Özbayrak, Fırat Borak, MüjganAsmacıoğlu, Ayşe Yılmaz, Münevver Gülduran, Ayten Duran, Ayşegül Akgün, Aslı Akgün.
Bölgede işsiz olan ve edebiyat, psikolojik danışman, beden eğitimi, İngilizce, Türkçe, müzik, sosyal bilgiler, okul öncesi öğretmeni mezunu on dokuz pırıl pırıl genç öğretmen bulunuyor.
Öğretmen olmayan bir okul ve o bölgede işsiz öğretmenler.
Bu nasıl bir çelişkidir, yasal olarak veya başka yönlerden sıkıntılar olabilir.
Bunları çözecek merci yok mu?
Durum buysa ne gerek var kurumlara, hükümetlere, bakanlara, diplomat ordusuna.
Her yer tıkanmış ve çözüm bekliyor.
Devlet ve olanakları sırf siyasilere ait imkanlar değil.
Bu imkanlar insanlar için, çocuklar, öğrenciler, ülke geneli, sıkıntılı bölgeler için.
Skandallarla değil, icraatlarla gündeme gelin.
İnsanınızı çaresiz, sahipsiz, bir başına bırakmayın, istenen sadece yapmanız gerekenler o kadar.



Bu haber 661 defa okunmuştur

:

:

:

: