Usulsüzlüklere takip yok mu?

Ismi ben de saklıdır. İlgili şahıs zaten olayı yargıya taşımak için kapı kapı gezip avukat aramaktadır.

Ismi ben de saklıdır. İlgili şahıs zaten olayı yargıya taşımak için kapı kapı gezip avukat aramaktadır.
Ama henüz , davacıyı samimi temsil edecek, hakkını yasalar çerçevesinde üstün bilgi ve beceri ile yürütecek bir izlenimle karşılaşmamış.
Tahmin ediyorsunuz belki muhtemel davalı nüfuzlu bir kurum ve onun hem nüfuzlu hem siyasi atanmış yöneticileri.
Ziyaret edilen avukatlar, zaman kaybı, çok uzun sürer, uğraşmayın bunlarla , gibi ifadelerle veya ödenmesi gereken masraf ve bedellere konudan daha fazla önem vererek cesaretini kırmışlar davacı adayının.
Mutlaka bu ülkede her avukat her davaya bakmaz, ama yine bu ülkede kimsenin almadığı davaları, hele konu tek kişinin değil, bir mağdur kesimin veya soyulan vatandaş ve çalışan hakları oldumu cesaretle alan avukatlar var. Davacı da onlara yöneliyor artık zaten.
Konu özetle, Yönetim Kurulu tarafından yolsuzluğa ve veya üsülsüzlüğe yönlendirilen özel sektör dışındaki bir yönetici, Yönetim Kurulu tarafından görevden alınır ve yerine Yönetim Kurulu, birçok danışılan hukukçuya göre yasal olmayan bir şekilde yeni birini atar!
Seçimler, yolsuzlukların üzerine gidilecek sözleri, yeni yönetim kurulu derken kimin nerede ne kadar yolsuzluk yaptığı veya yapmaya teşebbüs ettiği de unutulur gider. Zaten kurumdaki tecrübelilere gore yeni yönetim de eskisini aratmıyormuş atamalarla, ihalelerle, alımlarla ilgili kararlarda!
_________________________________________________________________________________
DAÜ’ye Bakanlar Kurulu’nun birkaç ay önce yaptığı 150.000 TL civarındaki araştırma katkısı ile ne araştırıldı merak etmiştik. Hatta bu araştırmanın ve bu katkının ne önceden duyurularak ne de bağlayıcı bir sözleşme yapılmadan şıp diye verilmesinin nedenini sormuştuk Milletvekillerimize.
Konuyu gündeme getirip kamuya açıklama yapacaklardı. Aylardır tıs yok!
_________________________________________________________________________________
Kooperatif Merkez Bankası soyuldu, paralar uçtu.... Herkes yok korumaları yok polisi konu ederken, yöneticilerin veya hırsızın hiç mi suçu yok dedirtircesine bu olayda kimseye sorumluluk tespit edilmedi. Öyle ya, bizdeki atanmış yönetim kurulları zaten dünyadan ve de atandıkları kurumdan bihaber, ne suçları olsun ki?
________________________________________________________________________________
Ne acaiptir ki, seçim dönemi biter bitmez herkes sus pus. Gel de inanma bu siyasi partilerin aralarında belli bir anlaşma olmadığına.
Seçimi kazanan aslan payını alır, kaybeden de sus payını. O seçim önceleri ellerde sallanan, gazetelerde yayınlanan evraklar iddialar hasır altı edilir. Iktidardakiler bildikleri tek yöntem ile hükümetçilik yaparlarken, muhalefettekiler de sessiz sessiz otururlar!
Nasıl olsa devran döner sıra onlara da döner diye!
Anlaşma zaten bu galiba, götüren götürene, yeter ki, kimse kimseyi yakmasın, ister iktidar, ister muhalefet!
Basınımız zaten eli mahkum, binbir haksız rekabetle ayakta durmaya çalışırken, otobüsün önünde durup ezilmeyi göze alamıyor.
Atla otobüse, içeride 15 yıllık konyak, Küba puroları, belki de anlı şanlı danışmanlık fırsatı varken ne işin var usulsüzlükleri eşelemekte.
Yok ama böyle gitmeyecek bu otöbüs.
Otobüse atlayanlara da bir mesaj var;
Cave ne cadas!
__________________________________________________________________________________

Bu haber 293 defa okunmuştur
  • İnce   - 21.10.2014 Her gün bir yeni hırsızlık... Sonra da battı kamu, para yok.. Bence halk mahkemeleri kurulup sorgulanmalı bu yolsuzluklar.

:

:

:

: