Gereksiz hayırcı veya evetçi kamplaşması yerine yılmadan devam!

1985 Yılından beri yürürlükte olan Anayasayı değiştirme girişimi maalesef başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
1985 Yılından beri yürürlükte olan Anayasayı değiştirme girişimi maalesef başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Neticede belli bir grubun inisiyatifinde başlayıp Meclisteki dört partinin onayı ile referanduma giden Anayasa değişikliğine Kıbrıs Türk Halkı “HAYIR” demiştir. Peki bu aşamadan sonra ne yapılmalıdır?
Halkın verdiği “HAYIR” yanıtı sonrasında izlenecek birçok yol olabilir. Ancak tek bir şey yapılmamalıdır. “SIRÇA KÖŞK” VE “ELİTİST” BAKIŞ AÇISIYLA HALKI SUÇLAMAK YAPILMAMASI GEREKEN BAŞTA GELEN ŞEYDİR.
Bazılarının yaptığı gibi, halkın zekası ile alay etmek, kendilerini alemin akıllısı sanmak, hukuku ben bilirim başkası anlamaz egosuna kapılmak, halk anlamadan veya okumadan guduru hayır dedi gibi saplantılara kesinlikle kapılanmaması gerekmektedir.
Kıbrıs Türk halkının “HAYIR” yanıtını iyi analiz edip özeleştiriden başlamak “HAYIR” karşısında yapılabilecek en hayırlı iştir.
Öncelikle Meclisin altın çocuklarının önderliğinde hazırlanan ve tüm siyasi partilerin evet demesi sonrası eğer halk size güveni yorsaydı okumadan dahi evet diyebilirdi. Demek ki, halkın size güveni kalmamıştır. Üstelik halk meclis dışındaki bazı hukukçulara daha fazla güven duymuş olabilir. DOLAYISIYLA, ÖNCELİKLE HALKIN SİZLERE NEDEN GÜVENMEDİĞİNİ SORGULAMANIZ GEREKİYOR?
Halkın “HAYIR” yanıtını hissi olarak yorumlamadan önce Türkiye’de olduğu gibi halka yönelik bilimsel araştırma yolu ile “HAYIR” yanıtının nedenlerini belirleyin ve ona göre yapılacak yeni anayasa için tavır belirleyin.
Yeni Anayasa değişikliğine başlamadan önce her türlü hissi ve reaksiyonel yaklaşımdan kurtularak bilimsel bakış açısı belirlenmelidir.
• Öncelikle Anayasa değişiklik nedenini net olarak ortaya koyunuz. Eğer değişikliklerin nedeni “HALKIN YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAK” ise yapacağınız her değişikliği bu bağlamda gerekçelendirerek halka yaşam kalitelerinin nasıl artacağını izah etmeniz gerekiyor. Yani YÖDAK’ın Anayasal kurum olmasının halkın yaşam kalitesini nasıl artıracağını inandırıcı bir şekilde izah etmeniz gerekiyordu. Ya da, milletvekili transferlerini yine mümkün kılarken katkının seçildiği partide kalmasının halkın yaşam kalitesini nasıl artıracağını izah etmeniz gerekiyordu.
• Temel amaç halkın yaşam kalitesini artırmak ise Anayasa değişikliklerini biz yaptık ve formaliteden halka soruyoruz yerine önce şeffaf ve demokratik bir süreç ile halkın duyarlılıklarının saptanması ve bu duyarlılıkları yansıtacak değişikliklerin formüle edilmesi gerekmektedir. İŞTE O ZAMAN GERÇEK BİR SİVİL ANAYASANIN YOLU AÇILMIŞ OLUR.
• Anayasa değişiklikleri iddia edildiği gibi halkın yaşam kalitesini artırmak için yapılıyorsa Anayasanın içeriğine yönelik problem tespiti yapılmalıdır. Anayasanın temel unsurları olan özgürlükler, haklar, Yasama, Yürütme ve Yargı fonksiyonları ile denetim fonksiyonları(Sayıştay, Ombudsman vs.) açısından evrensel ve çağdaş normların da dikkate alınarak halkın yaşam kalitesi önündeki anayasal engellerin tespiti tüm paydaşlarla birlikte şeffaf olarak yapılmalıdır. Bu engellerin tespiti sonrası iş hukukçuların kalemine kalmıştır. Yani Anayasayı bir nevi halk yapacak, hukukçular ise kaleme alacaktır.
YUKARIDAKİ BİR YÖNTEMLE YAPILACAK BİR SİVİL ANAYASAYI HALKIN REDDETMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUM.

Bu haber 536 defa okunmuştur

:

:

:

: