Rekabeti değil sanki tekeli meşrulaştırma kurulu

Ülkemizdeki rekabet ortamı ve ilgili kurum ve kurumların ortaya koyduğu tiyatro niteliğindeki komedi yaşanmaya devam ediyor.
Ülkemizdeki rekabet ortamı ve ilgili kurum ve kurumların ortaya koyduğu tiyatro niteliğindeki komedi yaşanmaya devam ediyor. Oligopol niteliği taşıyan sektörler kuşku yaratmayacak şekilde kartel oluşturarak fiyat sabitlemesi yapıldığı ülkemizde “TÜP GAZ ZAMMI”nda anlatılan masallar şimdi de GSM zammına ilişkin gündemde bulunuyor. Kartel, Rekabet ve Rekabet Kurulunun işlevini daha iyi anlamak için Kartel ile ilgili kısa bir tanımı yapmak istiyorum. Kartel, serbest rekabetin hakim olduğu ülkelerde, aynı iş dalında zirai, sınai veya ticari faaliyette bulunan rakip firmaların, rekabeti devam ettirmenin artık zararlı olmaya başladığı noktada, ortak çıkarlarına ters rekabeti önlemek maksadıyla aralarında yaptıkları bir anlaşmadır. Neticede rekabet durur ve O sahada fiili bir inhisar (tekel) meydana getirilmiş olur. Kartelle tröstler arasındaki fark, kartelin geçici, tröstlerin daimi olmasıdır ( http://kartel.nedir.com/#ixzz3Im1SPiSY). PEKİ, GEREK TÜP GAZ ZAMMI GEREKSE GSM ZAMMI KARŞISINDA GEREKENİ YAPMAYACAKSA “REKABET KURULU’NUN İŞİ NEDİR? .
Bu soruyu yanıtlamadan önce gelin GSM zammı ile ilgili yetkililerin misyonlarını unutmuş gibi yaptıkları kısa açıklamaları hatırlayalım.
Ülkedeki iki GSM operatörünün cep telefonu tarifelerine yaptığı ‘% 10’luk zamla’ ilgili Başbakan Özkan Yorgancıoğlu “zammın hükümetin kararı olmadığına” işaret etti, konunun Rekabet Kurulu’nun gündemine girmesi gerektiğini söyledi. Bu açıklama üzerine dikkatlerin çevrildiği Rekabet Kurulu Başkanı Yenal Süreç ise, YENİDÜZEN’e konuştu: “Şikayet ve makul şüphe üzerine işlem başlatılabilir”. Konuya açıklık getiren Bakan Taçoy, 2007’de GSM operatörleri ile imzalanan sözleşmede kullanacakları fiyat birimlerinin belirlenmiş olduğunu, bunun yanı sıra GSM operatörlerine her yıl enflasyon oranı kadar zam yapma hakkı verildiğini belirtti. (http://www.yeniduzen.com/Haberler/roportaj/once-sikayet-sonra-islem/43938).

Peki böylesi durumlarda Rekabet Kurulu müdahale edemeyecekse bu kurul ülkemizde neden kuruldu? Bu kurul gerçekten ülkede etkin rekabet şartlarını oluşturmak ve haksız rekabeti gidermek için mi kuruldu? Yoksa dıştan gelen bazı telkinlerle sözde AB uyum sürecinin gereği mi? Türkiye’de muadil bir yapı olduğu için mi? Yani Ombudsman da olduğu için laf ola mı? YOKSA ÜLKEDE YAŞANAN VAHŞİ KAPİTAL YAPININ EMPOZE MEŞRULUĞUNA REKABET KURULU ONAYI ALMAK İÇİN Mİ?
Bu soruları özellikle yanıtsız bırakarak Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye örneklerine bakmak sanırım faydalı olacaktır.
AB’de Rekabetin etkin olabilmesi için, piyasanın birbirinden bağımsız olan, ancak her biri diğerlerinin rekabetçi baskısına tabi olan satıcılardan oluştuğu varsayılır. Satıcıların piyasa üzerinde böyle bir baskı oluşturma yeteneğini koruyabilmek için, rekabet yasası, rekabetçi baskıyı azaltabilecek anlaşmaları veya uygulamaları yasaklamaya kalkışır.
Avrupa rekabet politikası, esas olarak Topluluğun AT Anlaşması'nda (81'den 90'a kadar olan Maddeler) yer alan yasal çerçevesine dayanmaktadır. Birleşme düzenlemesi olarak anılan Konsey düzenlemesi ile başka kurallar da öngörülmüştür. Rekabet politikası bu hukuk çerçevesini esas alarak dört temel eylem alanı üzerinde odaklanır (http://www.turkvet.biz/yazi/ab_rekabet_politikasi.pdf).
• Rekabeti kısıtlayan anlaşmaların ve egemen durumun haksız kullanımının ortadan kaldırılması (örneğin, rakipler arasında fiyat tespit anlaşmaları)
• Firmalar arasında birleşmelerin kontrol edilmesi (örneğin, iki büyük grup arasında, piyasaya egemen olmalarına yol açacak bir birleşme)
• Tekelci ekonomik sektörlerin liberalleştirilmesi (örneğin, telekomünikasyon)
• Devlet yardımının izlenmesi (örneğin, canlanma olasılığı olmamasına rağmen zarar eden bir firmanın ticari faaliyetini sürdürmesi amacıyla tasarlanan Devlet yardımının yasaklanması)
TÜRKİYE REKABET KURUMU’NUN KURUM OLARAK MİSYONU İSE; REKABET ORTAMININ SAĞLANMASI, KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİDİR. BU DOĞRULTUDA;
• Rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları, hâkim durumun kötüye kullanılmasını ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralmaları önlemek üzere piyasaları izlemek, düzenlemek ve denetlemek,
• Rekabet kültürünü yaygınlaştırmak ve kamunun karar ve eylemlerinin rekabetçi anlayışa göre oluşturulması için gereken tasarruflarda bulunmak
• Rekabet hukuku, iktisadı ve politikasına ilişkin araştırmalar yapmak, politika geliştirmek ve makro ekonomik politikaların oluşmasına rekabet politikası yönüyle katkıda bulunmak amaçlanmaktadır (http://www.rekabet.gov.tr/default.aspx?nsw=cxaNkHgmzvTuuNKttCYmLg==-H7deC+LxBI8=&nm=6).

36-2009 Sayılı KKTC Rekabet Yasasının aşağıdaki 3. Maddesi yasasının amacı ile ilgilidir:
“Bu Yasanın amacı, ekonomik verimliliğin ve tüketici refahının artırılması için, mal ve hizmet piyasalarında rekabeti engelleyen, bozan veya kısıtlayan anlaşmaları, teşebbüs birliği kararlarını, uyumlu eylemleri ve teşebbüslerin hakim konumlarını kötüye kullanmalarını önlemek; rekabeti bozucu etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla, yoğunlaşmaları ve Devlet yardımlarını kontrol etmek ve etkili rekabet ortamının sağlanması ve sürdürülmesi için gerekli kuralları koyup, bu Yasayla oluşturulan Rekabet Kurulunun görev ve yetkilerini belirlemektir.”
“Rekabeti Kısıtlayan Anlaşmaların, Teşebbüs Birliği Kararlarının ve Uyumlu Eylemlerin Yasaklanması” başlıklı Yasanın 4 (1) maddesi ise tamamen bugün yaşanan GSM zammı ve geçmişteki Tüp Gazı zammı ile doğrudan ilişkilidir.

“4. Rekabetin önemli ölçüde engellenmesi, kısıtlanması veya bozulmasını amaç edinen veya bu sonucu yaratacak veya yaratan ve özellikle:
(a) (1) Alış veya satış fiyatlarını veya diğer ticaret koşullarını doğrudan ya da dolaylı olarak belirleyen;”

Rekabet Kurulu’nun görev ve yetkileri ile ilgili aşağıdaki 20(1) maddesi de kurulu bugün yaşanan GSM zammı konusunda karar alma yetkisi vermektedir:
“20. Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
(1) Re’sen veya şikâyet üzerine, bu Yasanın 4’üncü ve/veya 6’ncı ve/veya 7’nci maddeleri ile ilgili işlem başlatacak ve bunu sonuçlandıracak kararlar almak;”

Peki, yasaya rağmen Rekabet Kurulu neden etkin olamıyor? Neden bir nevi basireti bağlanmış durumdadır? Başta başkanı olmak üzere çok değerli akademisyen ve uzman barındıran Rekabet Kurulu neden Ombudsman gibi lafta kalıyor? Ya da kendinden beklenen performansı neden gösteremiyor? Bu soruları muhtelif defalar Rekabet Kurulu üyelerine yönelttim. Aldığım yanıt ise kurulun yapısal (kurumsal, yasal, özerklik gibi) sorunlarının olduğu yönündedir.
BU HAFTA İÇERİSİNDE TEKRAR KURULLA TEMASA GEÇİP, HİÇBİR ÖNYARGI TAŞIMADAN “REKABET KURULUNA NEDEN İŞLEVSELLİK KAZANDIRILMIYOR?” SORUSUNA GELECEK YAZIMDA YANIT ARAMAYA ÇALIŞACAĞIM.


Bu haber 453 defa okunmuştur

:

:

:

: