Akıncı mesajı aldı

Yine döndük en başa.
Yine döndük en başa.
Siyasetin o kirli yüzüne, o hırs, makam sevdasına, demokrasi kelimesinin hoyratça istismar edilmesine.
Bir önceki hükümet döneminde, UBP iktidarında, kendi partilerini hükümetten gönderen vekiller, bu kez yine hükümetteki partilerinden, DP-UG’den ayrılıyorlar.
Sebep; Elbette halka daha iyi hizmet etmek için(!)
İstifa söylentileri, daha öncelerinden seslendirilmeye ve gerekli yerlere mesajlar verilmeye başlanmıştı.
İlk haberim olduğunda tepkim şu oldu;
“Yazık bu halka, günah bu insanlara”.
“Bu siyasettir, bunlar olağan durumlar” diyenlerde oldu.
Böyle siyaset mi olur, bu yaşananların neresi normal, açık seçik makam kavgası, rant, çıkar, çeşmenin başında olma sevdası, bunun başka izahı mı olur?
Siyasetten ve siyasetçilerden toplumsal anlamda beklenti zaten sıfırdı, bu yaşananlarla daha da dibe vurdu.
Artık her şey, o kadar açık, göz önünde ve kaygısızca yapılıyor ki, bunun adına çok daha farklı şeyler söylenebilir.
Bu düşüncemin, istifa edenlerle, isimlerle, partiyle, parti yönetimiyle hiçbir ilgisi yoktur.
Mesele; Düşünce, gerekçe, öncelik, kendi çıkarları için, toplumu kaosa, istikrarsızlığa, güvensizliğe daha da yönlendirmeleridir.
“Devletimiz sonsuza kadar yaşayacak” nutuklarının arkasına, kendi hırs ve arzularını, ihtiraslarını saklamak, entrikalarla hep kazanan olmak, gerisini de boş vermek, bencillik ve duyarsızlıktır esas rahatsızlığım.
Bir ay öncesine kadar, partiyle her şey yolundaydı, makamdan alınınca mı işler bozuldu?
Ya da makamdan alınınca ne değişti, devlet hizmetleri doksan derece düzeldi mi?
Pazarlıklarla, sadece şov söylemleriyle devlet yönetilmez.
“Devleti yaşatacağız” diyenler, devleti ve toplumu ne kadar önemsediklerini bir kez daha gösterdiler.
Bu istifalar gerçekleşir mi, bugün bir geri dönüş olur mu?
Düşünceler ortada, artık ne fark eder ki?
Elbette, toplumun sahibi olduğu devlet ve makamlar üzerinden pazarlıkla yapılacak.
Devlet böyle yönetilmez ve toplum olmadığı gibi, devlet de kimsenin umurunda değil.
UBP iktidardan giderken, siyasette yaşanan kirlilik en büyük sebep olmuştu.
Bugün adına değişen ne var?
Hiçbir şey, aynı isimler, aynı oyunlar, aynı senaryo, aynı figüranlar ve amaç yine aynı sahnede.
Söylediğim gibi olaya herhangi bir taraftan bakmıyorum.
Bu ülkenin istikrara ihtiyacı var, siyasilerin entrika ve oyunlarından daha önemli sorunlarımız var.
Toplumun öncelikleri 28 Temmuz, son yapılan yerel seçim ve Anayasa referandumunda ortaya çıktı.
Görünen o ki mesaj alınmamış.
Serdar bey de artık iki kere düşünsün, neleri, kimleri, neler ve kimler için kaybetti
Bu saatten sonra bir anlamı yok ama değer miydi?
Bu entrikalar içinde bir Cumhurbaşkanlığı seçim süreci yaşayacağız.
Sokağın nabzı, önceliği ve düşüncesi son seçimlerden farklı değil.
Mesaj alınmadı, iyi okunmadı bunun altını bir kez daha çizeyim.
Geçtiğimiz Cuma günü program konuğum, bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı idi.
Mustafa Akıncı çok rahat ve kendine güveniyor.
Sebebini ise şöyle açıklıyor;
“Siyasetin geldiği tablo ortada. İnsanlar bıktı, usandı ve değişim istiyor. Son seçimlerde de değiştirmeyi öğrendi. Belediye seçimlerinde aylarca sokaklarda idim. Bunu birebir yaşadım. Bu mesajı ve beklentiyi gördüğüm için aday oldum.”
Siyaset kurumu bir bütün olarak toplumsal beklentilere cevap vermiyor.
Toplum güç kendisine gelince mesaj verdi, fakat anlamamakta ısrar ediliyor.
Ya anlamayanlar, günü geldiğinde anlayacak, ya da mesajı alanlar, yol alacak.

Bu haber 599 defa okunmuştur
  • kadri beyoğlu  ortaköy - 17.11.2014 dibelik rezillik attılar utanamazlığı artık ama gabahat bunlarda değil onları başımıza seçenlerde dir gabahatın büyüğü

:

:

:

: