İstikrarın kendisi nedir?

İstikrar kulağa hoş gelen bir kelimedir.
İstikrar kulağa hoş gelen bir kelimedir.
Peki, sadece kulağa hoş gelmesi yeterli mi, anlatmaya çalıştığı nedir?
“Kelime anlamı, aynı kararda, biçimde devam etme, kararlılık demektir. Genel ekonomik faaliyetlerde daralma ve aşırı genişleme gibi ciddi bir dalgalanmanın görülmemesi durumunu ifade eden iç ve dış istikrar diye ikiye ayrılabilir.
İç ekonomik istikrardan fiyatların sabit kalması, üretim ve istihdamın düzenli biçimde genişlemesi anlaşılır. Genellikle üretim ve istihdam değişmeleri aynı yönde olur. Üretim genişledikçe istihdam da artar ve işsizlik azalır, fiyatlarda da makul bir artış olur. İç ekonomik istikrarın bozulması, enflasyon ve İşsizlik şeklinde kendini gösterir.”
Çok uzağa gitmeyelim, istikrar kelimesinin en çok kullanıldığı dönem bir önceki UBP hükümeti dönemiydi.
UBP kurultayına bizzat müdahil olan Ankara hükümeti, sık sık “İstikrarı” bozmayın çağrısı yapıyordu.
Dönemin Kıbrıs İşlerinden sorumlu Bakanı Beşir Atalay, UBP kurultayını KKTC’nin iç sorunlarında en yukarıya koyarak;
“Türkiye olarak temennimiz, KKTC'deki istikrar ve iç siyasetteki uyumun gereksiz siyasi duygulara ve düşüncelere feda edilmemesidir. Siyasette istikrar önemlidir. Şu anda siyasi istikrarın ekonomide ne kadar gelişme sağladığını hepimiz görüyoruz. Dileğimiz, küçük iç siyasi hesaplardan bu istikrar alt üst edilmesin, her şey KKTC’nin geleceğine odaklanılsın' sözleriyle değerlendiriyordu.
Bu sözler dönemin, UBP içindeki İrsen Küçük muhalifleri tarafından şöyle yorumlamıştı;
Ahmet Kâşif “bana ve aileme adaylıktan çekilmem için baskı var. Adaylıktan çekilmem söz konusu değildir.”
Yine, Zorlu Töre ve Türkay Tokel “kurultay bir şanstır, müdahale asla kabul edilemez” diyordu.
Dönemin Başbakanı ve UBP Başkan adayı İrsen Küçük ise “İstikrarın korunması müdahale değildir” sözleriyle karşıt görüş savunarak, ülkede bozulmaması gereken bir istikrar olduğunu vurguluyordu.
Dönemin muhalefeti, CTP Başkanı Özkan Yorgancıoğlu da, KKTC’de bozulmaması gereken “istikrar” vurgulaması için o günlerde bir açıklama yaparak şunları seslendirmişti;
“Hükümetin bir ileri, iki geri uygulama örnekleri sayısız benzerleriyle çoğaltılabilir. Ancak Kıbrıs Türk halkının esenliğini, güvenliğini, kültürel değerlerini ve kimliğini yok sayarak giriştiği icraatlarının, yine istikrarsızlıkta temel nedenler olduğu unutulmamalıdır.
UBP’nin halkımızın çoğunluğunun karşı çıkışına karşın ve Anayasamızı çiğnemekten hiç çekinmeyerek dini siyasetin konusu haline getiren girişimleri, toplumsal ekonomik değerlerimizi bilinçli biçimde batırmaya dönük gayretleri, kendi siyasi gelecekleri için halkımızın geleceğini karartmayı göze alan çekinmeyen pervasızlığı Beşir Bey’e ‘istikrar’ gibi görünebilir ama bizler, bunun tam bir felaket olduğunu görüyoruz ve engellemeye kararlıyız.”
Özkan Yorgancıoğlu bugün Başbakan ve geçtiğimiz günlerde Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Ankara da görüştü.
İki Başbakan ortak basın açıklaması yaptı.
Ortak basın açıklamasında “İstikrara vurgu” yine vardı.
Türkiye Başbakanı Davutoğlu “Biz her zaman KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğiz. Kıbrıs’ta siyasi istikrarın, ekonomik kalkınmanın sürmesi için, Türkiye her zaman desteğini vermeye devam edecek”.
Elbette herkesin istikrar anlayışı farklı.
Kimisi müdahaleyi, kimisi kendi işine geleni, kimisi esasen “istikrarsızlığı” istikrar sayabiliyor.
Kuzey Kıbrıs’ta, toplumdan başka herkes istikrardan söz ediyor.
Demek ki bu düşünce yok hükmündedir.
İstikrarın sözlük anlamını değiştirmeye gerek yok.
Bu kendimizi kandırmak olur.
Siyasette ve onunla beraber, günlük yaşamdaki sorunların giderilmesinde, zorunlu ihtiyaçlarda, genel olarak ülkede istikrar var mı?
İstikrardan anladığımız nedir?
Hepimiz farklı şeyler anlıyorsak, esas istikrarsızlık budur.
En kötüsü, istikrarı diline dolayanlar sadece yer değiştiriyor, yerinde kalansa yine istikrarsızlığın kendisi oluyor.


Bu haber 658 defa okunmuştur

:

:

:

: