Değirmenlik Lisesi (Kuzey Kıbrıs)

Değirmenlik, Lefkoşa’ya 16 kilometre uzaklıkta, Beşparmak Dağları'nın güneyinde, Mesarya bölgesinde bulunan bir kasabadır.
Değirmenlik, Lefkoşa’ya 16 kilometre uzaklıkta, Beşparmak Dağları'nın güneyinde, Mesarya bölgesinde bulunan bir kasabadır. Kasabanın eski ismi olan Kythrea, Venüs’ün kutsal dinsel adı olan Cythera’dan gelmektedir. Türkçe’de Değirmenlik denilmesinin nedeni ise geçmişte burada otuzdan fazla un değirmeni olmasıdır...

Değirmenlik Lisesi 1987'de kurulmuştur. KKTC MEB Genel Ortaöğretim Dairesi'ne bağlı bir okuldur. Öğrenci sayısı yıl içerisinde sürekli değişmekle birlikte şu an (Aralık 2011) 500 civarındadır. Bunların 385 tanesi ortaokul bölümünde (6., 7. ve 8. sınıflar), 65 tanesi lise hazırlıkta (9. sınıf), 50 tanesi ise lise bölümünde (10., 11., 12. sınıflar) okumaktadır. Öğretmen sayısı da zaman zaman değişmekle birlikte şu an 55'tir. Daha ayrıntılı bilgilere okulumuzun Şubat 2013'te yayınlanan resmi web sitesinden (dl.mebnet.net) ulaşılabilir...

İLK İZLENİMLERİM…
Bir okula gidiyorsunuz… Karşınıza okul müdürü olarak bir öğrenciniz çıkıyor… İnanılmaz mutlu bir olay… Değirmenlik Lisesi Müdürü Mustafa Kurumanastırlı…
Aylardan kasım ve ben lisenin edebiyat öğretmeni İrem Konedralı tarafından 2-3 hafta öncesinden söyleşi yapmak üzere okula davet edildim…
Bulutlu ve biraz da soğuk bir sabah Girne’den yola çıkıyorum. Yağmur hafiften çiseliyor. Okulu kolayca buluyorum. Sanırım teneffüs… Öğrenciler ve nöbetçi öğretmenler bahçede… Çevre temiz, bakımlı…
Hangi okul olursa olsun, oraya adım atışımda havayı bir koklarım… Genel durum bana ilk görüşte fikir verir… Bağıran çağıran öğrenci yok… Kargaşa yok… Gülüşüyorlar, konuşuyorlar…
İrem Hanım yanında bir başka edebiyat öğretmeniyle beni bekliyor… Kucaklaşıyoruz…
Okul Müdürü de odasının kapısında karşılıyor bizi… Bir kahve molası sonrası binanın ikinci katındaki salondayız… Isıtılmış, sıcacık bir salon… Heyecanla bekleyen yüzden fazla öğrenci… 9, 10 ve 11 sınıflar…
Masa, mikrofon hatta fon müziği bile hazırlanmış… Gençler sonsuz bir merakla beni inceliyor…
Ve konuşmaya başlıyorum… Bir buçuk saat süren konuşmam sırasında sadece gülümsüyor, düşünüyor ve başlarını sallıyorlar… Konuşmak yerine susup dinliyorlar… kendilerinden geçercesine hem de… Daha sonra sorular soruyorlar, dağıtılan kağıtlara düşüncelerini yazıyorlar… Fotoğraflar çekiyoruz… Kucaklaşıyoruz… Sanki birbirimizi yıllardır tanıyoruz… Bir türlü gitmek istemiyorlar, yanımdan ayrılamıyorlar…
Farklısınız

Güne
Merhabalarla başlayın
İçiniz kıpır kıpır
Siz siz oluverin
Aydınlık gülüşleriniz
Isıtsın yürekleri
Gözleriniz çakışsın
Sevgiler akıtsın
Selamınız saygınız
İnsanlık onuruna yakışsın
Çünkü siz farklısınız.../Ayşe TURAL


Öğrencilerin görüş ve düşünceleri…
FARKLI BİRİ
“Merhaba ben Ceylan,
Siz beni, bizleri o kadar çok etkilediniz ki tarif bile edilemez. Çok güzel öğütler verdiniz. Bize hayatın yaşamasını bilirsen güzel olduğunu anlattınız.
Çok etkilendim. Siz benim FARKLI biri olmamı sağlayacaksınız. Sizin sayenizde öfkemize hakim olmayı öğreneceğiz. Siz de bizim kalbimizde hep kalacaksınız ve unutulmayacaksınız. Sizi çok seviyoruz…” CEYLAN DALLIOD- 11- B
KAPIYI AÇAN ANNENİZ OLMAZSA…
“Bu konferansta özellikle seçebileceğim ve konusunu açabileceğim bir cümle yok… Çünkü söylenen her cümlenin, her kelimenin bir anlamı vardı. İlk defa bir konferansı hiç sıkılmadan, sonuna kadar zevkle dinledim. Ve yine ilk defa söylenenleri derinlemesine düşündüm…
Konuşmalarınızda en çok etkilendiğim cümle: “ Ya bir gün eve gittiğinizde kapıyı açan anneniz olmazsa…” cümlesiydi. Gözlerim doldu. Bunu düşünmek bile çok acıydı.
Konferansta söylediğiniz her kelimeden bir anlam çıkarıp açabilirim. Sayfalarca yazabilirim, buraya sığmaz.
Bir gün, gideceğim üniversitede “ Konferans vermesini istediğiniz biri var mı? “ dendiğinde kesinlikle cevabım AYŞE TURAL olacaktır. Sevgi ve saygılarımla… / CANSU KARAAHMET- 11-B
TEK KANATLA UÇUYORUM…
Ayşe Hocam,
Dediğiniz gibi çok rahat bir hayatım olmadı ama halime hep şükrettim. Bundan iki yıl önce babamı kaybettim. O zaman 14 yaşındaydım ve o an çocukluğum bitti… Babamı kaybettiğimde annemi de kaybetmiş gibi oldum. Annem nereye baksa babamın bir hatırasını görüyor…
Söyleşide dediğiniz gibi ben TEK KANATLA uçmaya çalışıyorum. Sanırım yine de başarılıyım. Şu an hayatta çok korktuğum şey annemi de kaybetmek. Onu da kaybedersem tutunacak dalım kalmaz. Bunları yazarken ellerim titriyor… MEHMET
AŞKIN BEDELİ
Hocamızın bize verdiği öğütler çok değerlidir. O, hayatımızda yaşanan olayları örneklerle çok güzel anlatmıştır. Hayatımızdaki öfke, nefret gibi olumsuz davranışları bu yaşımızda bastırmamız, kontrol altına almamız gerektiğini anladım.
Hocamızın öğrencilerle diyaloğunu çok beğendim. Güncel konuları ve hayatın içindeki her şeyi bizlerle paylaştı. İnsanların sorunlarına değindi. Hayata dair kafamızdaki soru işaretlerini gidermede etkili oldu…
Ayrıca okuduğu şiirlerde kendimi buldum. Ne yapmam gerektiğini anladım. Asıl aşkın bedel verip elde etmek olduğunu öğrendim. / AHMET ALTUĞRUL
DÜNYAYI SEVGİ KURTARIR
Sınıfa girdiği andan beri güler yüz, pozitiflik… Konuşmuş olmak için konuşmayan bir insan… Kendi pozitif enerjisiyle bizi de etkiledi. Klasik olarak öğüt vermeyen, içinden geldiğini belli eden, hayatını da güzel örneklerle güzel hale getiren bir öğretmen…
Hayata pozitif bakmayı, her zorlukta canımızı sıkmamamız gerektiğini, hayata gülerek bakmayı öğreten biri…
Şimdiye kadar pek çok kişiden öğüt aldım: Gerek okulda gerek aile içinde ama hiçbiri bu kadar içten, bu kadar güzel örneklerle verilmedi… Hiç sıkılmadan, ilk defa keyifle öğütler aldım.
“ Dünyada BARIŞ gerçekten çok zor görünüyor insana ama herkes Ayşe Hoca gibi düşünse ve olsa, bu istek o kadar da zor değil sanki… Dünyayı SEVGİ kurtarır o zaman…
Özenilecek bir insan… Yaşamayı ve YAŞAMA kelimesine hakkını tam anlamıyla veren bir KADIN…
Sizi tanımak bir ayrıcalıktır…/ MİRAÇ GÜLER
Akdeniz Çocuğu
ben
Akdeniz çocuğuyum
avuçlarımda portakal kokusu
saçlarımda limon çiçekleri...

barışı severim
kocaman güneşimle
zeytin dalları yüreğimde bir çelenk
turuncular durur dal uçlarında...

ben
Akdeniz çocuğuyum
geçmişim düşlerde dinlenir
yaseminlerim, gece tütenlerim
yağmurunda ıslanır
sevgi denizlerim.../ Ayşe Tural





MELEĞİM
“Öncelikle okulumuza gelip, sizin gibi etrafına sıcacık gülümsemesi ile huzur veren bir insanla tanışma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Anlattıklarınız beni çok etkiledi. Bugün eve gideceğim ve annemin işten dönmesini sabırsızlıkla bekleyeceğim. Onun her gelişinde ona sarılırdım ama bugün daha sıkı sarılıp “ Seni çok seviyorum MELEĞİM..” diyeceğim… / AYŞE K…
ONA MUTLULUKLA SARILACAĞIM
“Bugün Ayşe TURAL okulumuza geldi. Böyle mutlulukla hayata bağlı bir insanı dinlemek bana huzur verdi. Bize kendimizi tanımayı öğretti… Aşkı, ailemi, arkadaşlığı öğretti… Ayşe Hanım, bana göre şiirleriyle, kitaplarıyla aşkı öğreten insan… Ayşe Hocamızı ömrüm boyunca unutmayacağım. Onu herhangi bir yerde görürsem mutlulukla sarılacağım… Kendisini o kadar sevdim ki…
Bugün eve gidince aileme sarılıp onlarla güzel bir şeyler paylaşacağım. Bugün annemle babamın evlilik yıldönümleri… Onlar için bugünün güzel olması için bir şeyler hazırlayacağım… Onları çok seviyorum…/ ESRA ALAMAN
NELER ÖĞRENDİM…
“Kendimizi iyi tanımalıyız. Kim olduğumuzu, nasıl fikirlerimiz olduğunu, nasıl bir karaktere sahip olduğumuzu bilmeliyiz. Düşünerek hareket etmeliyiz. Örneğin sinirlerimize hakim değilsek, hakim olmayı öğrenmeliyiz. Hemen sinirlenip düşünmeden anlık kararlar vermemeliyiz. Bilgili tartışmalar yapmalıyız.
Biz insanların değeri, giydiği şeylerde değil akıllı ve güzel davranışları ile ölçülür. İnsanları kusurlarıyla dalga geçmek yerine onların yerine kendimizi koyarak düşünmeliyiz. Ne kadar şanslı olduğumuzu unutmamalıyız…/ VAHİDE BAYRAK
KÖTÜ SÖZCÜKLER
“Öncelikle kendimizi tanımak ve ona göre hareket etmek gerekir; çünkü başarı önce inanmak sonra ise kendimizi tanımaktan geçer.
Biriyle tartıştığımız zaman, karşımızdaki insanın özel alanına, öfke alanına girmemeliyiz. Tartışmalarda sesimizi yükseltmek yerine sakin olmalıyız. Öfke denen duygu bize hata yaptırabilir…
Kötü sözcüklerin kullanımı hem bizi hem de karşımızdakini üzer. Bu yüzden sevgi sözcükleri ve olumlu sözcükler kullanmaya özen göstermeliyiz.
Sevgi hissedilen ve hissettirilen en güzel duygudur… Bu duyguyu paylaşmak kadar önemli bir şey olmadığını düşünüyorum. Size çok teşekkür ederim Ayşe Hocam… NİZAMETTİN ÖNAL
YÜREĞİNİZİN GÜZELLİĞİ
“Sizi tanıdığıma çok sevindim. Bana birçok şey kattınız, emin olabilirsiniz… Öyle iyisiniz ki… Yüreğinizi güzelliği yüzünüze vurmuş. Kitaplarınızı ilk fırsatta alıp okumak için can atıyorum.
Okulumuza tekrar gelmenizi en içten dilek olarak istiyorum. Bizleri mezuniyet törenimize gelmenizi rica ediyorum. Umarım tekrar görüşürüz. Kendinize çok iyi bakın…/ GAMZE TAŞTEKİN

Bu haber 172 defa okunmuştur

:

:

:

: