Eroğlu’nun sözlerinde Kudret Özersay var

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanlığı seçimi 2015 yılının Nisan ayında yapılacak.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanlığı seçimi 2015 yılının Nisan ayında yapılacak.
Bu seçim için daha önceden adaylığını açıklayan isimler oldu.
Mustafa Akıncı, Kudret Özersay, Sibel Siber, Arif Salih Kırdağ ve halen Cumhurbaşkanı olan Derviş Eroğlu.
Derviş Eroğlu’nun adaylığı sürpriz mi? Değil tabi ki.
Diğer adayların aday olma iradesi kadar, Derviş beyin adaylığı da normal.
Siyasetin zirvesine gelmiş, en üst makamlarda ülkeye hizmet etmiş, tecrübeli bir isim olarak, bilgi ve birikimini makam olmadan topluma aktarması, bana göre daha doğru olurdu ama söylediğim gibi diğerleri kadar bu adaylık da normal.
Siyasette bu kadar tecrübe ve birikim sonunda, zirvede bırakmak varken, bir seçim sonucu veda etme ihtimalini göze almak önemli bir risk.
Artık yarış başladı diyebiliriz, peki nasıl olacak?
Seçmenin, Kıbrıs konusuna bakışı ve beklentisi çok da olumlu değil.
Daha zaman var fakat adaylar, Kıbrıs konusuyla ilgili düşüncelerini paylaşırken iç konularla ilgili neler vaat edecekler?
Belki de ilk defa, iç konulara yönelik söylemlerin etkili olacağı bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak.
Süreç içinde başka adaylarda çıkar mı, belli değil, olabilir ama esas aktörlerin arenada olduğunu görüyoruz.
Cumhurbaşkanı Eroğlu yarışa bir kez daha evet derken bir açıklama yaptı.
Bu açıklama çok bir heyecan yaratmadı.
Sebebi “beklenilen bir karardı” olabilir.
Derviş bey mutlaka iyi düşündü, iyice tarttı, araştırdı, nabız yokladı, diğer adaylarla ilgili durumu gözlemledi.
Tüm bunların sonucunda kararını verdi.
Bağımsız adayım dedi ama UBP ve DP-UG’yi de kararının içine kattı.
Sağ kesim seçmenine seslendi.
Sol kesim diyebileceğimiz tarafların adaylarını, kendine rakip görüp bu yönde bir strateji çizmedi.
Rakip görmedi derken, küçümseme anlamında değil, kendi kesiminden kiminle rakip olabilir, kim onun seçmenine hitap edip, aslında onu engelleyebilir.
İşte bunu belirleyerek, yol haritasını çizdi.
Bunu şu sözlerinden anlıyorum;
“UBP ve DP-UG'nin çağrılarına uyarak, Sivil Toplum Örgütleri'ni dinleyerek, bana yüklenen misyonun bilinciyle, seçimlere katılmaya karar verdiğimi sizlerle paylaşıyorum. Allah’ın izniyle bugüne kadar sizin için dik durdum, durmaya da devam edeceğim. Seçimi kazanacağımdan hiçbir kuşkum yok. Zaten göstergeler de bu yöndedir. Allah yolumuzu açık etsin. İki çok önemli partiye teşekkür ederim.
Yanımda olan tüm kardeşlerime desteklerinden ötürü şükranlarımı ifade ediyorum. Önümüzdeki 5 yılda, özellikle iç konularda daha etkin olma kararlılığındayım. Ekiplerimizle oluşturduğumuz projeleri, seçim sürecinde sizlerin bilgisine getirerek, onay talep edeceğim. Gelişen iletişim olanakları, sosyal medyayı etkin şekilde kullanarak düşüncelerinizi alacağım. KKTC Anayasal ve yasal koşulları yerine getirmek, herkesin hakkıdır. Aday olan veya olacak olan herkese demokrasimiz adına teşekkür ederim. Yapılan seçimlerin ülkemize hayır getirmesini diliyorum.”
Kudret Özersay, seçimle ilgili söylemlerini paylaşırken, iç ve Kıbrıs sorununa dönük düşüncelerini;
“Bağımsız bir Cumhurbaşkanı şart. Kıbrıs müzakereleri ile ilgili olarak tecrübeye sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Hem tarafsız, hem müzakerelerde tecrübeye sahip, aynı zamanda genç ve dinamik, hukuk, siyaset, yabancı dil bilen bir Cumhurbaşkanın, Kıbrıs Türkü’ne daha büyük yarar sağlayacağını, bu ülkenin iç siyasetine de ciddi bir dinamizm getireceğini düşünüyorum. Bu gerçekten hepimiz için önemli bir fırsat olacaktır. Ülkenin içerisindeki sıkıntıları kendisine dert edinecek bunun için uğraşacak enerjisi olan bir Cumhurbaşkanına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.”
Kudret bey diğer adaylara göre sosyal medyayı daha etkin kullanan bir Cumhurbaşkanı adayıdır.
Bunu Derviş beyde farkında ki adaylığını açıkladığı konuşmasında gelişen teknoloji ve sosyal medyayı daha etkin kullanacağının altını çizme ihtiyacı duymuş.
Yine Derviş beyin iç konularda daha fazla etkin olacağını söylemesi de, bana göre Kudret hocanın stratejisiyle ilgili.
Evet, yarış başladı, herkese hayırlı olsun.
Bana sorarsanız;
Önemli olan seçim süreci ve seçimde yaşananlar, söylenenler, söz olarak verilenler değil.
Bana göre önemli olan seçimden sonrası, bundan toplum olarak bizlerin ne kazanacağıdır.
Bu haber 647 defa okunmuştur
  •    - 01.12.2014 Sibel gelirse ben yokum.

:

:

:

: