'UBP büyüyor'

Ulusal Birlik Partisi, zorda kalanların sığındığı bir çatı mı, yoksa yıllarca belirli bir düşüncenin savunmasını yapmış bir kültürün, siyasi temsilcisi mi?
Ulusal Birlik Partisi, zorda kalanların sığındığı bir çatı mı, yoksa yıllarca belirli bir düşüncenin savunmasını yapmış bir kültürün, siyasi temsilcisi mi?
Ya da sırf iktidar olmak için var olan, bu uğurda her yolu mubah sayan, her türlü değeri, çıkar için çiğneyen bir zümrenin temsilcisi mi?
Ulusal Birlik Partisi yöneticileri, ileri gelenleri, destekçileri, tabanı ve vekilleri bu sorulara cevap aramalı.
Hangisi olduğu fark etmez, her siyasi parti, bir geleneği, ideolojiyi, görüşü temsil eder, ya da öyle olması gerekir.
Bu değerler kolay kolay oluşmaz, çok basit terk edilir ama bir daha geri dönüşü olmaz.
Son yıllarda, UBP içinde birçok değer yerle bir oldu.
UBP büyük bir çatı iken, yenilenmek, büyümek, zümre değil, toplumsal bir adres olmak yerine, kişisel hırslara teslim olmuş durumda.
UBP’nin, çarkları sağlam çalıştırıldıkça kimseye ihtiyacı yok.
Ama UBP’ ye ihtiyacı olanların bu kadar basit, bu kadar kolay, partiyi terk edip, işi bittiğinde geri gelmesi ve bunun kabul görmesi UBP ile ona ihtiyacı olanların rolünü değiştirdi.
Sanki UBP bu kadar yıpranmış, bu kadar kişisel sorunla siyaset etmeye alışmış isimleri alınca güçlenecek.
Güçlenen, hayal kırıklığıdır, istikrarsızlıktır, bir siyasi partinin gençleşmesi, vizyon geliştirmesi, hedef koyması, toplumsal bir değer olması yönünde bizzat kendi kendini durdurmasıdır.
UBP’nin yeni ufuklara ihtiyacı var, ülkenin içinde bulunduğu kısır döngüye çare üretecek, iktidar da olsa, muhalefet de olsa kuzey Kıbrıs’a katkı koyacak politikalar yaratmasına ihtiyaç var.
Bir siyasi düşünce toplumla bütünleştiği kadar büyür.
Ürettikleri toplumla örtüşen, toplumdan aldıklarını daha da geliştiren bir siyasi çizgi kalıcı olur.
Bugün için Ulusal Birlik Partisi, çıkarların örtüştüğü, maddi kazanç karşılığında geleneklerin, prensiplerin çiğnendiği, parti içi demokrasinin baskıyla ayaklar altına alındığı bir ortama yeniden girdi.
Bir önceki Genel Başkan İrsen Küçük, bugün yapılanlardan farklısını yapmamıştı.
Bugünün Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün de aynı yolda ilerliyor.
Anlayış adına fark yok.
İrsen Küçük “UBP büyüyor” demişti, sayısal olarak, maddi kazancını artırarak, fakat ödün vererek, toplumsal ve tabandaki maneviyatta küçülerek.
Hep terk edenlere, işleri bittiğinde, kucak açarak.
Bugün adına sormak lazım, Ahmet Kâşif, Hamit Bakırcı, Ergün Serdaroğlu.
Soru açık ve basit;
Bugüne kadar bu topluma ne verdiniz?
Toplumun size güvenmesi, oy vermesi, saygınlık kazandırması, makam yolu açması ve en önemlisi iradesini emanet etmesi karşılığında layık gördüğünüz ne oldu?
Ne verdiniz ki, bugün topluma hizmet için bir başka partiye geçtiniz.
İstifa veya kişiler ya da parti tercihleriyle ilgili en küçük eleştirim yok.
Demokrasi adına saygı duyarım, partiden istifa ederken, vekillikten de istifa edilseydi, bu ülkede kahraman olurdunuz.
Topluma bu kaosu, bu istikrarsızlığı yaşatmak ve gerçek sorunlarını unutturmak gibi bir hakkınız yok.
Demokrasi adına, siyasetin gerçek işlevini yerine getirmesi adına, yürüyeceğimiz daha çok yol var.
Çalışmak, gelişmek, fikirsel anlamda büyümek varken, işin kolayına kaçarak olduğu yerde saymak ve arkadan gelenlerin yolunu kapatmak, büyümek değil, kendi kendini kandırmaktır.
UBP’ de tarih tekerrür ediyor, bakalım sonuç da aynı olacak mı?
Bu haber 579 defa okunmuştur

:

:

:

: