“Hayvan ölümlerinin sebebi Bulgaristan balaları”

Her konunun kendi içinde bir önemi var.
Her konunun kendi içinde bir önemi var.
Esas mesele öncelikleri doğru belirleyip, yerinde, zamanında ve olması gereken oranda sorunlara sahip çıkmak.
Ülkede siyaset ve buna bağlı gelişmeler, olaylar konuşulurken, esas meseleler unutuluyor.
Siyasi sorunlarımız ve bu anlamda istikrarsızlık mevcut, fakat tüm bunların ortaya çıkardığı bir sonuç var ki bu en ağırı.
Toplum unutuldu, vatandaş sahipsiz, sokaklar, mahalleler, şehirler, ülke sahipsiz.
Herkes kendi işine gelen ne varsa, kendi çıkarları doğrultusunda sahip çıkıyor.
Bir bütünsellik, genel bir sahiplenme ve önemseme yok.
Tam bir başıboşluk, vurdumduymazlık, sorumluluk almama ve sonuçta her tarafı dökülen bir düzen.
Geçtiğimiz pazartesi günü program konuğum hukukçu, köşe yazarı Yalçın Cemal’dı.
Programa, Gaziveren’den Aydın Yınal isimli bir izleyici telefon bağlantısıyla katkı koydu.
O konuştu ben şaşırdım;
“Bir ay içinde 120 küçük baş hayvanım öldü. 230 olan hayvan sayım 70’lere düştü. Veteriner dairesine gittim. Kimse daireden çıkmak istemiyor. Hayvanlarıma veteriner baktı. Anlamadığını söyledi, hastalığı bulmadım dedi. Bir ay önce aldığımız arpayı verdik, hayvanlar bu hale geldi.
Daha öncede benim hayvanlarım devlet tarafından yok edildi. 45 bin TL tazminattan 17 bin 800 TL’ye düştüm. Bu paramı bile henüz alamadım. Devlet tarafından mağdur edildim.”
Bir ay içinde 120 hayvan telef olmuş, ansızın ölmüş.
Ve daha evvelden, devlet tarafından mağdur edilmiş, haklı bulunmuş olmasına rağmen henüz mağduriyeti giderilmemiş.
Tabi bununla bitmedi.
Aydın Yınal’ın eşi de programa katılarak çok daha ilginç sözler söyledi;
“Bizim dört çocuğumuz var. Bu durumda nasıl geçineceğiz? 120 hayvanımız öldü. Sahip çıkan, araştıran, teşhis koyan yok. Bir bilen, ilgilenen, yol gösteren bulamadık. Tahliller yapıldı. 15 gün geçti, henüz sonuçlar belli olmadı. Kendi başımıza ölen hayvanları, dereye attık.”
İş boyut değiştirdi, ölen hayvanların neden, nasıl, öldüğü, tahlil sonuçlarının on beş gün olmasına rağmen nasıl neticelendiği ile ilgili haber yok.
En kötüsü ise ölen hayvanların Gaziveren’de bir dereye atılmış olması.
Devlet kurumları, belediye, kaymakamlık, polis, çevre dairesi, sağlık kurumları, tüm olanakları ile devlet ayağa kalkmalı.
En başta bu bölgenin sağlık anlamında ciddi bir sorunu var.
Elbette bunlarla kalmadı, vatandaş devlet yetkililerinden, sorumluluk sahiplerinden daha fazla duyarlı.
Önce Siphai köyünden, daha sonrada Yenierenköy’den programa katılan insanlar oldu.
Durum vahim ve acil, Siphai köyünde aynı gün sekiz, Yenierenköy’de ölen bir, hastalanan birden fazla küçük baş hayvan olduğu vatandaşlarca dile getirildi.
Siphai köyünde hayvancılara “hayvanlarınızı, satmayın, kesmeyin ve başka bir bölgeye götürmeyin” diye bir kağıt imzalanmış, alınan tek önlem bu diyor arayan vatandaş.
Söylediğim gibi olay ciddi, kamuoyunun aydınlatılması ve önlem alınması acilen şart.
Ortaya üzerinde durulması gereken, birkaç can alıcı nokta çıkıyor;
Öncelikle bu hayvan ölümleri ile ilgili yetkililerin bilgisi var mı?
Varsa neden kamuoyuna açıklanmıyor?
Bu ölümler hayvancıya verilen arpalardan dolayı mı?
Arpalardan meydana gelmiyorsa bilinmeyen bir hastalık mı söz konusu?
Hayvan ölümleri ile ilgili imha işlemi nasıl ve kim tarafından yapılıyor?
İlgili kurumlara bilgi verilmişse ki vatandaşın iddiası bu yönde, neden kimse bu konularla ilgilenip, görevini yerine getirmedi?
Bir ihmal varsa ve sonuçlar insan sağlığını tehdit edecek noktaya gelmişse bunun bedelini kim ödeyecek?
Hayvanları telef olan üreticilerin zararını kim karşılayacak?
Devlet sadece almaz, devlet, hükümet, sadece kendi bütçesini düşünmez ve hiç şaşırmadım ama söylemeden geçmeyeyim, onca çağrı yapmama ve bizzat aramama rağmen hiçbir yetkiliden cevap alamadım.
Sadece program sonrasında, Tarım Bakanlığından beni arayan bir çalışanla yaptığım telefon konuşmasında, durumla ilgili yeni bilgiler öğrenebildim.
İsmi bende saklı bu tarım Bakanlığı çalışanı şunları söyledi;
“Bu hayvan ölümlerine, Bulgaristan’dan getirilen balalar sebep oldu. Hepsi küflü ve böcekliydi. Bunları kamuoyuna söylemiyorlar.”
Şimdi sorun daha ciddi ve acil.
Üzücü olan;
Sanki bir susma ve unutulmasını bekleme durumu var.
Gelen imdat çığlıkları o kadar çok ki, duyulmaması mümkün değil.
Ne yazık ki bütçesinin %85’ini kurumlarına, çalışanlarına ayıran bu devlet, işini layıkıyla yapacak çalışan bulamıyor.
Bu haber 726 defa okunmuştur
  • Maykil Ceksin   - 12.12.2014 Adada EBOLA Virusu olsa baska yerden geldi der bunlar
  • kadri beyoğlu   - 12.12.2014 Mert olun deyene bak adını yazamamış komik seni
  • cemile güntay   - 12.12.2014 vay isimsiz kahraman aslan yedirin insanlara küflü şeyleri sonrada neremiz doğru ki de mantığa baka adını bile yazamayan MERT
  •    - 10.12.2014 adanin turk kesmi sanki cok temiz bir yer de, belediyeler cok iyi calisiyor her gun copler toplanip yollar ilaclaniyor da...bulgaristandan bocekli kuflu seyler gelmis onlar hastalik bulastirmis. Millet de buna inandi. ismi sende sakli olan adamin ismini herkes biliyor kafayi kuma gomerek bir yere varilmaz. mert olmayi ogrenin

:

:

:

: