1300 TL’si olmayan devlet

Yarım saatlik yağmur, kuzey Kıbrıs’ bir kez daha acı gerçeğiyle yüzleşti.
Yarım saatlik yağmur, kuzey Kıbrıs’ bir kez daha acı gerçeğiyle yüzleşti.
Kırk yılda, elimizle yaptıklarımızı, boynumuzla çekiyoruz.
Hep görünüşe, hep cilaya, boyaya, göz boyamaya, iş yapar gibi görünmeye harcanmış zaman, enerji ve milli servet.
Yazık harcanan paralara, zamana, enerjiye ve bugün karşı karşıya kaldığımız çaresizliğe.
İleriyi düşünmez, vizyon geliştirmez, her adımı atmakta on kere düşünmezsek, bunların sonu yok, sonu olmadığı gibi sonuçların bu şekilde kalmayacağını da kesin.
Çok şanslıyız, çünkü şimdilik zararımız maddi, böyle durumlarda bu bile önemlidir.
Bu defaya maddi hasarla kalınmaz ve manevi hasarlarda yaşarsak, bunun bedelini kimse ödeyemez.
Daha kötüleri, daha acıları yaşanmadan, ne yapılabilir, nereden başlanabilir, kimler bedel ödeyecek, kurumlara, hükümete, devlete nasıl bir görev düşecek.
En önemlisi bu irade var mı? Artık geleceği kurtarmak için irade şart.
Kimse birbirini yermeden, siyasete kurban etmeden, ülke için bir noktada, bir araya gelmeli.
Güzelyurt, Lefkoşa anayolu biliniyor, bu yolda yaşanan trafik kazaları hala akıllarda.
Alayköy, Türkeli kavşağında yaşanan ve gencecik dört güzel insanı kaybettiğimiz trafik kazasından sonra çift şeritli bu yolda bariyer yapılması gündeme geldi.
Ve “New Jersey” denen beton bariyerlerin yapılmasına başlandı.
Bariyer yapımı belli bir yere kadar geldi.
Yoğun yağmur yağışı bir eksikliği veya ihmali ortaya çıkardı.
Serhatköy civarında, yeni yapılan yolun, Güzelyurt istikametine gidiş tarafı sularla kaplandı.
Beton bariyerin en üst noktasına kadar, yol suyla doldu.
Yağmur düşünülmemiş, yolun altından bordürlerle suyun geçişi hesap edilmemiş.
Yol yeni, bariyerler yeni, anlayış, önemseme, ilgi eskilerde kalmış.
Milyonlarca lira boşa gitmiş, milli servet, ödediğimiz vergiler heba edilmiş.
Olmaz da, şimdi birileri dikkate alırsa, yapılanları bozar, döner bir daha yapar, bir daha ihaleye çıkar veya çıkmaz birilerine iş yaratırsa şaşırmam.
Ülke kaynakları boş yere, defa defa harcanırsa kimse kaynak yok demesin.
Özellikle mecburi harcamalar söz konusu olduğunda, hep kaynak olmadığından söz edilir.
Bir yandan da vara olan kaynaklar resmen ziyan edilir.
Kaynak vardır ama doğru kullanılmıyor.
Gerçekten üzücüdür;
Alt yapıya, sağlığa, eğitime kaynak yok ama izaz ikrama, örtülü ödeneklere, siyasi atamalara kaynak var.
İstenilen yerlere, istenildiği kadar para ayrılabiliyor.
Şimdi birkaç cümle ile bir başka trajikomik ve tam da bu ülkeye yaraşır başka bir konuya geçeyim.
Yeni yılda elektrik kurumu ve telefon dairesi özelleştirme düşüncesiyle ciddi şekilde gündeme gelecek.
Telefon dairesinin vatandaşa sesli hizmet verdiği “163” hattı var.
Uzun zamandır çalışmıyor, arızalı olan bir parça söz konusu.
Hükümet bu parçanın alınması için kaynak bulamıyor, ya da bulmuyor.
Parçanın fiyatı sadece 1300 TL.
Bir yanda heba edilen, birilerine ikramla sunulan kaynaklar, bir yanda kaynak yok diye yerine getirilmeyen hizmetler.
Sonuç olarak sormak lazım;
Bu ülkede kaynak var mı, yok mu?


Bu haber 545 defa okunmuştur
  • Ulkede ince  NY - 12.12.2014 Kaynak yok. Ulkede Kaynak olsa idi bu hale gelmeyecekti. Para cuvalla, imkanlar goz'un gordugu kulaklarin duydugu kadar ama gelin gorun ki, tum bunlari bir araya getirip adam gibi is yapacak kaynak ozelliklede devlet kesminde neredeyse sifir.

:

:

:

: