Bu baca neyin bacası?

Hani her ortamda siyasetçiler dahil, vatandaşın siyaset kurumuna karşı oılan güveninin feci şekilde yıprandığını anlatır ya!
Hani her ortamda siyasetçiler dahil, vatandaşın siyaset kurumuna karşı oılan güveninin feci şekilde yıprandığını anlatır ya!
İyi öyleyse hadei üstümüze düşen görevi yapalım vatandaşın bu güveni yeniden kazanması için stratejik çalışma yapalım!
Nasıl mı?
Basit,
AÇIKLIK, ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK
Benim ne Bakanlık ne de AKSA ile öyle içli dışlı bir ilişkim yok!
Görev varsa ve çağrılırsam Çevre duyarlılığımı ve sürdürebilir yöntemleri paylaşırım!
İster suda yazılsın, ister tabletlere kazılsın!
Orası bilgi ve beceriyi kullananın kapasitesi ile ilgili!
TAKILAN BACA NEYİN BACASI HOCAM?
diye bana soranlara da ne diyebilirim ki?
İNANIYORUM, Sn Çevre Bakanı bu sorunu halletmiştir!
Baca takılmıştır ve sorun ya tümden ya da tedricen nihai çözüme gidecek!
Yeni Yıl hediyesi gibi!
Bayram da alınan pırıl pırıl ayakkabılar gibi!
Hayırlı olsun, tebrikler,
GÜLE GÜLE KULLANIN
Peki ama bu sorular hala niye?
Yok baca neyin bacası imiş?
Bu iş bu kadar basitse şimdiye kadar niye yapılmamış?
Bu bacanın zaten ömrü ve temizleme kapasitesi sadece bayramdaki pamuk şeker sevinci kadarmış!
MIŞ, MIŞ, MIŞ!
Ama
BEKLİYORUM
Sn. Çevre Bakanı bu filtrenin tüm spesifikasyonlarını içeren resmi belgeleri yaysın bu soruları soranların önlerine!
Filtreleri üreten ve sistemi kuran firmanın hem kimliğini hem de kaç ve hangi ülkelerde geçerli olursa olsun BU KONUDAKİ LİSANSLARINI VE EHLİYETLERİNİ diplomalar gibi sıralasın vatandaşımın görüş mesafesine!
Bir de pek bizde henüz uygulama falan değil ama bu FİLTRLERİN VE SİSTEMİN KALİBRASYONUNU KİM VE NE ZAMAN YAPTIĞI vede her kaç zamanda bir yapması için yetkilendirildiğinin huzur verici müjdessini versin , Bakanlık, Müsteşarlığı ve veya Uzmanları!
Enerji Bakanlığının kadroları, Sağlık Bakanlığının amirleri,
Çevre derneklerinin bilirkişileri,
Tabibler Birliğinin hipokratları,
Kimyagerler Derneğinini mikroskopları,
TEYİD ETSİNLER BU BACALARIN NEYİN BAQCASI OLDUKLARINI!
Filtre ve bugün kullanılan yakıtın ne kadar az veya hiç zararlı atık üretmediğini belgelerle nakışlansın siyasete güveni sorgulayanlara?
Mesleklerinin ve vatandaşın kefili yukardaki kurumlar!
YOKSA BU SORGULAMAYI YA ÇEVRE HALKI YA DA BÖLGEDE AĞIR ZARAR GÖREN İŞLETMELER Mİ YAPMALI?
Ya da bunları tekel gibi davranabilen özel kurumların ihtiyacı olan Regulasyonu icra edecek kurumlar mı yapmalıydı!
Yok ama bizde öyle kurumlar!
Ya da varmış gibi yapan taklitçileri var!
Doç.Dr. Okan Veli ŞAFAKLI ile kaleme aldığım
ÖZELLEŞTİRMEDE EZBERBOZAN AB’DEKİ DEROGASYON GERÇEĞİ: K.K.T.C KIB-TEK ÖRNEĞİ
ve EUL Journal of Soci al Sciences, der gisinde,2011 Haziran da yayınlanan makalemizde bu regulasyon kurumları nasıl değerlendirilmiş, bir bakalım!
‘’Regülasyon sektörün bağımsız düzenleyici kurum tarafından düzenlenmesi ve
denetlenmesidir. Regülasyonun genel kabul görmüş bir tanımı bulunmamakla birlikte aşağıdaki
tanımlar regülasyonun önemini açıklamada büyük ölçüde yeterli olacaktır:
• “Regülasyon devletler tarafından girişimciler ve vatandaşlar üzerinde ihtiyaç duyulan
çeşitli enstrümanlarla koyulan düzenlemeler olarak tanımlamakta ve regülasyonları,
ekonomik, sosyal ve idari olarak üçe ayırmaktadır. Regülasyon kuralları, resmi ve gayri
resmi düzen ve her seviyedeki devlet organı tarafından konulan ikincil kuralları ve devlet dışı
kuruluşlar ve devlet tarafından sadece regülasyon yapmak için oluşturulmuş kurumlar
tarafından yürürlüğe konulan kuralları içermektedir” (OECD 1997:6).
• REGÜLASYON, geniş anlamda sosyal ve ekonomik amaçlara yönelik olarak devlet
tarafından yürürlüğe konulan her türlü anayasal, yasal ve kurumsal düzenlemeler ile kamusal
politikaları ve yapılan uygulamaları ifade etmektedir (Aktan, 2003).
• REGÜLASYON, GENEL OLARAK DEVLETİN “KAMU YARARI” gerekçesiyle özel sektör birimlerinin
yapması ve yapmaması gereken şeyleri emretmesi ve yasaklaması olarak tanımlanabilir
(Chang, 1997:704). Dolayısıyla regülasyonlar, piyasada miktar, oran, giriş-çıkış ve diğer her
türlü ekonomik faaliyet üzerinde uygulanan vergi ve sübvansiyon gibi yasal sınırlamalar ve
idari kontroller şeklinde de ifade edilebilir (Posner, 1974:335).
Devletin regülasyon politikalarını uygulamak üzere tesis edilen “BAĞIMSIZ DÜZENLEYİCİ
KURUMLAR (BDK) VEYA BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELER” İLK OLARAK, ABD’DE ORTAYA ÇIKMIŞTIR. Piyasa ekonomisine açılan, başka bir deyişle eskiden devlet tekelinde olup da özelleştirildikten sonra
piyasanın eline geçen endüstrilerin düzenlenmesi ve denetlenmesi ihtiyacından doğan bu
kurumların, özelikle siyasi otoriteden bağımsız olması gerektiği önemle vurgulanmaktadır.
Bağımsız idari otoritelerin ortaya çıkıp gelişimi ile geniş anlamda özelleştirme uygulamalarının
başlaması ve ekonomide “devletçi” politikaların yerini “düzenlenmiş piyasa ekonomisi”nin
alması arasında koşutluk gözlenmektedir. Bu nedenledir ki, geniş anlamda “özelleştirme” olarak
algılanan “devlet düzenlemelerinin azalması” hareketinin boş bıraktığı alanların bağımsız idari
otoriteler tarafından doldurulduğu kabul edilmektedir (Tan, 2002:12). Bu durum, kısaca boş
bırakılan alanlar, özellikle ülkede yatırım yapacak yerli ve yabancı yatırımcılar için bir kaygı
unsurudur. Çünkü özelleştirilen sektörler yüksek maliyetli ve uzun dönemde kâr getirebilecek
sektörlerdir. Belirsizlik ve güvensizlik olduğu durumlar yatırımcıyı yatırım yapmaktan
alıkoymaktadır. BDK’ların ABD’de ortaya çıkma nedeni, aslında YASAMANIN YÜRÜTMEYE OLAN
GÜVENSİZLİĞİDİR. BDK’lara ihtiyaç duyulmasının bir diğer nedeni ise, bir yandan hızlı gelişen
teknolojik alanlar yüzünden bazı alanların klasik idari ve yargısal yöntemlerle etkin bir şekilde
organize edilmesi ve denetlenmesinin zorlaşması; DİĞER YANDAN POLİTİKACILARA OLAN GÜVENSİZLİK
SONUCUNDA İLETİŞİM VE FİNANS SEKTÖRLERİ GİBİ BAZI HASSAS ALANLARDA SİYASİ İKTİDARIN SÖZ SAHİBİ
OLMASININ, TARAFSIZLIK VE OBJEKTİFLİK AÇISINDAN SORUNLAR YARATMASININ ÖNÜNE GEÇİLMESİDİR (Ulusoy,1999:3-4).’’
E arif olan anlar,
Hade kıpırdanın güven kazanmak için güvenilir evrakları dökün ortaya!
Bu haber 218 defa okunmuştur

:

:

:

: