Amaç günü kurtarmak olmasın

“Hükümet, hayat pahalılığı uygulamasını 2015 yılı için dondurdu.”
“Hükümet, hayat pahalılığı uygulamasını 2015 yılı için dondurdu.”
İlk önce böyle bir haber düştü gündeme.
Elbette tepkiler ve tartışmalar başladı.
Daha sonra farklı görüşler, düşünceler atıldı ortaya.
Peki, neydi bu düşünce, bu kadar acele ve ani ne çıktı ki ortaya?
Kanun hükmünde kararname düzenlenmesi, zamanın yeterli olmadığı, hızlıca bir karar alınmasının gerekli olduğu durumlarda kullanılır.
Hayat pahalılığının 2015 yılı için dondurulmasında acil bir durum mu vardı?
Daha sonra, yeni bir yöntem ve uygulama deneneceği söylendi.
“Yeni yöntem ve uygulama henüz belli değil, ocak ayının ilk haftası belli olacak” açıklama bu.
Konu tartışıldı mı, toplumun bilgisine, Meclis’e getirildi mi, ilgili paydaşlarla konuşuldu mu?
Anlatılsa, paylaşılsa, ortak zeminde, ortak karar üretilse, kim neden karşı çıksın.
Açıklandığı gibi, kamuda çalışanlar arasında yeniden yapılacak bir düzenlemeyle, herkesin eşit hayat pahalılığı alması sağlanacaksa, bu uygulamaya benim itirazım yok.
Yanlış olan yöntem ve kendi söylediklerini inkar etme.
Muhalefette söylediklerinin tersini yapıp, aslında eleştirdiği iktidardan farkındalık ortaya koyamama.
Her zaman için tartışılan bir konudur, kamuda yapılan maaş artışlarında, yüksek maaş alanlar daha fazla artış, az maaş alanlar daha az artış alıyor.
Bunun düzenlenmesini herkes, her dönem seslendiriyor.
Ama söylediğim gibi neden normal yollar denenmiyor, anlatılmıyor, şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmıyor, mesele budur.
Mesele, genel olarak ülkenin tüm kesimlerinin ekonominin olumlu tarafından faydalandırılmamasıdır.
Bir bütün olarak ekonominin büyütülmesi, kamunun, özelin eşit şekilde ülke kaynakalarından yararlanması.
Özel sektör çalışanları bu ülkenin insanı değil mi? Ülke de geçim sıkıntısı yaşayan sadece kamu çalışanları mı?

Hergün için büyüyen uçurum nasıl kapanacak, bunlara çare üretilmesi, uzun vadeli planlamalar yapılması gerekli.
Bugün için yapılan sadece günü kurtarmaktır.
%50 kayıt dışı ekonomiden söz ediliyor.
Bunu söyleyenler ekonomide söz sahibi isimler.
Hükümet işin kolayına kaçmadan, pastayı küçültmeyi değil, büyütmeyi hedef almalı.
Vergi veren kesim zaten belli, kayıt dışı verginin, vergi vermeyenlerin peşine düşülsün, sadece kamudan maaş çekenlerin maaşlarına değil, bizzat hükümet kendi giderlerinde de tasarrufa gitsin.
Hemen her yıl sonu, her bütçe dönemi, her 13. Maaş zamanı benzer tartışmalar, benzer hükümet icraatlarıyla karşılaşıyoruz.
Hatırlanacağı gibi;
1 ocak 2011 de yine yasa gücünde kararname ile UBP hükümeti hayat pahalılığı ödeneğini altı aylığına durdurmuştu.
Dönemin Başbakanı İrsen Küçük “Altı aylık hayat pahalılığı ödeneğini dondurma kararının böyle tepki görmesini yorumlamakta zorlanıyorum” demişti.
Bugün için değişen birşey var mı?
Zamanlama, yöntem, manidar.
“Yasa geçmezse 13. maaş yok” telkini mi oldu acaba diye düşünmeden edemiyorum.


Bu haber 522 defa okunmuştur

:

:

:

: