Yeni yılda beklentilerimizin gereğini lütfen yapalım!.............

Yeni yıla girdiğimiz bu günde hiyerarşik yapı içerisinde hepimizin dilekleri aşağı yukarı aynıdır. Yani, hepimiz öncelikle sağlık ve afiyet dileklerinde bulunduk.
Yeni yıla girdiğimiz bu günde hiyerarşik yapı içerisinde hepimizin dilekleri aşağı yukarı aynıdır. Yani, hepimiz öncelikle sağlık ve afiyet dileklerinde bulunduk. Sonrası için ise iş ve aş imkânı bulmak öncelik kazanmaktadır. Bu dileklerin ardından ise barış, trafik, ulaşım, daha yüksek yaşam kalitesi ve refah dilekleri gelmektedir.
Münferiden birey olarak daha iyi bir yaşam adına kariyer, sağlık, refah ve diğer hedeflerimizin peşine çaresiz bir şekilde koşuyoruz.Peki, ülkeyi daha yaşanabilir ve ekonomiyi sürdürülebilir kılmak için gerekli yetki ve kaynakla donatılan siyasiler, devlet ve hükümet yetkilileri ifade ettikleri yeni yıl dileklerinin gereğini yapmakta mıdırlar?
Geçtiğimiz yılları değerlendirdiğimiz zaman KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durması, halkın yaşam kalitesinin artırılması, istihdam imkânlarınınartırılması, insan sağlığını tehdit eden unsurlar karşısında kararlı duruş sergilenmesi, trafik canavarı karşısında dirayetli savaş verilmesi, eğitim kalitesinin Şırnak’ın ilerisine taşınması ve diğer önemli konularda yetkili ve etkili kişi ve mercilerin kifayetsiz ve dirayetsizliklerine hep birlikte tanık olduk….
Gönül ister ki; gittikçe daha fazla çürümekte olan statükoya sarılmak yerine, gelecek nesillerimizin hak ve hukukuna sahip çıkmak için özellikle KKTC-TC protokollarında da belirtilen yapısal reformların geciktirilmeden gerçekleştirilmesi için gereklidevlet adamlığı, cesaret ve iradenin herkes tarafından ortaya konmuş olsun…………..
Bu yıl geciktirilmeden süratle gerçekleştirilmesini dilediğimiz başlıca reformları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
• Liyakat ve performansa esaslı şeffaf ve hesap verebilirliğe dayalı “KAMU REFORMU”nunyapılması,
• Beceriksizliklerinin ve cesurca karar alma basiretsizliklerinincezasını yüksek zamlar yaparak vatandaşa ödetme olgusunu bertaraf edecek mali, idari, kurumsal, denetimsel ve yargısal “YEREL YÖNETİMLER REFORMU “nun yapılması,
• Dünya gerçeklerinin hilafına hastadan ziyade adeta sağlık çalışanlarının memnuniyetini artırmak için uyduruk randevu sistemi gibi palyatif önlemler yerine hasta memnuniyetini temel alan ve Genel Sağlık Sigortası gibi unsurları da içerecek “SAĞLIK REFORMU”nun yapılması,
• Her kafadan çıkan sese göre bilimsel ölçütlere uymayan kararlar almak, sırf ceza geliri elde etmek için gelişi güzel sabit kameralar koyarak alternatif ulaşım imkanlarıyaratmadantrafiği ve ulaşımı zaman açısından paniğe koymak ve çağdaş dünyanın terk ettiği New Jersey Tipi / Otoyol Bordürü / Güvenlik Bariyeri monte etmek yerine mutlak trafik uzmanı ve bilim adamlarının müdahil olacağı bir yapıda yürürlüğe konacak “TRAFİK/ULAŞIM/DOLAŞIM MASTER PLANI”nın hazırlanması,
• Siyasilerin peşkeş çekmesini önleyecek bağımsız ve özerk ihale kurumu veya benzeri oluşumlara imkan verecek “İHALE YASASI’nın yürürlüğe girmesi,
• Reel sektörün rekabet edebilirliğinde önde gelen finansman maliyeti yanında tüketicilerin istismarının önlenmesi için “FAİZ YASASI, İCRA-İFLAS VE BANKA MÜSTERİLERİNİ KORUMA YASASI” gibi mevzuatın ivedilikle geçirilmesi,
• KKTC vatandaşlarının yaşam kalitesi yanında reel sektörün enerji maliyeti için son derece önemli olan elektrik enerjisinin arz güvenliği, çevre dostu ve ülke dışı ile enterkonnekte olma durumu gibi faktörler çerçevesinde yapılacak fizibilite çalışmasına göre hazırlanacak “ENERJİ STRATEJİ PLANI”nın uygulamaya konması,
• Devlet kurumlarının mali, idari ve yargısal denetimi için gerekli reformun yapılması,
• Polis teşkilatının çağdaş anlayış ve teknolojik donanımla yeniden yapılandırılması,
• Ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği başta olmak üzere haksız rekabet ve özel sektörün dışlanması gibi olumsuz etkilileri olan” KAYIT DIŞI EKONOMİ EYLEM PLANI”nınuygulanması, ve
• Sözde savaşın olmadığı ve barışın hakim olduğu KKTC’de savaşta vermediğimiz kayıpları trafik ve kanser illetine kurban ediyoruz. Böyle olmasına karşın, gerek çıkar çatışmaları, gerekse fincancı katırlarını ürkütmemek, gerekse de devletten de üstün olguların varlığı nedeni ile özellikle Kansere karşı mücadele vermekten korkuyoruz. Halbuki, kanser hastalığı ile mücadeleden ziyade kansere neden olan faktörlerüzerine cesurca yürüyüp önleyici tedbirler alınması; gelişmiş ülkelerde olduğu gibi “KANSER ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ” nün kurulması ve oluşturulacak “KANSERLE MÜCADELE STRATEJİSİ ”ne yönelik toplumsal bilinç ve destek yaratılması gerekmektedir
SON SÖZ: ÜLKE OLARAK KURTULUŞUMUZUN ARKASINDA ŞU İKİLEM BULUNMAKTADIR: 1) YA HALEN ÇÜRÜMÜZ VE İFLAS DURUMDA OLAN YAPIDA BUGÜNKÜ ÇIKARLARIMIZIN PEŞİNDE KOŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ; 2) YA DA GELECEĞİMİZİ KURTARMAK İÇİN TAM OLARAK HAK ETMEDİĞİMİZ VE ADİL OLMAYAN ÇIKARLARIMIZDAN KISMEN DE OLSA FERAGAT EDECEĞİZ.

Bu haber 526 defa okunmuştur

:

:

:

: