“AİDS olun daha iyi”

Hafta başı başlayan eylem, yarım yamalak bir uzlaşı ile sona erdi.
Hafta başı başlayan eylem, yarım yamalak bir uzlaşı ile sona erdi.
“Bir liste süt ödemesi, süt ödemeleri ayın 5 ve 20’sinde yapılacak, İthal edilen 45 bin ton balyadan 6 bin tonu, 35 kuruştan satılacak, süt fiyatları, süt piyasasının yeniden düzenlenmesi ve her yıl ayni sorunların yaşanmaması adına sektörün tümünün yeniden yapılandırması için müzakere.”
Artık bu ülkede her alanda bir sistem, bir düzen, bir intizam şart.
Aslında kırk yılda ektiğimizi biçiyoruz, kırk yıllık yapının bedelini ödüyoruz.
Yıllarca olmayan para, olmayan yöntemlerle dağıtıldı, deniz bitti.
Umarım bu bir örnek olur ve bir yerden başlanır.
Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, üreticiler Ufuk Aslan ve Fahri Darbaz ADA TV de program konuğumdu.
Eylemin siyasi olmadığını, sadece hak için yapıldığını söylediler.
“Kamu çalışanları nasıl ki gününde maaşını, haklarını alıyor, bizde hakkımızı gününde ve aksamayacak şekilde almalıyız” düşüncesini ortak bir şekilde seslendirdiler.
Gerçek anlamda bir sistem, bir düzen ve artık bakkal hesabıyla değil, ciddi politikalarla ülkenin üretim sistemi sil baştan yaratılmalı.
Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu;
“Hükümet bizi birleştirmeyi başardı. Tarım Bakanı, Başbakan bize gidin elçiliğin önünde eylem yapın dedi. Muhalefet milletvekili, kürsüde iktidarı eleştiriyor. Sonra bizi arayıp “nasıl konuştum?” diye övünüyor. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Sık sık seçim, tamamen israf, her gün parti değiştiren vekiller. Seçim biter her söz unutulur. Artık bunların düzelmesini istiyoruz.”
Üretici Fahri Darbaz;
“Ürettiğimizin karşılığını alamıyoruz. Düzenli ödenmiyoruz. Sözler veriliyor, tutulmuyor. Giderlerimiz var, benim hayvanım sıkıntıyı, kaynak yok cümlesini kabul etmiyor. Bir sistem otursun, memur günü geldi alıyor maaşını. Neden bizim bir düzenimiz yok? Paramızı alıp, giderlerimizi karşılamayalım.”
Üretici Ufuk Aslan;
“Hiçbir parti suçsuz değildir. Ama en büyük suçlu da bu toplumdur. Bu devleti Denktaş kurdu. Peki, ondan sonra gelen kim veya kimler bu devleti daha ileriye götürmeye çalışıyor? Kimse çalışmıyor, sadece kiminin eleştirdiği, kiminin sözde sahiplendiği bu devletin nimetlerinden yararlanıyorlar. Kaynaklar, bu üreticinin parası, müşavirlere, genç yaşta emekli edilen insanlara gidiyor. Yazık bu ülkenin parasına.”

Programda özetle bunlar çıktı ortaya.
Fakat oldukça iddialı ve üzerinde durulması gereken bir başka konu beni oldukça düşündürdü, endişelendirdi.
Fuat Aslan bir iddiayı attı ortaya;
“İskarpi hastalığı en kötü hastalıktır. Kurultay bitsin, seçim bitsin, hükümet kurulsun derken, benim ağılımda hala daha bu hayvanlar duruyor. İskarpi hastalığı şuanda toplumun içinde var. Bu hayvanların sütünü içeceğinize, AİDS olun daha iyi. Şuanda tüm ağıllarda var. Bize söylenen mücadele için kaynak yok. Çocuklar bu hayvanların sütünü içiyor. Üretici bu hayvanları bile bile kasaplara veriyor. Toplumda bu etleri yiyor.”
Program sırasında yanlış mı duydum diye bir daha sordum.
Aldığım cevap ürperticiydi “Evet bu hastalıklı hayvanları toplum yiyor”.
Bu bir hayvan üreticisinin söyledikleri ve iddiası, araştıracak, sorgulayacak, denetleyecek, önlem alacak merciler belli.
Söylendiği gibi mücadele için kaynak bulunamıyorsa, sözün bittiği yere çoktan gelmişiz.
Bu haber 610 defa okunmuştur
  • Olmasi gereken 4X4 Bayrak yarisi ama; ince  NY - 09.01.2015 Olmasi gereken 4X4 bayrak yarisi gibi bayragi alan``in bayragi bir ileri tasimasi amma velakin bizdeki gunesli bir bahar gunu haftalardir kisili kaldiklari ahirindan cikar cikmaz saga sola assagi yukari futursuzca kosturup sonunda nefes nefese kalip ne yeyebilen ne icebilip ac susuz ahira donup anasindan sut bekleyen korpe kuzular gibiler. Sonra sut kuzusu deyi kasaba kebab olmaya. Bunlari alacak kasapda yok. Korpe kuzuyuz deyi ortada dolanmaya devam. :)

:

:

:

: