Yılın adamı

BİR YILI daha geride bırakıyoruz..
BİR YILI daha geride bırakıyoruz..
Takvim yaprakları bitti, bitecek.. 2009’a saatler kaldı.. Hep umutlar, iyi dilekler, güzel isteklerle yeni yıla girilir.. Koca bir yılın, 365 gün önce yepyeni bir yıl olduğu, ona da aynı duygularla başlandığı unutulur..
Sil baştan, beyaz sayfa, yepyeni başlangıçlarla açılır, her girilen yeni yıla..
Bu sene de aynısı mı olacak acaba ? Duygularımız ne ? Geleceğe pembe mi bakıyoruz ?
Küresel krizin Amerika, İngiltere gibi dünya devi ülkeleri yerle bir ettiği, şampiyon bir boksörün demir yumruklarıyla dövdüğü, silkelediği gibi.. Kriz, hepimizi, en azından Manş Denizinin bu yakasında yaşayan bizleri, gerçekten sarsmış durumda.. Yeni yıla umutla girmeye hepimizin fazlasıyla ihtiyacı var..Hem de eskisinden daha çok..
Neler bekliyoruz 2009’dan ?
Aralık aylarını pek sevmem nedense.. Hem depresif olurum, hem bir sene daha geride kaldığı için burulurum.. Hem de sevdiklerimiz, bildiklerimiz, sanki peşpeşine gider..Adres defterimizdeki isimler, birer birer azalır..
Ancak, geleceğe olumlu bakmamız, bizim yararımızadır.. 2009’u da büyük umutlarla, dünyaya, insanlığa, memletimize, ailemize, çocuklarımıza, sevdiklerimize iyilikler, esenlikler, huzurlu günler getirmesi dilekleriyle karşılamalıyız..
Ekonomistler, 2009’un, 2008’den daha çetin geçeceği görüşünde..
İngiltere’de son 18 yılın en kötü ekonomik şartları yaşanıyor.. İşsizlerin sayısı (kayıtsız) 3 milyonu bulmuş, büyüme hızı son 30 yılın en düşük düzeyine erişmiş.. Binlerce insan işinden olmuş.. Seneye 150 bin evin , kriz nedeniyle haciz edileceği tahmin ediliyor.. 500’den fazla değişik firmanın , kapılarını kapatacağı, kayyumlara veya hacise teslim olması bekleniyor..Her gün birer, ikişer firmalar iflas bayrağını çekiyor..
Bu tablo sizce umut verici mi ?
Kimse çıkıp da ekonomik krize somut bir çözüm üretemiyor.. Ekonomistler, bu sorunun yanıtını veremiyor..
Ancak, tüm bu karamsar tabloya karşı, insanoğlunun karakterinin özelliği, yeni yıla umutla girmeye hazırlanıyoruz.. Buna hem ihtiyacımız var, hem yepyeni bir yılın eşiğindeyiz.. Bizi neyi beklediğini bilmiyoruz.. Bir yıl önce, bu günlere gelineceğini biri söylese inanır mıydık ? Biraz zor..
İşte bu nedenle, umudumuzu kaybetmeden, yeni seneye her zamankinden biraz daha gerçekçi isteklerle, iyimser yaklaşmalı.. Devrin, kemer sıkma dönemi olduğunu hatırlayarak, tüketime fazla rağbet etmeden, üretime katkıda bulunacak şekilde ,çevreyi koruyarak değişen koşullara ayak uydurmalıyız..
Yazımın başında, “Yılın Adamı” dedim.Bu yazdıklarımla, bunun ilgisi ne , merak ediyorsunuzdur.. İngiltere’den bakıldığında görülen karanlık tablonun umudu bir adam var ufukta. .. Ve en ciddi gazetelerden The Times, bu adamı “2008 yılının adamı” seçti..
Tahmin ettiğiniz gibi, büyük umutlarla Kasım ayında dünyanın en güçlü , en kuvvetli koltuğuna seçilen bu kişi ABD’nin Ocak 2009 yılında yemin edip, görevi devralacak yeni başkanı Barack Obama’dan başkası değil..
Tüm dünya, bir kurtarıcı, mesih gibi Obama’yı görüyor. Ekonomik krizden, savaşlardan , anlaşmazlıklardan dünyayı kurtaracak kişi olarak görülüyor..
Times gazetesine göre, Obama’nın pürüzsüz , son derece başarılı seçim kampanyası sonunda, ABD Başkanlığını ilk kez bir zencinin kazanması, Amerika’nın ne kadar değiştiğinin en büyük göstergesi..
Müslüman Kenyalı bir babadan, Amerikalı bir anneden dünyaya gelen, romanlardaki gibi bir yükselişle senatör olan, ardından kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde başkan adaylığındaki kampanyasıyla tüm dünyaya ders veren.. Sonra da seçimleri kazanan Obama, Times’ın “Yılın adamı “ ünvanına layık bulundu..
Bu sene Times gazetesi, ilk kez böyle bir seçime gitti. Dünyada yılın adamını seçtiği gibi, İngiltere’de de yılın adamı ve takımını seçti.. Bunları önümüzdeki hafta açıklayacak..
Afrikalı bir babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açan Obama, Afrika asıllı bir Amerikan babanın oğlu değil.. Babası öz be öz Kenyalı.. Baba bir, anne ayrı kardeşleri bugün Kenya’da yaşıyor.. Akrabaları da öyle..Times, bunun bile Obama’yı “yılın adamı” seçmeleri için yeterli olduğu görüşünde..
Dünyanın en güçlü, kudretli koltuğunun sahibi, bugüne kadar gelmiş geçmiş ABD başkanları içinde hem geçmişiyle bir ilk.. Hem de başkanlığa seçilişiyle..
Seçim başarısına giden yolda, Devlete kur yaptı.. Basını baştan çıkarttı.. Orta sınıfı ve milyonlarca genç Amerikalıyı coşdurttu.. En önemlisi seçimiyle tüm dünyaya, en karamsar günlerinde “umut ışığı” oldu..
Yukarda sıraladığım tüm umutsuzluklardan, karanlıklardan dünyayı düzlüğe çıkartacak kişi olarak görülüyor bu genç başkan..Dileriz, bu beklentileri yerine getirir, getirebilir..
Dileğim, 2009’un sizlere, aileniz, sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur, esenlik , mutluluk dolu günler getirmesi.. Bu günlerimizi aratmaması.. Karanlık bulutların dağılması.
Hayal ve umutlarımızı kaybetmediğimiz sürece, hayat güzeldir.. Hepinize mutlu yıllar, esenlikler..
Bu haber 228 defa okunmuştur

:

:

:

: