Liderliğin önündeki engel “KİBİR”

Kıbrıs Türk toplumunda uzun zamandır önemli bir eksiklik var.
Kıbrıs Türk toplumunda uzun zamandır önemli bir eksiklik var.
Bu eksiklik, toplumsal anlamda ki liderliktir.
Geçtiğimiz haftalarda hayvancılık kesiminin eylemleri oldu.
Üç üretici ile televizyon programı yaptım.
Üreticilerden Ufuk Aslan’ın şu sözleri dikkat çekiciydi.
“Doktor Küçük, rahmetli Denktaş verdikleri mücadele ile bu ülkeye bir devlet sağladılar. Onlardan sonra bu devlet bir adım ileri götürülmedi.”
Devlet bir organizasyondur ve çarklarının iyi çalışması, bu devletin çatısı altında olan insanların, her anlamdaki ihtiyaçlarının, beklentilerinin, üst düzeyde karşılanması demektir.
Bu devlet yapısı, sadece kendi öncelikleri düşünen yöneticiler tarafından, toplumun geneline değil sadece belli bir zümreye mutluluk verir noktaya geldi.
Görüşlerine katılırsınız, katılmazsınız, politikalarını beğenirsiniz veya eleştirirsiniz ama rahmetli Küçük ve Denktaş verdikleri toplumsal mücadele ile liderlik sıfatına ulaştılar.
Onlardan sonra gelenler sadece bir sonraki seçimde kazanmanın yollarını, sadece kendilerine oy verenleri, sadece kendi çevrelerini düşündüler ve hareket ettiler.
Doktor Küçük ve Denktaş toplumun her kesimine indiler, herkesle bir anıları vardır.
Halkın içindeydiler, rahmetli Küçük hasır sandalyesini “Halkın Sesi” gazetesinin önüne koyar kahvesini içerdi, Çoronik’le şakalaşırdı.
Denktaş yürüyerek dolaşırdı Lefkoşa’yı, resim çekerdi ülkenin her bölgesinde.
Şimdi seçilmiş olanların genelinde bir “Kibir” var.
Sanki gökten zembille indiler, onlar kimseden oy istemediler, kimse onları desteklemedi, seçmedi.
Bu ülkede lider siyasetçi yoktur, umut edilenlerde bu beklentileri boşa çıkardı, ülkenin koca bir denizde rotasız gemi gibi gitmesinin önemli bir sebebi de budur.
Toplumun geneline yön veren, siyasi rozetini bir kenara bırakarak, kucaklayan, sahiplenen, her adımını toplumsal düşünceyle atan, bölmeyen, birleştiren lider profili, yerini belli bir zümreye ait olan kutuplaştırarak kazanan yöneticilere bıraktı.
Kişisel zırhından çıkamayan, herkese eşit söz ve düşünce hakkı tanımayan ve aslında sadece yönetici olabilecek insanlarla, gerçek liderler arasındaki farkın adı “KİBİR” dir.
Bugün için, bu ülkede liderler yerini yöneticilere bıraktı.
Ve liderler, yöneticilerden daha az ilgi ve kıymet görüyor.
Liderlik, elbette tek isimlilik, tek adamlılık değildir.
Böyle bir anlayış tabi ki kabul görmez.
Mutlaka ki organize bir sistem, çoğunluğun etkin katılımı, herkesin eşit olduğu bir düzende liderlik sorgulanabilir.
Herkesin kendini toplum lideri ilan ettiği bu ortamda liderliği böyle anlatmak istedim.
Toplum lider denilen isimlere bugüne kadar sahip çıktı mı?
Bu konuda bir başka noktadır.
Doktor Küçük yılda bir defa hatırlanmakla, süslü laflarla yâd edilmekle, bir yandan da anıt mezarı sahipsiz ve kilit altında bırakılmakla mı yaşatılacak?
Ya da rahmetli Denktaş hala daha bir anıt mezara sahip olamamakla bu konuda bin bir şayia altında mı ilelebet hatırlanacak?
Söylediğim gibi bu ülkede lider yoktur, yönetici olmaya aday olanlar ama onu bile yapamayanlar var.
Bir de toplumu birleştirmeyen, bölen, ayıran ve bununla kazananlar var.
Bu haber 551 defa okunmuştur

:

:

:

: