Yunanistan’ı örnek alalım

Güvenmek, güven duymak, güven vermek önemlidir.

Güvenmek, güven duymak, güven vermek önemlidir.
Kıbrıs Türk toplumu en kötüsü kendine olan güvenini kaybetti.
Bunun elbette sebepleri var.
Bilinçsiz, plansız, ciddiyetten uzak, sırf iktidar ve buna bağlı getirilerden nemalanma, hep ön planda oldu.
Bugün gelinen noktada, kendine, ülkesine, yöneticisine güvenmeyen, kendi iradesine inanmayan bir ruh halinin içine girdik.
Bu durumu ortadan kaldıracak, en başta kendi insan kaynağına güvenecek yeni bir yapılanma şart.
Yıllardır bu ülkeyi yöneten, ganimet kültürüyle yoğrulmuş, ganimet ve acılar üzerine sırça köşkler yaratmış, kırk yıldır ülke yönetiminde söz sahibi olan nesil, yavaş yavaş sahneden çekiliyor.
Artık daha genç, aktif, dünyadan haberdar, iyi eğitim almış, dünyanın saray önünden ötesini de bilen yeni bir nesil geliyor.
Ve bu nesil ülke yönetiminde söz sahibi olmaya başlayınca çok şey değişecek.
İnsan kaynağımız güvenebileceğimiz en önemli gelecek sigortamız.
Yönetici sınıfından, işçisine, memuruna, hayvancısına, her alanda, herkese bu ülkenin ihtiyacı var.
Kimse ikinci sınıf vatandaş olamaz, herkes eğitimine, engeline, imkânlarına bakılmaksızın, bu ülkeye katkı koyuyor ve koyacak.
Yunanistan bir seçim yaptı ve bu seçim birçok ilke imkan sağladı.
Herkes bu seçimi konuşuyor ve herkes kendi penceresinden bir pay çıkarıyor bu seçimle ilgili.
Kimisi seçimi kazanan parti ile ilgili olarak “bize de bir SYRİZA gerek” diyor.
Kimisi “Yunanistan KKTC’yi örnek alsın” diyor, kimisi de “bizi ilgilendirmez diyor”.
Ekonomi uygulamaları ile ilgili olarak, Yunanistan bizi örnek alır mı bilemem ama bizim önce kendimize bakmamız gerektiğinden eminim.
Yunanistan’ın yeni hükümeti birçok ilke adım atarak başladı, bunlardan biri de yeni kabine üyelerinin seçimi.
Sağlık Bakanlığına görme engelli milletvekili Panagiotis Korumblis atandı.
İşte bu bir örnek, bu bir reform, KKTC’de engellilere verilen değer ortada.
Yıllardır bir yoklama belgesini bile zarflatamadık.
Engelli insanlar, kamuda veya özelde istihdam için adeta yalvartılıyor.
Sorunları, yasaları, eğitimleri, sosyal devletten olması gereken hakları, iş bulmaları her şey yarım yamalak.
Bir dönem Lefkoşa Kaymakamlığı için sevgili Günay Kibrit’in adı geçti.
Böylesi bir atama hiç olmazsa bu ülkede bir ilk, bir başlangıç olabilirdi.
Sonuçta olmadı, çünkü “Engellileri koruma, rehabilite ve istihdam yasasına” göre istihdam edilmişti.
Yani esasen kamu görevlisi sayılmıyor, üst kademe görevine atana bilmek için kamu görevlisi olmak şart.
Yasayı değiştirmek istediler, siyasete takıldı, kamuda çalışan engelliler, ne memur, ne işçi, ne de sözleşmeli, hiçbir sıfatları yok.
Kadın engelliler diğer kadın çalışanlar gibi her beş yılda bir yıl yıpranma payı alamıyorlar, yüksek lisan, doktora yapan engellilerin barem içi artış hakları yok.
Her şey ekonomi, bütçe denkliği, devletin gelir-gider dengesi değildir.
Bunlarla övünen bir devlet yapısı, kendi insanına sadece rakip olur.
En başta söylediğim gibi bizim insanımıza, üstelik sadece bedenen değil, beyin olarak üreten herkese güvenmemiz gerek.
Ne yazık ki bunlara daha uzağız, çok yolumuz var çok.
Bu haber 581 defa okunmuştur

:

:

:

: