KKTC Cumhurbaşkanlığının ekonomi için potansiyel önemi

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini yaşadığımız günümüzde adayların restleşmeye dönük açıklamalarına maalesef tanık oluyoruz.
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini yaşadığımız günümüzde adayların restleşmeye dönük açıklamalarına maalesef tanık oluyoruz.
Adaylar kendi pozisyonlarına ve güçlü gördükleri yönlerini esas alarak propaganda sürdürmekte zaman zaman iseilkel değerlendirilebilecek çamur atma yöntemine başvurulabilmektedirler.
Belediyecilikte gösterdiği efsanevi başarıyı ön plana çıkarmak isteyen adaylardan biri konuşmasının ilk 50 dakikasını kanalizasyon ve ekmek fırınlarına yönelik icraatlarına ayırabilmekte, bir diğer aday yaşça daha genç olmasını ve kadınlığını avantaj gibi lanse etmekte, bir diğer aday ise yaşlılığını avantaja dönüştürmek için tecrübeye vurgu yapmaktadır.
Bazı adaylar kendilerini diğer aday ile ayrıştıramadığı için kendi farklılığını ve projelerini ortaya koymak yerine hiçkimsesinin itiraz edemeyeceği özlü sözleri devamlı dillendirmekte ve diğer adayın tavla oynamasından veya zafiyet saydığı diğer özelliklerindenbahsetmektenmedet ummaktadır.
En iddialı görülen adaylardan özellikle biri devamlı barış vizyonunu baz alarak barışın kazançları üzerinden siyaset yapmakta, diğeri ise barıştan ziyade anlaşma uğruna kayıp vermemeye vurgu yaparak kayıplar üzerinden siyaset yapmaktadır.
Yukarıdaki propaganda yaklaşımlarının hangisinin kazanacağı biryana dursun Cumhurbaşkanlığının ekonomi için ne kadar önemli olduğu üzerinde durmak istiyorum.
Cumhurbaşkanlığının ekonomi için önemini anlamak için cumhurbaşkanının anayasal görev ve yetkilerine göz atmamız gerekiyor. KKTC Anayasasının 102. Maddesi Cumhurbaşkanının aşağıdaki yetki ve görevlerini sıralamaktadır:
(1) Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla, Devletin ve toplumun birliğini ve bütünlüğünü temsil eder.
(2) Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Anayasasına saygıyı, kamu işlerinin kesintisiz ve düzenle yürütülmesini ve Devletin devamlılığını sağlar.
(3) Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi adına Cumhuriyet Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığını temsil eder.
(4) Cumhurbaşkanı, bu Anayasa ve yasalarla kendisine verilen diğer yetkileri kullanır ve görevlerini tarafsız olarak yerine getirir.
Yukarıdan da anlaşılacağı gibi Cumhurbaşkanı kamu işlerinin kesintisiz ve düzenliyürütülmesini ve Devletin devamlılığının sağlanmasından sorumludur. Yani Cumhurbaşkanı görevini yürütürken bizdeki olağandışı görüşmecilik görevi yanında kamu işlerinin kesintisin, düzenli, verimli, etkin olmasını sağlamalıdır. Bunun için atamaları onaylarken, yasaları onaylarken, kendisi Ombudsman, YÖDAK ve Kamu Hizmeti Komisyonu’na atama yaparken devletin etkin, verimli ve sürdürülebilirliğini esas almalıdır. Bu görevler esas alındığına göre Cumhurbaşkanının kamunun etkinliği ve verimliliği için de rehber olma misyonu ortaya çıkmaktadır. 30’u aşkın uzman barındırma imkanı olan Cumhurbaşkanlığında Kamu Reformu, Modern Devlet Yapılanması, Kamuda denetim gibi hususlarda uzman raporları hazırlatarak rehberlik etme ve modern devlet yapılanmasına motivasyon yaratma gibi imkan da bulunmaktadır. Her nekadar da potansiyel olarak Cumhurbaşkanlığının ekonomiyi yönlendirme gibi gücü olsa da maalesef bu yönde bir cumhurbaşkanlığına bugüne kadar rastladığımız söylenemez. Eğer rastlamış olsa idik aşağıdaki sorulara verilen yanıtın olumlu olması gerekirdi?
• Cumhurbaşkanlığında bugüne kadar ekonomi, kamu yönetimi veya denetimi gibi konularda uzmanlardan oluşan masalar oluştu mu?
• Cumhurbaşkanlığında bugüne kadar ekonomi, kamu yönetimi veya denetimi gibi konularda herhangi bir uzmanlık raporu hükümet yetkililerine iletildi mi? Ve Toplumla paylaşıldı mı?
• Cumhurbaşkanlığında “KKTC Devlet ve Siyasi Yapılanması İle İlgili” herhangi bir bilimsel rapor bulunmakta mıdır?
• Cumhurbaşkanlığında KKTC’nin Siyasi ve Ekonomi Tarihi ile ilgili herhangi bir bilimsel rapor bulunmakta mıdır?
• KKTC Cumhurbaşkanlığında bugüne kadar istihdam edilen uzmanların bu ülke için yaptıkları üretim nelerdir? Aksi takdirde neden orada uzman diye çalıştırıldılar ve/veya çalıştırılmaktadırlar?
Eğer yukarıdaki sorulara verilecek yanıt olumlu ise, gelmiş ve geçmiş Cumhurbaşkanlarını eleştirilecek bir konu yok demektir. Bu durumda yeni adaylara yöneltilecek soru KKTC Devletinin etkin ve verimli işleyişi ve sürdürülebilirliği için projelerinin neler olduğu ve kurumsallaşma yönünde Cumhurbaşkanlığında nasıl bir kadrolaşma öngördükleridir.

Bu haber 540 defa okunmuştur

:

:

:

: