Yaşar Kemal

Yaşar Kemal'i anlatmak, dillendirmek kolay değildir. Güzelliklerin, sözcüklerin mimarı...














Yaşar Kemal'i anlatmak, dillendirmek kolay değildir. Güzelliklerin, sözcüklerin mimarı... Asıl adı Kemal Sadık Göğceli, bin dokuz yüz yirmi üç Adana Osmaniye İlçesi'ne bağlı Hamite Köyü'nde dünyaya geldi. Annesi Nigar Hanım babası Sadık Efendi. Çiftçilikle uğraşan bu değerli anne babanın evlatları İlkokulu Burhanlı Köyü, Kadirli Cumhuriyet İlkokulu'nda tamamladı. Ortaokulu Adana'da devam etmeye başladıktan bir süre sonra okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Bu arada bir kaza sonucu tek gözünü büyük bir acı ile kaybetti... Hayatını idame edebilmek için çok zor şartlarda ırgatlık, amelebaşılık, çeltik tarlalarında kontrolörlük, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi bir çok işlerde çalıştı. Yaşar Kemal sözcükleri nakış nakış satırlara kazıdı. O içinde yaşattığı enginlik o güç anlatılmaz. Yaşar Kemal bin dokuz yüz elli yılında siyasi nedenler dolayısı ile bir yıl Kozan Cezaevi'nde tutuklu olarak kaldı. Bütün bu yaşadıklarından sonra bin dokuz yüz elli bir yılında İstanbul'a yerleşti. Ardarda yaşanan hapislik, işsizlik Yaşar Kemal'i duygu ve düşünce olarak büyüttü. Cumhuriyet Gazetesi'nde işe başladı. Fıkra Röportaj yazarlığı yüzünü güldürdü. Bu görev bin dokuz yüz altmış üç yılına kadar devam etti. Yazar Yaşar Kemal “Dünya'nın En Büyük Çiftliği'nde Yedi Gün” röportajı ile Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı'nı ilk romanı “İnce Memed” ile bin dokuz yüz elli beş yılında varlık roman armağanını bin dokuz yüz yetmiş dört yılında “Demirciler Çarşısı Cinayeti” Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Ayrıca “Yer Demir Gök Bakır” ile bin dokuz yüz yetmiş yedi yılında Fransa'da Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası tarafından yılın en iyi yabancı romanı seçildi. “Binboğalar Efsanesi” bin dokuz yüz yetmiş dokuzda yaz dönemi için büyük edebiyat jürisi tarafından seçilen kitaplar arasında yer aldı. Bin dokuz yüz seksen dört yılında Fransa'nın D'honneur nişanını aldı Yaşar Kemal. Adana'nın toprağı ile yoğrulması romanlarında Torosların, Çukurova'nın o yöre insanının acı yüklü öykülerinin imgelerini yoğurdu, harmanladı içinde. O kadar derin acılar var ki bu romanları okuyanlar bilir hepsi gerçek yaşanan öykülerden alınan, nakış nakış işlenen alıntılardır.
İnce Memed (1) -1955, İnce Memed (2) -1969, İnce Memed (3) -1984, İnce Memed (4) 2006, Fıratsuyu Kan Akıyor Baksana – 1997, Karıncanın Su İçtiği – 2002, Tanyeri Horozları -2002, Orta Direk – 1960, Yer Demir Gök Bakır – 1963, Ölmez Otu – 1968, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufcuk Yusuf, Kale Kapısı, Kanın Sesi, Üç Anadolu Efsanesi – 1967, Ağrı Dağı Efsanesi – 1970, Bin Boğalar Efsanesi – 1971, Algözüm Seyreyle Salih – 1976, Çakırcalı Efsane – 1972, Yılanı Öldürseler – 1976, Kuşlarda Gitti – 1978, Deniz Küstü – 1978 Yağmurcuk Kuşu – 1980, Çocuk Romanı... Filler Sultanı ile Kırmızı Sakal, Topal Karınca. Öykü... Sarı Sıcak – 1955 Deneme Derlemeleri... Ağıtlar Halk Evi – 1943, Taş Çatlasa Ataç – 1961, Baldaki Tuz – 1974, Gökyüzü Mavi Kaldı, Ağacın Çürüğü YazılarKonuşmalar – 1980, Yayınlanmamış 10 ağıt Anadolu Sanat – 1985, Sarı Defterdekiler, Folklor Derlemeleri – 1997, Ustadır Arı Can – 1995, Zulmün Artsın – 1955... Röportajları... Allah'ın Askerleri -1978, Yanan Ormanlarda Elli Gün Türkiye Ormancılar Cemiyeti – 1955, Çukurova Yana Yana – 1955, Peribacaları-1957, Bu Diyar Baştan Başa – 1971, Bir Bulut Kaynıyor – 1974, Yaşar Kemal Kendini Anlatılıyor- 2000... Çeviri... Ayışığı Kuyumcuları-1977 ...
Yaşar Kemal'i yazmak, yazabilmek kitaplarını okumak... Onurdur... Sizi Seviyorum..
Bu haber 8052 defa okunmuştur

:

:

:

: