Rauf Bey istifa etti ama protokol duruyor

Bu ülkede değişim denen umut sadece sandıkla mı olur?
Bu ülkede değişim denen umut sadece sandıkla mı olur?
Herkes köşesini tutmuş, kimse işine gelen her ne ise bırakmak istemiyor.
Güçlü bir siyasi irade de olmayınca, çıkarlar çatışmasında ezilip gidiyoruz.
Her kapının bir rantı var, bu rant kaybedilmeye görsün, ortalık karışır.
Peki, bu ülkede yönetsel anlamda ne yapılıyor, suya sabuna dokunmama korkaklığı daha nereye kadar gidecek, daha bizi ne kadar bitirecek?
Bu ülkenin taşından, toprağından, dağından, denizinden, insanından milyonlar kazananlar var.
Vakıflar İdaresi Müdürü Rauf Ersenal, görevinden istifa etti.
Peki, süreç nasıl gelişti; Olay henüz sıcak, malum KKTC ile Türkiye arasında bir anlaşma imzalandı.
Protokolde, KKTC adına Başbakan, Türkiye adına Başbakan yardımcısının imzaları var, ilk yanlış burada.
Konu; Kuzey Kıbrıs’taki Vakıf mallarının restorasyonu, sorun ilgili ihalelerin Türkiye’de açılması.
Bu durum Kuzey Kıbrıs’taki Müteahhitler Birliğinden tepki gördü, devlet ihaleleri boykot edildi.
Eylem yapılıyordu ki, Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu’ndan söz alındı.
“Söz konusu protokol sadece iki cami restorasyonu” için dedi Başbakan.
Hemen akabinde, Türkiye Başbakan yardımcısı Bülent Arınç “ikisini değil hepsini biz yapacağız” dedi.
Bu protokolle ilgili açıklama yapan Vakıflar İdaresi Müdürü Rauf Ersenal tepki gördü.
Özetlediğim bu süreç sonunda da görevinden istifa etti.
Sitem dolu sözlerle istifasını duyurdu, bazı sözlerinin altı çizilmeli;
“Çok korktum, karnını doyuracak bir dilim ekmekten yoksun insanların olduğuna şahit olunca. Korktum, daha dün lise son sınıfta okuyan, annesini, babasını yıllar önce kaybetmiş pırıl pırıl bir gencimizin okula gidecek otobüs parasını bulamamasından.
Korktum, yıkılmaya ramak kalan evin duvarına sığınan, küçücük çocukların nasıl titrediğini görmekten.
Çok korktum, bu insanların hallerini görünce. Ve diğer tarafta 800 dönüm vakıf arazisini yıllar boyu tek kuruş ödemeden tepe tepe pervasızca kullanan para babalarının vicdansızlığına şahit olunca. Ve acı çektim teslimiyetçi sözleşmeyi yapan yöneticilerin ortaya koyduğu hukuki engeli aşamayınca. Korktum, yıllar boyu yoldaş bildiğim insanların sırf koltuk uğruna arkamdan entrika çevirdiklerini görmekle.

Ve çok korktum, yalancı ve düzenbazların, yaratılan mükemmel bir işletme modelini kendi diktaları için kullanmaları amacıyla yaptıkları insanlık dışı baskıları görünce.”
Bu sözler çok şey anlatıyor, statüko aynen devam ediyor, köşe başları halen kapanların elinde.
Rauf Bey de, sevgili Hakan Oran da, Mustafa Arabacıoğlu da, üzerlerine düşeni yapmak, köşeleri kapanları, devam eden nemalanmaları artık deşifre etmek zorundalar.
Vakıfları, vakıf mallarını, makamları, acımasızca kullananları, baskı yapanları anlatmalılar.
Değişim sadece sandıkta olmaz, Arabacıoğlu Eğitim Bakanlığından istifa etti, değişen bir şey var mı, eğitim de sorunlar çözüldü mü, hayır her şey aynen tıkırında.
Hakan Oran istifa etti, sebepleri sona erdi mi, görünen o ki, öyle bir şey yok.
Rauf Ersenal İstifa etti, protokol etkilendi mi?
Esas mesele bu, ama protokol hala yürürlükte, öyle de kalacak.
Yarın Vakıflara bir başkası atanacak ve sistem aynen devam edecek.
Restorasyonlar yapılacak, işçilik, malzeme, her türlü ihtiyaç ihalenin açıldığı yerden gelecek, üstelik bunları ithal ederken her türlü vergiden muaf olunacak, buradaki Vakıflar İdaresi sadece yapılacak açılışları organize edecek.
Anıtlar Yüksek Kurulu’na, sadece yurt dışından gelecek çalışanların, izinlerini takip etme görevi kalacak, bu ülkeye ekonomi anlamında herhangi bir katma değer sağlanmayacak.
İtiraz sırf para değil, genel olarak ilgili sektörü olumsuz etkileyecek bu anlayışadır.
Birileri de çıkıp, parayı veren, işi de yaptırır diyecek, bu döngü böyle sürüp gidecek, ta ki yeniler yaşanana kadar.
Bu haber 600 defa okunmuştur

:

:

:

: