Yetkisiz makamlar

Narenciyeci isyanda, hayvancı isyanda, hellim gitti-gider, müteahhitler beklemede, turizmciler endişeli, spor camiası, özellikle futbol son noktada, kültür-sanat yok denecek kadar az, bazı gönüllüler dışında uğraşan, ilgi gösteren yok.
Narenciyeci isyanda, hayvancı isyanda, hellim gitti-gider, müteahhitler beklemede, turizmciler endişeli, spor camiası, özellikle futbol son noktada, kültür-sanat yok denecek kadar az, bazı gönüllüler dışında uğraşan, ilgi gösteren yok.
En çok rahatsızlık konusu, haksız rekabet, yerli üretimin korunmaması.
Yerli üretim sadece fabrikalarda değil, fikir anlamında, emek anlamında, ülke içinde oluşan her şeydir.
Öyle bir anlayış ki, bu konularda sıkıntıları dile getirenler, günün sonunda suçlu oluyor.
“Başta Sayın Hasan Sertoğlu olmak üzere ben Futbol Federasyonu ile “KOP” yani Kıbrıs Futbol Federasyonunun görüşme ve işbirliğinden umutluyum.
Siyasiler gizli gizli görüşürken, açık açık ve cesaretle, genelde Kıbrıs Türk sporu, özelde futbolumuz için yapılmayanları yapmaya çalışanları engellemeye çalışan, kendi insanına güvenmeyen ve de aslında hiçbir şey yapmayanları da anlayamıyorum.
Sormak lazım;
Bu ülkenin gençleri için ne yapıldı?
Siyasi parti renklerine göre ayrılmadı mı gençlerimiz, adaletsiz ve fırsat eşitliği olmadan devlet olanaklarından yararlanmada, ayırımcılık yapılmadı mı, kendi ülkelerinde görüp, izleyemediği Türkiye spor kulüplerinin oyuncularını güney de görmek üzmüyor mu bu gençliği?
Bir Kıbrıslı Türk sporcuya sorun bakalım ne için mücadele ediyor?
Bir amacı var mı?
Siyasetin yapamadığını belki spor yapar.
Bırakalım denesinler.
İnanalım, destekleyelim, güvenelim, cesaretlendirelim ve sonucu hep birlikte değerlendirip son kararı öyle verelim.”
Daha önce bu düşünceleri paylaşmıştım.
Kıbrıs Türk halkının bilinmezlik ve gelecek kaygısı altında süren yaşamının bir umut, açılacak bir pencere ile yeniden şekillenmesi için.
O gün sorduğum soruların cevaplara hala daha yok, olmayacak da.
Peki mevcut durumu değiştirecek, herhangi bir deneme, girişim, atılan bir adım oldu mu?
Buda yok, konuşmaya, eleştirmeye gelince herkes en çok bilen, fakat somut olarak üretmeye geldi mi iş mutlaka mazeret var.
Oturup başkalarının önümüzü açmasını bekleyeceğiz, biz adım atmayı dahi denemeyeceğiz.
Dünyada böyle bir anlayış yok, kimse, kimse için her şeyi düşünmez, kimse kendinden önce kimse için mücadele etmez.
Futbolda sığlık, mevcut durum artık kabına sığmıyor.
Hep aynı döngü, bildik kısırlık, aynı çemberin içinde dönen çaresizlik.
Birinin birşeyleri değiştirmek adına yaptıkları, birilerini rahatsız ederken, var olan sorunları çözmeye yönelik düşünce anlamında da herhangi bir üretim yok.
Futbol sıkıntılı, hepimizin sevdiği, keyif aldığı, mevcut durumdan rahatsız olduğu, üzüldüğü olaylar, böyle gelmiş böyle gitmeyeceğini gösteriyor, talep ediyor.
Türkiye ile KKTC arasında;
Esas ihtiyaç olunan, insana, ülkeye, yaşama, destek sağlayacak konularda, amacına uygun, sadece insanlar düşünülerek anlaşmalar her nedense gündeme gelmiyor.
Para, bütçe ihale ve siyasi kararlarda gösterilen özen ve birliktelik en çok sıkıntımız olan konularda ne yazık ki yok.
Kendi sıkıntılarımızı bilenler olarak, bu konuları da başkalarına bırakırsak, bizim anlatmak istediğimizi anlamazlar, kendi anladıklarına göre uygulama yaparlar.
Bu ülkeyi yönetenlere de sadece oturdukları yetkisiz makamlar kalır.
Bu haber 577 defa okunmuştur

:

:

:

: