Ukrayna’nın geleceği Putin’e bağlı

Bir taraftan sürecin mimarlarından Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in “Sadece bir umut kıvılcımı” olarak tanımladığı ateşkesin yürürlüğe girdiği haberleri, diğer yandan ateşkesin ihlal edildiği iddiaları ile Ukrayna’da yeni bir sürece adım atıldı.
Bir taraftan sürecin mimarlarından Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in “Sadece bir umut kıvılcımı” olarak tanımladığı ateşkesin yürürlüğe girdiği haberleri, diğer yandan ateşkesin ihlal edildiği iddiaları ile Ukrayna’da yeni bir sürece adım atıldı. Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı FransuaHollande’nin Beyaz Rusya’nın, yani Belarus’un başkenti Minsk’de Rusya diktatörü Vladimir Putin ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko arasında uzun çekişmelerden sonra geçen hafta imzalanan ateşkes anlaşması Pazar gün nihayet yürürlüğe girdi.
Bu kez ateşkes tutacak mı? Sürebilecek mi? Yerini barış anlaşmasına bırakabilecek mi?
Zor iş ve hatta büyük olasılıkla hayır. Ne olmuştu bir önceki ateşkes anlaşmasına? Hani şu Eylülde imzalanan ama yürürlüğe giremeden berhava olan ateşkes! Rusya’nın keyfine kalmış bu ateşkesin yaşayıp yaşayamayacağı da.
Nasıl algılanırsa algılansın, kimin çıkardığı, kimin krizden ne ölçüde sorumlu olduğuna bakılmaksızın Ukrayna krizi Soğuk Savaş sonrası dönemde Avrupa’nın karşılaştığı en ciddi güvenlik krizidir. Bu ateşkesin sağlanmasında uyguladığı başarılı mekik diplomasisi ve yorulmak bilmeyen gayretleriyle Almanya Şansölyesi Mekel büyük rol oynadı. Aynı şekilde, her ne kadar ülkesinde bile büyük fiyasko olarak görülse de Fransa lideri Hollande katkılarından dolayı tebrik edilmeli.
Esasında 2001’den itibaren gelişen Gürcistan’ın Abhazya krizi sırasında, belki de 1989 Sovyet dağılmasının daha yeni olmasının verdiği “duruma alışamama” sonucunda Batı’nın duyarsız kalması, Gürcistan’ı Batı ekonomik, politik, askeri entegrasyonu dışında bırakması Rus iştahını kabarttı da diyebiliriz. Eğer Gürcistan AB’ye değilse bile NATO’ya üye değilse bile “Barış için Ortaklık” programına etkin bir şekilde entegre edilebilse ve daha sonra Rus saldırganlığı emarelerini göstermeye başlayınca net bir tutum alınıp Gürcistan’ı NATO şemsiyesi altına alabilseydi Batı, ne Abhazya işgali olabilecek, ne Rusya’nın Kırım ilhakı ne de bu günkü iç savaş olacaktı Ukrayna’da...
Batı korktu o zaman. Gürcistan’ı “kendi meselesi” olarak görmedi. Ne zamana kadar? Ruslar Kırım’da yayılmacı emellerini bir kez daha sergileyinceye kadar. Ama o zaman da iş işten çoktan geçmişti. Rusya’nın yeni diktatörü Rusya’nın emperyal topraklarının bir bölümü olarak gördüğü coğrafyada genişlemeye, politik, kültürel ve ekonomik yaşam alanını yeniden belirlemeye başlamıştı artık.
Ciddiye alınması gereken ihlaller ve ateşkes anlaşmasının önemli hemen hemen tüm konuları “ötelemesi” dikkate alınır ise Pazar günü yürürlüğe giren ateşkesin fazla ömürlü olacağını beklemek iyimserlik olur. Dahası, bu ateşkesi sağlayan arabulucular ne düşünüyor ise düşünsün veya Ukrayna hükümetinin beklentileri ne olursa olsun, sürecin kaderini tek başına Rusya diktatörü Vladimir Putin belirleyecek. Putin ateşkesi bir barış anlaşmasıyla taçlandırmayı mı tercih edecek yoksa ateşkesin sadece savaşa bir kısa ara mı olacak ve Rusya diktatörü Rusya taraftarı isyancılara toparlanma fırsatı verdikten sonra Ukrayna’yı bölme harekatına kaldığı yerden devam me edecek?
Kıbrıs Türkleri çok kızgındı Avrupa’ya 2004’te. Kıbrıs Türkleri Annan Planına “evet” demişler ama sanki “hayır” diyen Rumlar değilmiş gibi Rumlar AB’ye üstelik tüm Kıbrıs’ı temsil ederek alınmış, Kıbrıs Türkleri cezalandırılmışlardı. Durum Yunanistan’ın AB’nin ve bilhassa Almanya’nın doğu genişlemesini fırsat bilip tüm AB’yi rehin almıştı. AB şantaj siyasetine, “Ya Rumları da alırsınız ya da doğu genişlemesi yok” tehdidine pabuç bırakmış, Kıbrıs Türklerini ayazda bırakıp, çözüm istemeyen Kıbrıs Rumlarını ödüllendirmişti. Şimdi bu siyasetin her şeye rağmen, Avrupa barışı açısından ne kadar doğru olduğu görülüyor. Rus ayısı Ukrayna’da duracak mıydı bu genişleme olmasaydı?
Ancak bu ateşkes anlaşması eksik ve tehlikeli. Bir kere Ukrayna – ve bu arada Rusya destekli asiler – ağır silahlarını savaş bölgesinden çekecek. Yabancı milisler ve askeri birlikler bölgeden ayrılacak. Ukrayna asilerin talep ettiği otonomi haklarını içeren anayasal değişiklikleri yaptıktan ve yerel seçimler gerçekleştikten sonra Rusya ile olan sınırının kontrolünü geri alacak. Anlaşma nasıl uygulanacak, şartlara uyulduğu nasıl kontrol edilecek? Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ekipleri güvenlik içerisinde işgal bölgelerinde faaliyet gösterebilecek mi? Yabancı askerler gidecek deniliyor ama zaten Rusya bu güne kadar Ukrayna toprağında asker bulundurduğunu hiç kabul etmedi.
Durum nereden bakarsanız bakın zor.
Yine de Merkel ve Hollande gayretlerinden dolayı tebrik edilmeli. 5,400’den fazla cana, yüz binlerce insanın evinden yurdundan olmasına neden olan bu acımasız savaşta ateşkes sağlanması çok önemli. Ancak, Putin barışa evirilecek bir ateşkes mi talep ediyordu, Ukrayna yeni ve barış içimde bir döneme başlayabilecek mi yoksa bu ateşkes sadece savaşa bir ara mı, yarın Ukrayna’nın bölünmesi, parçalanması süreci devam mı edecek?
Putin karar verecek.
Bu haber 161 defa okunmuştur

:

:

:

: