Başbakana söz hakkı doğdu

“ERCAN Havaalanının” özelleştirilmesi ile ilgili en çok yazı yazanlardan biriyim. Özelleştirmeye karşı mıyım?
“ERCAN Havaalanının” özelleştirilmesi ile ilgili en çok yazı yazanlardan biriyim.
Özelleştirmeye karşı mıyım? Hayır değilim, çekincem neydi veya nedir?
Bu ülke denetlenmeyen, sorgulamayan, sorgulanmayan, şeffaflıktan uzak, yapanın yanına kaldığı bir düzenin sistem olduğu, yargının, adaletin kişiye göre değiştiği, siyasetin, siyasilerin, siyasi erki elinde tutanların hesap vermediği bir ülke.
Ercan tek havaalanımız, tek çıkış yolumuz, rekabet imkânı yok, yirmi beş yıllığına veriyor ve başka havaalanı açmamayı da taahhüt ediyorsunuz, bir çözüm veya Maraş bölgesinin açılması durumunda pazarlık payı olarak, Ercan’ın uluslararası uçuşlara açılmasını öneriyorsunuz, ama elinizle bu olasılığı ortadan kaldırıyorsunuz, orası artık sizin değil ki.
En kötüsü de şudur aslında;
Sırf 13. Maaş ödemesi için bu işi yapanlar, bugün sadece övünüyor ve hayatlarına devam ediyorlar, hatta yeniden seçiliyor bu halk tarafından ve iktidara talip olabiliyorlar.
O dönemin muhalefetinin, o dönemim iktidarından bir farkı var mı?
Günah keçisi İrsen Küçük müydü?
O hep yanlış yapmış ama bugün yapılanlar hep doğru mu?
Ercan’ın özelleştirilme konusu gündeme geldiğinde, muhalefette olan, bugünün iktidar ortakları neler söylemişti;
Serdar Denktaş “Ercan’da başka işler var”
“Ercan’ı özelleştirmek istiyorlar. Neden? Çünkü Türkiye de havalimanları özelleştirildi ve güzel de neticeler alındı. Ama Türkiye de güzel, büyük havaalanları varken, rekabette var. Türkiye’nin neredeyse her şehrinde en az bir havaalanı var. Ama bizim devletimizin tek bir tane havaalanı var. Koşullarımız ayni değil. Ercan mevcut kötü yönetime, yolcu ve uçak durumuna rağmen kazanıyor mu? Evet kazanıyor. Peki, bu karı kara deliğe atmak yerine, Ercan iyileştirme fonu diye bir fona atıp biriktirmekle iki yıl içerisinde Ercan’ın tüm ihtiyaçlarını karşılayıp daha da yenileyebilir miyim? Evet, istersem yapabilirim.”
Özkan Yorgancıoğlu “Ercan peşkeş çekiliyor”
“Birçok yönden alelacele ve acemice bir ihale süreci yaratan UBP Hükümeti, halkı yanıltıcı bir şekilde, ihalenin devlete kazandıracağı net gelirini hesaplamadan ve halkla paylaşmadan günü kurtaracak ekonomik bilmezlikle nedeniyle Ercan Havalimanı peşkeş çekmiştir.”
Peki, o günlerden, bu günlere değişen nedir?
“Devletin devamlılığı” diyerek bu konuyu bu kadar hafife almak mı?
Serdar Denktaş, geçtiğimiz günlerde bu konunun yeniden tartışılması üzerine bir açıklama yaptı. Bu açıklama özetle şöyle;
“Olayı bu noktaya kadar taşıdığımız günlerde, Bakanlıkların değişimi ve ardından istifaların gündeme gelmesi sonrasında, konuyu Bakanlar Kurulu’na götürdüğümde Başbakanın 'hiçbir değişiklik yapılmayacak ve ihale sonucu imzalanan sözleşme aynen uygulanacak' kararı sonrasında ilgili Bakanımız çalışmalarını o yönde yürütmeye başlamıştır. Ben yanlış gördüğüm konunun üstüne giderek, gerekli düzeltmeleri yapabilmek adına üstüme düşeni yaptım. Hükümetteki gücümüz oranında ne gerekirse ortaya konulmuştur. Bu yanlışları düzeltebilecek kadar yetki elimizde yoktu.
Gösterdiğim ve inandığım hedefe ulaşamamış olmamdan dolayı bu konuda bana destek veren halkımızdan, suç her ne kadar bana ve partime ait olmasa da özür dilerim.”
Yani, DP-UG olarak konuyu bir noktaya getirdik, muhalefette iken verdiğimiz söz ışığında, Ercan üzerinde elimizden geleni yaptık, hükümet ortağımız ve Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Ercan’la ilgili değişiklik yapılmasını ve bu olayın üzerine gidilmesini istemedi. Ben kendi adıma özür diliyorum.
Serdar beyin sözlerinden çıkan sonuç bu.
Bu sözler ışığında, Başbakan bu yönde bir adım atmaktan vaz mı geçti, eğer böyleyse sebebi nedir?
Sırf muhalefetlik olsun diye mi söylendi her şey?
Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra, bu tartışmanın bir faydası var mı bilemem.
Fakat hükümetin büyük ortağına ve Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’na bu noktada söz hakkı doğuyor.
Bu haber 494 defa okunmuştur

:

:

:

: