Sosyal bir isyan halindeyiz, Neskafemiz yanımızda

Geçmişe bir göz attığımızda, hakların elde ediliş mücadelesi ne de farklıymış değil mi? Sokaklara dökülen binlerce insan, gerek dövüşerek, gerekse avazları çıktığı kadar bağırarak sergilerdi kavgasını.
Geçmişe bir göz attığımızda, hakların elde ediliş mücadelesi ne de farklıymış değil mi? Sokaklara dökülen binlerce insan, gerek dövüşerek, gerekse avazları çıktığı kadar bağırarak sergilerdi kavgasını. Kimi yerde canlar heba olurdu haklar için, kimi yerde ambulans sesleri sağır ederdi kulakları, hak mücadelesinin çığlığı gibi… Ama insanlar duyarlıydı… Sokakta duyarlıydı, omuz omuza duyarlıydı…
Şimdilerde bakıyoruz da kolaylaştı işler… Sabah kalktığı anda bilgisayarını açan, kahvesini yudumlarken Facebook’a göz atan mücadele insanlarına dönüşüverdik. Birkaç tuşa vurarak kınar olduk, geçmişte yeri göğü inleten olayları… Tembel bir isyan hali sardı hepimizi… Ne de olsa güvenli ve uzaktan isyan en temizi…

Ülkede yaşanılan sorunlara bakışımız değişti resmen! Açın Facebook’u ve bakın; birçok sıkıntıya, ne de şiddetli isyan ediyor halkımız. Kimisi, hamburgerinin yanındaki patates cipsinin az olması konusunda eylem halindeyken; kimimiz hükümet yanlışlarına usturuplu kelime arayışı derdinde, isyanını ortaya koymak adına… Sonuçta burası küçücük bir ada…

Peki, en çok kimin işine geliyor dersiniz, bu çökmüş sistemin içerisinde, yaşanılan onca yanlışa karşı, tuşlarla verilen mücadele? Elbette o sistemin ta kendisinin… Bizler oturdukça tuşların başında, sözde isyan halinde, sistem kendini daha da geliştirmekte ve güçlenmekte…

Çağımızın gereklerine elbette ayak uyduralım, bilgiyi hızlı paylaşalım, dünyayı avcumuzun içinden takip edelim ama yürümeyi, ses çıkarmayı, omuz omuza durmayı, kenetlenmeyi de unutmayalım ey insanlar… Unutmayalım bu günlere Facebook’la, Instagram’la gelinmediğini…
Bu haber 204 defa okunmuştur

:

:

:

: